​ İki olay ve iki yorum... / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Şubat '10

 
Kategori
Güncel
 

İki olay ve iki yorum...

İki olay ve iki yorum...
 

Başbakan'a bu törene gelirken, nizamiyede parola sordular mı acaba?


Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakan'ına, yurdışında AYAKKABI FIRLATTILAR... Yurtiçinde ise, "PAROLA-İŞARET" yöntemi ile HAKARETE giriştiler...

BİRİNCİ OLAY : Başbakan'a ayakkabı fırlatılması

İspanya ziyareti sırasında, bir Suriyeli, "Yaşasın Kürdistan" diyerek Başbakan Tayyip Erdoğan'a ayakkabı fırlattı...

Medyamız nedense bu olay üzerinde fazla durmadı... Ama ben durmak istiyorum...

Hatırlarsınız; 2008 yılı Aralık ayında, veda ziyareti için Irak'a giden ABD Başkanı Bush'a da, Iraklı bir gazeteci, "Bu sana veda öpücüğüm köpek" diyerek ayakkabı fırlatmıştı...

Bu olay, günlerce hem dünya hem de Türkiye gündeminde konuşulup durmuştu... Hatta kimi medya ve bu arada, bizim blog yazarlarından bazıları tarafından da, Iraklı gazeteci göklere çıkarılmış ve bu gazeteciye "Gazeteci Hasan Tahsin" yakıştırması bile yapılmıştı...

Şimdi, İspanya'daki bu olayı düz mantıkla bir değerlendirelim bakalım...

Süriyeli, ayakkabıyı fırlatırken "yaşasın Kürdistan" diye bağırıyor... Bu ne anlama geliyor? Demek ki, bizim Başbakan, Kürdistan'ın kurulmasını istemiyor.. Hani, Tayyip Erdoğan, Türkiye'de bir Kürdistan kurulması isteyen ABD ile işbirliği içindeydi?... Hep bunları yazıp durmadık mı? Demek ki yanılmışız... Eğer Başbakan, Türkiye'de bir Kürdistan kurulmasını istemiş olsaydı, o Suriyeli, Başbakan'a ayakkabı yerine çiçek atar ve "yaşasın Türkiye Başbakan'ı" diye bağırmaz mıydı acaba?

İKİNCİ OLAY : "Parola ve işareti" meselesi

"Akıllara gem vuran" bu girişimi de Taraf Gazetesi'nden öğreniyoruz...

Gazetenin haberine göre, Erdek Deniz Üs ve Garnizon Komutanlığı'nda nöbet tutan erler için uygulanacak 22 Şubat 2010 tarihli parola çizelgesinde, günlük parolanın "adi", işaretinin ise "başbakan" olduğu yazılıymış...

Askerlik yapanlar, bu işaret ve parola sorulması şeklini bilirler... Ama ben, yine de askerlik yapmayan erkek arkadaşlar ve bayanlar için tekrarlayayım...

Bir mahalde -nizamiye, cephanelik, depo... gibi yerlerde - nöbet tutan erler, gece ve gündüz saatlerinde nöbet yerlerine yaklaşan kişilerin yabancı olup olmadıklarını anlamak için, onları durdurur ve "parola" diye sorar (eğer gece karanlığı ise, nöbetçi asker, gelen kişiye silahını da doğrultur) bu uyarı karşısında duran kişi, eğer biliyorsa parolayı söyler ve arkasından da kendisi, nöbetçi askere "işareti" der... Nöbetçi asker de, sorduğu parolanın işaretini söyler...

Şimdi bu olayı canlandıralim.

Nöbetçi asker: "parola?"

Gelen kişi : "adi" diye yanıt verir; ve arkasından da "işareti?" der.

Nöbetçi : "başbakan" diyerek karşılık verir. Böylece, nöbetçi asker ve gelen kişi anlaşmış olur.

Bu parola ve işaretinin kullanılıp kullanılmadığını bilmiyorum ama, bu konuda Genelkurmay Başkanlığı'nın soruşturma başlattığını öğredim...

Eğer, Taraf Gazetesi bu olayı ortaya çıkarmasaydı ne olacaktı, biliyor musunuz?

Genelkurmay Başkanı'nın ifadesi ile söylüyorum; Peygamber ocağı gibi kutsal saydığı kışlalarında askerlik görevini yapan askerlerimiz, birbirlerine karşılıklı olarak, gün boyunca "başbakan" ve "adi" sözcüklerini yan yana kullanmak zorunda kalacaklardı...

Şimdi ben size, "siyaset askerliğin en alt kademesine kadar, erlere kadar sokulmak istenmiş" dersem, bana açık yüreklilikle ne cavap verirsiniz acaba?

Başbakanı beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz, ama bu kadar da olmaz doğrusu...

Bir sözüm de, bu parola çizelgesini hazırlayanlara :

Saygıdeğer komutanlar, sizler ne yaparsanız yapın; ama, lütfen temiz yürekleriyle vatan savunması için askerlik yapmaya gelen gençlerimizi, yaptıklarınıza alet etmeyin, ayıptır, yazıktır ve haksızlıktır...

cdenizkent

 
Toplam blog
: 979
: 1425
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..