- Kategori
- Ben Bildiriyorum
İki olay, iki yorum

Evet, yakından tanıdığım iki aile.
1-Karar vermişler saygı duymak gerek. Ayrılıklarını tescil ettirmek üzere mahkemeye müracaatları ile başladı her şey. Erkek, evlenmeden önce evini almış, eşyalarını edinmiş artık evlilik adına son hazırlıklarını tamamlamış ve nihayetinde muradına ermişti.aradan geçen zaman maalesef onları boşanmanın eşiğine getirmiş ve olan olmuştu. Duyduğumda üzüldüm...Sonrası daha felaket....
Davanın sonuçlanması için tutulan avukatlar, mahkeme başkanı ve davanın gidişatına tesir edecek olan bilirkişiler...
Kadın davacı, kendine ait olduğunu iddaa ettiği ev için raportör konumunda olan bilirkişiye gerekli yaklaşımda bulunmuş ve isteği raporu yazdırmayı başarmış.Davalının avukatı bir kaç duruşma bastırmış sonrası teslim bayrağını çekmiş ama bunu her duruşmada gizlemiş.Davalı avukatı tavsiye üzerine bulunduğundan tavsiye edenin avukattan komisyon almak üzere bu tavsiyede bulunduğunu öğrenen erkek yeni bir avukat arayışına girmiş ve bulmuş.Ama dava ilerledikçe maalesef yeni avukat da pes ettirilmiş.Güç kadından yana....
Ve nihayetinde karar erkeğin aleyhinde tecelli etmiş.Şu anda dosyası temyizde.
2-Erkeğin ve kadının 2.evlilikleri...Erkek, serbest çalışıyor. Evine ilk evliliği öncesinde sahip olmuş, kendine ait dükkanında saat tamirciliği yaparak geçimini sağlıyor. Kapı komşum... Ayrılık rüzgarları esmeye başladığında sonuç için gerekli girişmler kadın tarafından başlatılmış.Birinci örnekte bahsettiğim olayların bir benzeri de bu davada yaşandı.Son duruşmaya kadar davaerkeğin haklılığı yönünde seyrederken , çıkan kararla tam anlamıyla şok yaşayan erkek, nedenleri araştırmaya koyulduğunda garip bir tesadüf!!! le karşılaşmış.Dava süresince katiplik yapan kişinin davacı kadının yakın akrabası olduğunu öğrenmiş.
Bunları neden anlattım?
Hepimizin adalete olan güveni tamdır.Ancak verdiğim bu iki örnek basit bir boşanma davasının ne tür sonuçlara gittiğini, daha önce de gördüğüm ve sorguladığım adalete güven kavramını yine bahsettiğim bu son örneklerle sizlerle paylaşmak istedim.
Son söz, amacım hiç bir kişi ya da kurumu karalamak değil.Ancak, insanlar arasında yaşanan anlaşmazlıkların medeni çözüm yeri olan ve ADALET kavramının tecellisinde en üst makam olan bu kurumlarda bu tür olayların yaşanmadığına inanmak istiyorum...
Saygılarımla....
1-Karar vermişler saygı duymak gerek. Ayrılıklarını tescil ettirmek üzere mahkemeye müracaatları ile başladı her şey. Erkek, evlenmeden önce evini almış, eşyalarını edinmiş artık evlilik adına son hazırlıklarını tamamlamış ve nihayetinde muradına ermişti.aradan geçen zaman maalesef onları boşanmanın eşiğine getirmiş ve olan olmuştu. Duyduğumda üzüldüm...Sonrası daha felaket....
Davanın sonuçlanması için tutulan avukatlar, mahkeme başkanı ve davanın gidişatına tesir edecek olan bilirkişiler...
Kadın davacı, kendine ait olduğunu iddaa ettiği ev için raportör konumunda olan bilirkişiye gerekli yaklaşımda bulunmuş ve isteği raporu yazdırmayı başarmış.Davalının avukatı bir kaç duruşma bastırmış sonrası teslim bayrağını çekmiş ama bunu her duruşmada gizlemiş.Davalı avukatı tavsiye üzerine bulunduğundan tavsiye edenin avukattan komisyon almak üzere bu tavsiyede bulunduğunu öğrenen erkek yeni bir avukat arayışına girmiş ve bulmuş.Ama dava ilerledikçe maalesef yeni avukat da pes ettirilmiş.Güç kadından yana....
Ve nihayetinde karar erkeğin aleyhinde tecelli etmiş.Şu anda dosyası temyizde.
2-Erkeğin ve kadının 2.evlilikleri...Erkek, serbest çalışıyor. Evine ilk evliliği öncesinde sahip olmuş, kendine ait dükkanında saat tamirciliği yaparak geçimini sağlıyor. Kapı komşum... Ayrılık rüzgarları esmeye başladığında sonuç için gerekli girişmler kadın tarafından başlatılmış.Birinci örnekte bahsettiğim olayların bir benzeri de bu davada yaşandı.Son duruşmaya kadar davaerkeğin haklılığı yönünde seyrederken , çıkan kararla tam anlamıyla şok yaşayan erkek, nedenleri araştırmaya koyulduğunda garip bir tesadüf!!! le karşılaşmış.Dava süresince katiplik yapan kişinin davacı kadının yakın akrabası olduğunu öğrenmiş.
Bunları neden anlattım?
Hepimizin adalete olan güveni tamdır.Ancak verdiğim bu iki örnek basit bir boşanma davasının ne tür sonuçlara gittiğini, daha önce de gördüğüm ve sorguladığım adalete güven kavramını yine bahsettiğim bu son örneklerle sizlerle paylaşmak istedim.
Son söz, amacım hiç bir kişi ya da kurumu karalamak değil.Ancak, insanlar arasında yaşanan anlaşmazlıkların medeni çözüm yeri olan ve ADALET kavramının tecellisinde en üst makam olan bu kurumlarda bu tür olayların yaşanmadığına inanmak istiyorum...
Saygılarımla....