- Kategori
- Deneme
İkinci yeni, keyif ve filosof; olsun nazara...

Ne kadarı yeni ve o kadarı eski?
Dükkanın içindeyim. Gidiyorum....Devam ediyorum...
Solumda fotoğraflar. Sayıyorum; bir, iki, üç; çiçekler, evler, yüzler...Merdivenlerden çıkmıyorum, kalıyorum olduğum yerde, sonra sağa dönüyorum; kitaplar, hediyelikler, cd.ler ve kulaklarımda o, onun sesi...
Solda duvara monteli masalar, hoop, yanlarında ikişer sandalye, hoop; oturunuz, yiyiniz içiniz, okuyup müzik dinleyiniz...
Girişteki gülleri çok sevdin sen, kırmızının en güzeli!
Kapının camında çatlak var, olsun nazara....Vitrinin camında çatlak var, olsun nazara...Boyacı boyarken şurayı burayı biraz "es" geçmiş gibi, olsun nazara...
Fotoğraflar tamam, sence de kitaplar biraz daha öne çıkmalı, değil mi? Kaç gazete masanda yer bulacak? Tost dediğin kaşarlı olur, ha! Çaysız olmaz; sabah, öğlen ve akşam ve gece!..
Dükkanın dışındasın. Dışından içine bakmayı seviyorsun.
1. Not: Senin filosofla, filozofun: S, Z ; ne kadar ESKİ o kadar YENİ.
2. Not:
Dükkan
dedin de;
üzerimde gül rengi
küçük bir neşe,
kahve kokulu heyecan,
azıcık çocukluk;
nazara, olsun nazara...
Ş.Y.