Bir kabri ziyaret / Ben Bildiriyorum / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ağustos '08

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
 

Bir kabri ziyaret

Bir kabri ziyaret
 

Geçtiğimiz Pazar arkadaşım'la beraber Yuşa Hz. ziyaret etmeyi planlamıştık ve bunu gerçekleştirdik.T epeye çıkmadan önce boğazın baş tacı Anadolu Kavağında oturup balık keyfini yapmadan geçemiyeceğimizi düşündü arkadaşım ve iyikide düşünmüş. Anadolu Kavağı İstanbul'luların akıllarının bir köşesinde olan ama pek sıkta gitmedikleri bir yer.Halbuki bizim gibi gidenin hayran kaldığı cennetten bir köşe. Sahilde kalamar ve taptaze balıkları tüketip, sohbetimizi noktaladıktan sonra tepedeki Yoros Kalesine doğru yol aldık. Manzaranın güzelliği karşısında ne diyeceğimi şaşırdım. İnanılmaz güzeldi yanlız kötü olan piknikçilerin attığı çöpler nedeniyle Yoros Kalesi İstanbul'un en güzel manzaralı çöplüklerinden biri olmaya aday olmuştu. Düşünülmeden de geçilmiyor neden insanlarımız pikniğini yaptıktan sonra etrafını temizleyip kalkmıyorlar bu kadar mı pis bir milletiz.

Yoros Kalesini arkamızda bırakıp aslında ilk niyetimiz olan Hz Yuşa'nın kabrine doğru çıktık. Kabre gitmeden önce orada ne bulacağımı biliyordum, çünkü en son rahmetli babamı götürdüğümde bunu fazlasıyla hissetmiştim. Karşımda 17 metre uzunluğunda Hz.Yuşa'nın kabri duruyordu, o anda bir şey oldu!! Sanki bir kez daha yüreğimin tüm yükü alındı ve bir sevgi yumağı konuldu onun yerine.Bir süre mezarın başında durdum, yüreğimden sevginin akışını hissederken, kendi kendime sürekli ''Yüreğimden gelsin herşey, aklımdan değil diyordum Ve gitsin gitmesi gereken yere özgürce''tarifsiz bir duyguydu giderek hafifledim. Güneş kimbilir kimleri ve neleri görmüş geçirmiş ağaçların dalları arasından göz kırpar gibi bana bakıyordu. Hayatın tuhaf tesadüfleri vardı aslında tesadüfmüydü bilemiyordum. Sanki gerçekten yürekten dilediğimiz bir şeyler vakti geldiğinde perilerin sihirli dokunmalarına benzer dokunuşlarla aniden hayatımıza giriveriyorlardı.Herkesin kendinden uzaklarda aradığı huzur aslında insanın yüreğinde hayatı olduğu gibi kabullenmesi ile ilgili bir şeydi; gelişmeye ve değişimlere açık olup, olayları oluruna bırakmak dışında huzur bulabilmenin mümkün olduğunu sanmıyorum.

Virajlı yollardan inerken, ferah duygular vardı beni hafifleten, Hz Yuşa'nın kabrinden yüreğime dolan mı? Yoksa yüreğimin yükünü alan mı? Bu düşünceyle arkadaşıma doğru bakıp derin bir nefes aldım.Öylesi huzur dolu bir Aşk meydanıydı ki, yüreklere fırtına estirecek olan sözcükler, böyle anlara ve anlatımlara kifayetsiz kalıyor, yaşanılması ve paylaşılması gerek sanırım, dünyasal bir yer içinde...

 
Toplam blog
: 53
: 2313
Kayıt tarihi
: 30.01.07
 
 

Hayat herşeye rağmen o kadar güzel ve sevgi doludur ki. Benim için hayat kimi sevdiğim ve kimi in..