- Kategori
- İlişkiler
İlk terk eden neden Erkeklerdir ?

Bir ilişkide evlilik ne kadar normalse, ayrılma ve boşanmada o kadar normal. Her toplumda boşanma eylemleri vardır. Kimi toplumlarda hafif şiddetlidir, kimi toplumlarda yüksek şiddetli, kimi toplumlarda hiç önemsenmez bile. İster, hukuki bir birliktelik olsun, ister duygusal ve nikahsız bir birliktelik olsun, her ayrılma ve boşanmanın bileşkesinde ne yatar biliyor musunuz ? Tüm ilişkilerde, birlikteliği ilk bitiren, ilk terk eden ve ilk boşanma davasını açan hep erkekler olmuştur.
Peki neden ? Neden hep erkekler önce terk eder. Eşiniz, sevgiliniz, sizi bırakıp gitti diye, bütün suç kadınlarda mı erkeklerde mi acaba ? Erkeğin ayrılmasının ardında başka nedenler de yatıyor olabilir mi ? Bir erkek, bir kadını neden terk etmiş olabilir? Kadın, ona ne yapmıştır da, erkek evi terk etmiştir ? Erkeğin sevgisi mi bitmiştir ? Ortada bir ihanet mi vardır ? Mahkemelerde “şiddetli geçimsizlik” ibaresi ile biten davaların temelinde ne vardır ? Bu soruları sıralamaya devam edersek, bu yazının sonu gelmez. Ancak, terk edilmenin klasikleşmiş hatta kemikleşmiş bazı nedenleri olduğunu da korkusuz ve cesaretle belirtmek gerek. İşte bazıları...
1-) Size aşık değil : Deli gibi aşık olduğunuz erkek size aşık olmayabilir ve sizinle aynı duyguları paylaşmıyor olabilir. Sizden sadece hoşlanmış olabilir. Bu hoşlanmanın da duruma göre uzun bir birliktelik gerekmediğini düşünmüş olabilir.
2-) Cinsellik : Belki sizinle sadece cinselliği yaşamaktan hoşlanıyordur. Eğer bir ilişkide cinsellik ve seks olmuşsa, erkek birlikte olduğu kadınla hep cinselliği yaşamak isteyebilir. Bazı sebeplerden (fiziksel, ruhsal, çevresel, sağlıksal, monotonluk vs. ) dolayı da, artık cinsellik yaşamak istememiş olabilir. Cinselliğin yaşanmadığı bir ilişkinin de fazla uzun sürmeyeceğini düşünmüş olabilir.
3) Bağlanma korkusu : Bir erkek, kadını terk ettiyse, illaki onu sevmediği manasına gelmez. Çünkü, bir erkek, bir kadını çok sevdiği için bile terk edebilir. Nedeni bağlanma, bağlı kalma korkusudur. Bu da erkekteki aidiyet duygusunun tam gelişmemiş yada aşırı özgürlükçü bir yol izlediğini gösterir. Yada erkek, eşine yada partnerine alıştığını fark ettiği anda ondan korkmaya başlar ve bu ilişkiyi uzatırsa bir zaman sonra sizsiz yaşayamayacağının farkına varır. Bu nedenle sizi terk etmiş olabilir.
4) Terk edilme Korkusu :Belki de, erkek, kadınının onu bir gün terk edebilme olasılığında, çok yıpranacağını düşünmüş olabilir ve yüzden önce terk etmek istemiştir.
5) Mutsuz olma korkusu : Bir erkek, birlikte olduğu kadınla, bir gün evlenirse ve kadın da bunu çok istiyorsa, onu mutlu edemeyeceğini yada onunla mutlu olamayacağını düşündüğü için kadını terk edebilir.
6) Ekonomik sebepler : Uzun süreli yaşanan ilişkilerin evlilikle bitmesi gerektiği her toplumda bilinir. Kadının, birlikte evli olmadan da yaşanabileceği gerçeğini kabul etmeyeceğini anlayınca ilişkiyi bitirmiş olabilir. Yada erkek henüz hazır olmadığını düşünüyor olabilir. Bu hazırlığın en başında da ekonomik sebepler gelir. Ekonomik olarak kendini güvencede hissetmeyen erkekler evlenmekten kaçarlar ve evlilik ısrarlarına fazla dayanmadan yada evlilik korkusundan ilişkiyi bitirebilir.
7) Kadının hataları : Bireyler birlikteyken, kadının yaptığı ve o an için hiç önem vermediği davranışlar erkek için önemli olabilir. Hatta, alçaltıcı, onur kırıcı olabilir. Zamanı geldiğinde bunları değerlendirmeye alan erkek ilişkinin uzun süre sürmeyeceği kanaatine varmış olabilir. Örneğin, kadının çok dağınık olması, ev ile ilgilenmemesi, yemek yapmayı bilmemesi, erkeğin özel kalması gereken sırlarını arkadaş çevresinde ifşa etmesi, farklı ilgi alanları, karakter uyuşumsuzluğu, kalabalıkta yalnız bırakma, kadının erkeği kıskandırma düşünceleri vs. Bunlar ayrılık sebebi olabilir.
Bu örneklendirmeler ve maddeler gittikçe uzayabilir. Bunu gerek yaşanmışlıklardan, gerekse tahminlerimizle fazlasıyla çoğaltabiliriz. Nedeni ne olursa olsun, çok sıkça rastlanılan ayrılıklarda erkeğin hatası da fazladır, günahı da !.. Hatta, erkeklerin çoğu sorumluluk almayı pek sevmez. Bir ilişkiye dayanan ve özellikle sabır ve anlayış gösteren genelde hep kadındır. Ama, erkeğin de çok verici olup da, bir şey alamadığı kadınlar da az değildir.
Nedeni ne olursa olsun, bir ilişki eğer bitecekse - ki bu baştan pek belli olmaz- her iki tarafın birbirini fazla incitmeden, kırmadan, küçük düşürmeden bitmesi en doğal olanıdır. Burada biz erkeklere biraz fazla görev düşünüyor sanırım. O da kadını bir meta olarak görmemek.
Çünkü, kadın toplumun en önemli yapı taşlarından biridir.
../..