​ İlkgençlik Dönemi / Bebek - Çocuk / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Efsane FB 1907 Baterist Metin

http://blog.milliyet.com.tr/efsanefb1907

08 Haziran '09

 
Kategori
Bebek - Çocuk
 

İlkgençlik Dönemi

İlkgençlik Dönemi
 


Ergenliğin sonu ve yetişkinliğin başlangıcı arasındaki dönem, "ilkgençlik dönemi" olarak bilinmektedir. Bu süre içerisinde gençler, anne ve babalarından koparak akranlarıyla duygusal ilişkiler yaşama arayışına girerler.


İlkgençlik bir bunalım dönemidir. Çinliler bu dönemi "tehlike ve fırsat" kavramlarının birleşmesinden oluşan bir simgeyle belirtmektedirler. Gerçekten de bu, ilkgençlik dönemine bilgece bakışı içerir. Bu dönem büyük fırsatların dönemidir... Yaşam biçimi, mesleki açıdan bir seçim yapma, kişilik, değerler ve kalıcı istekler hep bu dönemde oluşurlar. Lâkin aynı ölçüde büyük tehlikeler de vardır... Düş kırıklığı, yürek burkulması, acılar da aynı dönemin deneyleridir.


Bu dönemde, cinsel dürtülerde de kişilere göre farklılıklar görülür. Cinsellik kimileri için ötekilere nazaran çok daha önemlidir. Ancak ergenlikte ve hemen sonrasında her sağlıklı insanın libidosu, çocukluğuna göre çok daha fazladır. Cinsel merkezlerde daha evvelki yaşlara oranla yüksek dozda testosteron faaliyete geçer. Bu yeni cinsel dürtünün nasıl dışa vurulduğu ve yaşandığı daha önceki deneylere, kişiliğe, ailenin ve toplumun beklediklerine, ele geçebilecek olanaklara ve aynı zamanda arkadaş grubunun yaşamdan beklediklerine göre değişir. Böylece genç insanların kendi cinsel isteklerini nasıl ve ne kapsamda dışa vurdukları büyük ölçüde değişen bir olgudur.


Kimi gençler cinsel duygularını tümüyle bastırırlar, lâkin bu nadir görülen bir durumdur. Daha fazlaca görülen ise, cinsel içgüdünün romantik duygular biçimini almasıdır ki, bu genellikle özel bir kişi içindir. İlk gençliğini yaşayanlar, bu tür duyguları genellikle gündüz düşleri ya da fanteziler olarak duyarlar. Utangaç bir kişi duygularının nesnesiyle karşılaşmak zorunda kaldığında, öylesine gergin olur ki, sıkılganlaşır ve ağzından tek kelime çıkmaz, bu yüzden tutulduğu kişiyle ilişkiye girmekten sakınır. Kimi gençler de bunun tam aksi yönde seyrederler, hattâ çaba dahi gösterirler.


Bazı gençler için cinsellik, sadece flört etmek, el ele tutuşmak ya da öpüşmekten ibarettir. "Masum" gibi görülen bu olaylar aslında tahrik edicidir. Kimi ilişkiler ise uzun öpüşme ve ön-oyun sürelerini kapsar ki, bu da cinsel tepkinin heyecan aşamasını oluşturur.


Ergenlikle birlikte ve ergenlikten sonra gelen fiziksel ve ruhsal gelişimlerin önemli bir görünüşü "aşk"tır. Aşk kabul edildiği zaman olağanüstü güzel, lâkin karşı konulduğunda da acılar veren bir duygudur. Romantik bir ilişki kurma isteği, aşk arayışları ilkgençlik döneminde yaşamın en önemli bölümünü oluşturur...


Ergenlikten önce çocuk genelde romantik ilişkilerle ilgilenmez ve kendisine bir eş bulmaya çalışmaz. Kendisinin neye benzediği ve ne giydiği de pek fazla umurunda değildir. Fakat ilkgençlik yıllarında çevre tarafından sevilmek ve karşı cinsten bir eş bulmak hayli önemlidir. Fiziksel görünüş ve kişilik aniden yoğun bir ilgi alanı haline gelir. Burnun düzgün olup olmaması, kulağın kepçe mi normal mi olduğu, şişmanlık ya da zayıflık, derinin yapısı gibi özellikler bu dönemde ölüm kalım meselesi gibidir. Çekici ve cinsel açıdan istenen bir kişi olduğunu anlamak büyük bir olaydır; aksini öğrenmekse dehşet vericidir. İlkgençlik yıllarında istenmemek duyguları, insanın tüm yaşamı boyunca anımsayabileceği derin izler bırakabilir.


İlkgençlik döneminde beğenilmek ve istenilmek, kişiliğin sağlıklı gelişmesi için gereklidir.

 
Toplam blog
: 1907
: 3759
Kayıt tarihi
: 28.07.07
 
 

03 Şubat 1967 İstanbul doğumlu, romantik bir müzisyenim işte... Müzik, bateri, spor, Fenerbahçe, ..