- Kategori
- Aşk - Evlilik
Vazgeçmek mi zor vazgeçmemek mi?

Aşıksınız, deliler gibi hem de. O da size aşık, biliyorsunuz. Ama arada engeller var. Mantık süzgecinden geçirince kesinlikle yaşanmaması gerekiyor, ama kalbinize inince, onu almadan çıkmak istemiyorsunuz. O ise üzerinize geliyor, aşkını saklamıyor. Oysa siz saklamak zorundasınız. Hatta vazgeçmek zorundasınız. İncinmekten, incitmekten deli gibi korkuyorsunuz. Aşkınız mı yoksa korkularınız mı daha büyük, karar veremiyorsunuz. Ne çekip gidebiliyorsunuz, ne de üzerine gidiyorsunuz aşkın. Siz ortada, aşık bekleyişte... Ne yapacaksınız?
Tüm engelleri siliyorsunuz bir an kafanızdan ve sadece onu düşünmeye adıyorsunuz kendinizi. Ah, o zaman dünya ne de güzel geliyor gözünüze... Sadece o ve siz, başka birşey yok hayallerde. O zaman mantığınız bile duygularınıza yeniliyor bir süreliğine, koş, diyor; git aşkına. Hele onun da sizin gibi acı çektiğini, sizden vazgeçemediğini biliyorsunuz ya, içiniz acıyor. Daha kötü hissediyorsunuz ve cennet resimli hayal balonunuza bir balyoz iniyor, patlıyor bir anda. Hayat size yeniden hoşgeldin diyor... Bir işiniz var neyse ki, kapanıyorsunuz ofisinize, daha çok çalışmak, unutmak istiyorsunuz onu. Ama olmuyor ki. Kalemi elinize alıyorsunuz, dosyaların arasından gülümsüyor, bilgisayarı açıyorsunuz, o güzel gözleriyle merhaba diye fısıldıyor size. Ah o gözler, keşke gözlerimin içine düşse ve kalsa orada diyorsunuz. Onsuz olmuyor, onunla da olamıyorsunuz. Ölsem, diye geçiriyorsunuz bir an aklınızdan ama yine onun yüzünden vazgeçmek zorundasınız. Ne yapar siz olmadan o? O da gelir hemen. Ama ya izin vermezlerse orada da vuslata? Onun için bir karar vermek lazım, hemen, şimdi. Arasam diye düşünmek, hatta aramak yeterli gelmiyor size. Hemen kalkıp gitmeli ve sarılmalısınız, başka türlüsü kesmeyecek. E peki engelleri aşabilecek gücünüz var mı?
Ne kadar zor bir durum değil mi? Zor, ama imkansız değil. Belki de imkansızı olura çevirebilen en büyük güç aşk. Karar vereceksin artık. Ne kendini üzeceksin, ne seni seveni. Biri üzülecekse onlar siz olmayın arkadaşlar. Aşıklar olmasın. Kim senin aşkın? Kim yakıyor içindeki ateşi? Kim titretiyor içini senin? Kim titriyor senin için? Koy bakalım engelleri bir yana, aşkını öte yana. Şimdi at kendini gerçek bir yangının içine ve bekle. Gerçek bir yangın hayali kurmanı istiyorum senden. Gir o ateşin ortasına ve bekle. Engellerin mi atlar ateşe yoksa delicesine aşık olduğun o kadın/ adam mı? Hadi bakalım. Düşündün mü? Yanar mıyım diye düşünmeyen, etraftan yardım istemekle vakit kaybetmeyen, alevlere dalan kim? Hangisi? Hangisiyse derhal onun yanına gidiyorsun hemen,şimdi, o kadar!