- Kategori
- İlişkiler
İki kişilik yalnızlık

Yalnızlık... Bazen insanın kendisi ile kalabilmesi ne büyük lütuftur. Öyle anlar vardır ki, insan yalnızca kendisi olsun ister. Kendi düşünceleri, kendi yüreği, kendi doğruları, kendi hissettikleri.
Bu anlarda hayatı didik didik edip, nereden nereye bir rota çizip yaşamını yönlendirdiğinden tutun da, hasretleri, nefretleri, hedefleri, dibe vuruşları, hepsi hepsi dökülüverir önüne. Bu tek kişilik yalnızlık kolay olanıdır.
Ya iki kişilik yalnızlığı yaşamak....Bu nasıl bir duygudur. Bir filmin ismi olarak karşıma çıktığında bu cümle, öylece kalakalmıştım.
İki kişilik yalnızlığı yaşamak, tek başına yaşanan yalnızlıktan çok daha zor bir duygu olmalı. Kendi yalnızlığının yanında, bir başkasının yokluğunu yaşamak. Kendi yalnızlığını yaşar gibi, baş başa kalabilmeyi istediğin birisinin yokluğunu yaşamak. Bu çok ağır olsa gerek.
Kendi yalnızlığındaki gibi yalansız, dolansız, içten, tamamen kendin gibi olduğun anları paylaşabileceğin kadar sana yakın, senin yüreğinden beyninden kopmuşçasına bir parçan olan birisinin yokluğunu hissetmek ve yaşamak ne ağır bir yük insana.
Geceleri gündüzlere katarak, durmadan dinlenmeden düşüncelerini, yüreğini önce hallaç pamuğu gibi dağıtıp, sonra da puf puf içine gömülecek bir kıvama getirip, deliksiz mutlu ve huzurlu uykulara dalabileceğin, başının altına güvenle koyabileceğin yastıklar yapabilecek birisi ile yaşayabilmek bu iki kişilik yalnızlığı, hayatın anlamı olurdu sanırım.
Bunu yapabilmenin çok zor olduğu da atlanmamalıdır. Günümüzdeki sevdaların eksikliğidir, bu yalnızlığı paylaşabilecek kadar içten olamamak, kuşandığın zırhlarından arınamamak. Bu kişisel tercihtir elbette, herkes kendi bildiğince sever, kendi bildiğince yaşarmış sevdayı.
Asıl zor olan ve gerçekten katlanılmaz olan iki kişilik yalnızlığı yaşama şekli ise, bu duyguyu her zerresine kadar hakkıyla yaşayabileceğin birisinin var olması, ama onun yokluğunu yaşamak. Kendini yalnız hissetmenin ötesinde, özünün, varlığının bir parçasının da yokluğunu hissetmek, iki kez yalnız olmak.
Demek ki...İki kişilik yalnızlığı yaşayabilen mutlu bir azınlık var. Bir de, bu iki kişilik yalnızlıktan mahrum, bunun hasretini çeken bir kesim var. Bu yükü taşımak ağır kabul ediyorum. Ama onunda ötesinde, bu çok özel duygudan, iki kişi olarak nasılda yalnız kendinle baş başa gibi yaşanacağından haberi olmayanlar var ki, asıl sorun bunların olsa gerek.