- Kategori
- Yemek - Mutfak
İhtiyaçtan değil ama format değişsin diye her şeyi yiyebiliriz

Her şeyimiz var ama her şeyimiz aynı, beslenmemiz sıkıcı. Yap getir böğürtlen turşusu bakalım nasıl olmuş, ya da armudun bilmem nesi. İnsanlar tercih etmiyorlarmış. Zorla yedir, alışsınlar alışkın nevaleler, bu bilgisiz insanlar yüzünden değil mi yüzyıllardır hep aynı mönü, bıktık ya!
Hayatı hayatı bilmeyen insanların tercihi belirliyor, böyle şey olur mu ya! Pazarcı Dursun “Abi napayım en çok patates satılıyor” diyor, “Hind elinden hindi getirdim kendim yedim”
Ya hani biz her gün kuru fasulye yiyoruz ya bunlar yüzünden. Adamlar bilmediği şeyi yemiyor; öğrenirsin, zehir değil ya. Alışkanlıkmış, böyle alışmışlar; saman yemeye alıştıysak kıyamete kadar saman mı yiyeceğiz.
Aşağıdakiler aynı yiyeceği (patatesi patates olarak mesela) yukarıdakiler de aynı yiyeceğin farklı menüsünü yiyorlar. Yani arada fazla fark yok. Bilenler de farklı yiyecek aramıyorlar, en fazla patatesi üçgen şeklinde kesiyorlar. Aslı patates olduktan sonra üçgen kessen nolur yamuk kessen nolur, yamuk herif!
Fasulye, patates, nohut filam… Allah’ın sonsuz nimetleri bu kadar mıymış? Rabbimiz çok cimriymiş gerçekten! Yaratanda nimetler sonsuz da bizde akıl kıt. Adamın önüne ayda on yedi defa makarna geliyor “Başka bir şey yok mu” demiyor.
“Aynı yiyecekleri yemekten bıktım” diyen yok ki tedarikçiler harekete geçsin. Ne versen yiyor bu insanlar ya, ne mide var, ne zevk var! Bir de mönü diye bir şey çıktı, tavuğu şöyle çevir kızart, farklı mönü. Nasılsa karşındakiler saf, gel bana yuttur!
Ya kardeşim Tanrı ne diyor? Sonsuz nimetler yarattım diyor, bin yıldır kuru ekmek kemiriyorsun. O da zehirmiş zaten, uzun saçlı Hipokrat’ımız açıkladı. Sen yine yersin afiyet şey olsun!