- Kategori
- Futbol
İkinci yarıda "Aslan kesildiler"!

Resim: www.milliyet.com.tr
Takımınız UEFA Avrupa Ligi Play-Off mücadelesi için kendi sahasında rakibin karşısına çıkıyor. Böyle önemli bir noktadayken siz de taraftar olarak tribünde bulunuyorsunuz. Taraftar olarak orada olma nedeniniz takımınızı desteklemektir. Önceki maçlarda oynanan futboldan memnun olmayabilirsiniz. Her ne olursa olsun gruplara iki maç kala taraftar ruhunu sahaya yansıtmanız gerekmektedir. Maç içinde çeşitli memnuniyetsizlikler sebebiyle protesto amaçlı tezahürat yapabilir veya susabilirsiniz. Ama maçın henüz başıysa o anki taraftarlık göreviniz, desteklediğiniz takım adına çeşitli tezahürat, marşlar ve şarkılarla ortalığı ayağa kaldırmanız, rakibe maç başlamadan korku salmanız ve takımınızın arkasında olduğunuzu ona hissetirip, onu hırslandırmanızdır. Ama siz tüm bunları gözardı edip, sırf ülkenizdeki ligin ilk maçında alınan mağlubiyet sebebiyle uluslararası bir maçı tiyatro izler gibi izlerseniz, takımınız kötü oynadığında da ona "niye kötü oynuyorsun" deme hakkınız olamaz.
Peki takım kötü oynarsa susacak mıyız?
Kesinlikle hayır. Hele bir maç başlasın. Şöyle bir 15-20 dakika oynansın. Bu arada sen de "ben buradayım, arkanda dağ gibi taraftarın var" de; buna rağmen takımın gol yerse, bunlara rağmen takımın fark yerse, işte o zaman gereken neyse onu yaparsın. İster "yönetim istifa" dersin, ister protesto amaçlı "susarsın".
Dün gece Galatasaray taraftarı taraftarlığın hakkını verdi. Hani o hiç durmadan maç başından, maç sonuna kadar şarkılar söyleyen, takımını her şeye rağmen destekleyenler var ya, işte onlara Galatasaray adına teşekkür ediyorum.
Galatasaray'ın durumu nasıl?
Berbat ötesi... İnsanın maçları izleyesi gelmiyor. Bu takımın oynadığı futbola göre, stadlar bomboş olsa yeridir. Buna rağmen o tribün doluysa sen de iyi oynamak "zorundasın". Sen o taraftar sayesinde oradasın.
Bu nasıl bir başlangıç? Bu nasıl bir ilk yarı? Siz ömrünüzde hiç futbol oynamadınız mı? Hani nerede o havada uçan milyon dolarların verdiği yetenek? Nereye kayboldu sizlerdeki o Galatasaraylılık ruhu? Adım atmaya takatiniz kalmamış adeta. Rakip üflese yıkılacaksınız. Bunu tehlikesi kendi evinizde fark yemeye davetiye çıkarmanızdır. Nitekim ilk yarıda ortaya çıkan 2-0'lık Karpaty Lviv üstünlüğü sizin son derece kötü durumunuzun somut göstergesidir.
Peki ne değişti de ikinci yarıda "Aslan kesildiniz"?
Bunun nedeni, taraftarın büyük tepkisi olsa gerek... Anladınız ki siz büyük bir takımsınız. Sizden beklenenler de haliyle büyük işler. Bunun için de çok çalışmanız gerek. İsminizin hakkını vermelisiniz.
İyi oynayınca oluyormuş demek. 2-0'dan 2-2 yapılabiliniyormuş skor. Taraftrar kükreyince Aslan şahlanıyormuş. Taraftar kükreyince Kewell ortalıyormuş. Kewell ortalayınca Baros atıyormuş; Kewell yine ortalayınca Baros yine atıyormuş. Umutlar kesilmiyormuş Galatasaray'dan hiçbir zaman.
Şimdi gruplara bir adım kaldı. Ukrayna'da galip gelin; Ukrayna'dan galip gelin.