​ İleri yüzme dersleri - serbest stil kulaç - 2 / Su Sporları / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mart '07

 
Kategori
Su Sporları
 

İleri yüzme dersleri - serbest stil kulaç - 2

İleri yüzme dersleri - serbest stil kulaç - 2
 

Kulacımızı uzatmış ve çekmeye hazır hale gelmiştik. Suda ilerleyebilmek için suyu yakalayabilmemiz gerekli (şaka yapmıyorum). Suda ilerlerken aslında suya asılır ve kendimizi ileriye doğru çekeriz. Aynen ilerideki bir halata tutunup kendimizi çekmek gibi. Dolayısıyla suyu ne kadar iyi yakalar ve elimizden kaçırmazsak o kadar fazla yol alırız. Suyu çekmenin ilk aşamasında omuzdan derseğe kadarki kolumuz ile dirsekten parmak ucuna kadarki bölümü ayrı ayrı parçalar olarak ele almalıyız. Omuzdan dirseğe kadarki kısım olabildiğince sabit kalarak (ileriye doğru uzatılmış şekilde) dirsekten parmak ucuna kadarki kısımla suyu çekmeye başlıyoruz. Bu aşamada bileğimiz bükülmüyor, dirsekten parmağa kadarki kol, tek parça olarak aşağıya hareket ediyor; ta ki dirsekte 90 derecelik bir açı oluşana dek. Bu anda dirsek suyun yüzeyine yakın (yüksek dirsek), parmaklar havuzun dibini gösteriyor. Daha sonra suyu tüm kolla ve hızla çekiyoruz. Kulacımız kaburgalarımızın hizasında değil, kalça hizasında da değil, elimiz kalçamızı geçip kolumuz dümdüz arkayı gösterene kadar hareketine devam ediyor. En sık yapılan hatalardan biri, kulacımızı erken bitirmektir.

Post-modern kulacı anlatmak zor ama www.yuzuyoruz.com sitesinden yüzme tekniği kısmına bakmanızı tavsiye ederim. Buradan dünya şampiyonlarının nasıl yüzdüğünü de göreceksiniz. Stiller arasındaki farklılık dikkatinizi çekecektir. Görüntülerin çoğu kısa mesafeli (sprint) yarışlardan alındığından kalça rotasyonu minimum, ama kulacın ileriye uzatılması ve kalçayı geçince sudan çıkarılması hepsinde ortak.

Kulacın su üzerindeki hareketinin nasıl olması gerektiği ise ayrı bir muamma. Bazıları kolun dirsekten bükülerek, dirsek yukarıda, parmak uçları ise suya çok yakın olarak ileriye uzatılmasını tavsiye ediyor (high elbow recovery). Ben de bu stili kullanıyorum. Bazıları ise kolun dirsekten kırılmadan dümdüz ileriye uzatılmasını tavsiye ediyor; aynen değirmenin kolları gibi (windmill style). Bu ikisinin arasında teknikler de var. Kolun ne kadar havaya kaldırıldığı, vüvudun suya batma oranını da belirlediğinden önemli bir konu. Eklediğim resimde en üstteki yüzücünün dirseğinin ne kadar yukarıda ve elinin ne kadar suya yakın olduğuna bakın. Bize en yakın olanın ise daha geleneksel bir stili var.

İşin özü, her kulaçta olabildiğince uzun yol katetmek. Bunun için de 1. kulacımızı ileriye olabildiğince düz olarak uzatıp kısa bir an bekliyoruz (önceki yazımdaki buz patencisi örneği) 2. kulacımızı yavaşça çekmeye başlayıp elimiz omuz hizasına gelince hızlandırıyoruz 3. elimizi kalça hizasını geçtikten sonra sudan çıkarıyoruz.

Kulacımıza yavaş başlayıp hızlı bitirmemizin nedeni: kulacın ilk aşamasında suya çok hızlı asılırsak omuzumuza çok yük bineceği için omuz ekleminde sıkıntılar yaşayabiliriz. Elimiz omuz hizasına kadar geldikten sonra ise çok güçlü ve büyük kaslarımız devreye giriyor. Yani aslında kulacın en fazla bizi ileriye sevk eden aşaması bu aşama. Eğer elimizi kaburgalarımızın hizasında sudan çıkarırsak büyük bir enerji kaybına yol açarız.

Serbest stille ilgili yazılabilecek daha çok konu var, ama biraz daha güncel konulara girelim. Öneriniz var mı? Mesela hamilelikte yüzme, çocuklar ve yüzme, vs. Sağlıcakla kalın.

 
Toplam blog
: 103
: 11625
Kayıt tarihi
: 02.02.07
 
 

Yüzme aşkımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Yüzme öğrenmek isteyenlerden düzenli yüzenlere tüm yüzme ..