02 Kasım '08
- Kategori
- Anılar
İlk tatilim

o günkü halimiz.
Yazın teyzemlerle denize gittik. Heyecanla onu bekliyorduk. O gün gelip çatmıştı. Biz kuzenim Yaren'le arkadaydık. Orada bir markete girdik. Biz bir şeyler aldık yolculuk için. Yolculuğa devam edeceğiz. Yeni Foça'ya ulaştık. Babamlar sessiz sakin bir yere bakıyorlardı. Sonunda buldular. Biz mayolarımızı almak için bagaja gittik. Bir de baktık iki tane mayo gördük. Şaşırdık. Halbuki evde iki çanta mayo vardı. Onları seçmek için iki gün uğraştık. Yaren'le ikimiz de mayoları beğenmeyip ağlamıştık. Terlikleri bile unutmuşuz. Babamlar terlik aldılar. Yaren mavi renkli terlik erkek rengi diye beyenmeyip yine ağladı. Benim kolluğum koptuğu için kavga oldu, Yaren yine ağladı. Ben de Yaren'e ''kolluk daha iyi'' demiştim. Ama benim kolluğum koptu. Yaren' de ''bak gördün mü? Simit daha iyi'' dedi. Ama bu maceradan en karlı 4 yaşındaki kuzenim Zeynep çıkmıştı. Zeynep, Yaren'in kardeşi. Çünkü onun bütün deniz mazemeleri tamdı, mayosu bile iki taneydi. Kimseyle kavga etmek zorunda kalmadı. Ortam yumuşadı. Biz denizde yüzdük. Yaren sınır çizgilerinin altında kaldı. Ben onu tutup sudan çıkardım. Bizim deniz topumuz da uzaklara kaçtı. Arif Dayım topu almak için ta uzaklara gitti. Topu aldı.
Dayım kuzenim Ali Efe'yi denizin içine soktu. Ali Efe bas bas bağırdı. Doğal bir şey çünkü daha 1 yaşında. Sonra denizin içinde en uzun kalma yarışı yaptık . Yaren başını sudan benden önce çıkarınca ben kazandım tabii ki.
Günümüz çok güzel geçti. Eve döndük. Evde sular kesikti. Yarım yamalak banyo yaptık uyuduk. Seneye Sultan Teyzem bizi yine denize götürecek. Bu sefer hiç bir malzememi untmayacağım. Yine Yaren'le kavga edemem.