- Kategori
- Aşk - Evlilik
İlan-ı aşk

"Aşık oldum sana, anlasana işte! Ne yapayım, sensiz olamıyorum ben. Zaten bütün günüm sensiz geçiyor, seni bulduğumda da duymak istiyorum seni, görmek istiyorum. Seyretmek istiyorum alabildiğine. Ama dokunmak istiyorum en çok. Tutmak elinden ve hiç bırakmamak...
Bizi ayıran her şeye sinir oluyorum. Sana, bana, korkularına, koşullarımıza, her şeye işte. Seni sensiz yaşatan her şeyi yok etmek geliyor içimden. Bir gün öyleyim, bir gün böyle. Bir gün vazgeçesim geliyor bir gün tutkuyla bağlanıyorum aşka. Ah bir vaz geçebilsem, ah bir unutabilsem seni... Olmuyor,yapamıyorum.
Yok oldu dengem artık, aklım hiç çalışmıyor. Kalbime hiç söz geçiremiyorum. Düşünmek istemiyorum seni ama sensiz bir anım bile geçmiyor, inan. Gecemdesin, günümdesin, rüyamda, hayalimde... Şarkılarım sana, şiirlerim, tüm sözlerim. Ezgilerim aşkı haykırıyor, seni çağırıyor ama sen... Gelmiyorsun. Sevmiyorsun benim gibi, biliyorum. Olsun, ben seni sensiz de yaşamayı öğrendim. Öğrendim öğrenmesine ya, tenim tenini istiyor, kalbim sevgini, aşkım tutkunu,yüreğini. Onlara söz geçiremiyorum bir tek. Her şeyinle, her şeyimle istiyorum seni. Ama gelmiyorsun, yoksun. Buz gibisin, duvarların aşılmaz olmuş. Oysa öyle demiyor falcılar, seviyor diyor, aşık diyor ama korkuyor diyor. Sahi biraz da olsa seviyor musun?
Haydi, gel artık. Aşk varsa gönlünde, yok etme, gel, doya doya sev beni. Korkma kimseden, hiç bir şeyden. Canım de, aşkım diye haykır yüzüme. El ele olalım, göz göze bir ömür boyu ve hiç bitmesin ömür. Unutalım her şeyi, sadece sen ve ben; hatta biz olalım sadece, seni de beni de yok sayalım. Ben hazırım sana zaten, sen de hazırla kendini. Bulamayız böyle aşkı bir daha, biliyorum. Gel artık, bak, sana ilan-ı aşk ediyorum. Seni çok ama çok seviyorum..."
Bir aşk ilanı...
Bir gazeteye bile verme uçukluğunu düşünecek kadar aşık birinin ilanı...
Sevgiliye verilecekken vazgeçilen...
Bir arkadaşım için yazmıştım bunları. Sevdiğine verecekti içine kendinden de birşeyler katarak. Hatta gazeteye vereyim ilan olsun tüm dünyaya. En azından gazeteyi açanlar görür, dedi bir ara. Saçmalama dedim, olmaz öyle şey. Hem sen erkek misin, ne ayıp. Ben, evet ben söyledim bunları. Ne kadar aşk aşk diye bağırsam da kadınım en nihayetinde, Türkiye' de doğup büyümüş bir kadın. Vazgeçti o fikrinden. O zaman dedi, sen yaz köşende. Ona da olmaz dedim. Yayınlanmayan Bloglar kitabında belki :)) Ama deneriz bir kere dedim, sonra acilen netten çıkmam gerekti, sonra da unuttum. Öyle kaldı.
Az evvel taslaklarıma bakıyordum, ilgimi çekti. Üzüldüm biraz, içim buruldu. Çünkü onlar çoktan iki yabancı olmuştu. Kızcağız söylemeye fırsat bulamadan taşındı gitti adam başka bir şehre, bir daha da aramadı..
Biri bana da bunları söyler mi ki birgün diye düşündüm sonra da. Söyler elbette. Söyler de gerçekten böyle hissedebilen kaç kişi var bu dünyada? En nihayetinde bir kadının duyguları, yine bir kadının anlatımı. Hangi erkekten çıkar ki bu duygu yoğunluğu? Zor dostum, zor...