- Kategori
- Gündelik Yaşam
İmaj

Değişen ve küçülen dünyamızda yemek zevkinden, sanat zevkine kadar büyük bir uyum, daha doğrusu benzerlik dönemi yaşıyoruz. Tüm dünyada çocuklar pizzayı ve hamburgeri tanırken, gençlerin müzik ilâhları tüm dünyada aynı. Eto’o,Ronaldinho,Messi gibi futbolcular tüm dünyada tanınıyor.Film yıldızları gittikleri her yerde olağan üstü ilgi görüyor.Tenisçiler bile fotomodel gibi oldu.
İmaja yönelik bir arz ve talep dünyasında yaşıyoruz.
Amerika veya Avrupa’da çıkan bir akım dalga dalga yayılarak tüm dünyayı sarıyor.
Yaratılan imajlarla bezenen birçok yıldız, film ya da şarkı tüm dünyanın gözdesi haline geliveriyor.
Toplumların önüne sürekli yeni rol modeller sunuluyor.Bu modellerde ortaya konan imajlar birçok kesimi etkiliyor.
Yaratıcı bir düşünceyle oluşturulan imaj ve bu konuda bir istek uyandırmaya yönelik çalışmalar artık günümüzde sektör haline geldi denebilir.
Tüm dünyada;“Yüzüklerin Efendisi,Batman, Superman” gibi filmler hayal sınırlarını zorladıkça hasılat rekorları kı
rıyor. İnsanlar bu sanal görsellikleri bile bile izliyor.
Bizde de benzer düşünce ile yapılan ve üstün güçlere sahip karakterlerle donatılan filmler hep ilgi odağı.Sihir,büyü ve hayal dünyası günümüzde dizilerle sürüyor.
Ağalar,beyler,gizli dünyaların insanları beyinlere nakşediliyor.
Bir zamanların meşhur “Dallas” dizisinin entrikaları,ilişkileri bizim dizilerin entrikalarının,ilişkilerinin yanında sönük kalıyor.
Küreselleşmenin getirdiği yakınlaşma ve tanıma olgusu dolayısıyla herkesle iletişim kurabilme, anlaşma,bilgilenme önemli,ama bizimki bunu aşıp benzeşme haline geliyor.
Mağazaların,evlerin mimarisi,dekorasyonu,reklamlar,tabelalar hep aynı tarza dönüştü.
Dinlenen müzik türü,kullanılan cep telefonu,araba,gidilen mekânlar insanların statüsünü belirlemenin yanı sıra,
farklı olma psikolojisinin getirdiği davranış biçimleri haline geldi.
Giyim tarzından,eğlenceye kadar birçok alanda benzeşme yarışı,sanat, siyaset, moda, sporda hep birer kral, kraliçe,sultan,şehzade, imparator oluverme isteği ;yaratıcı,çağdaş,alternatif düşüncelerin ve olumlu modellerin yerini aldı.
Özenti,takıntı ve popüler olmak uğruna kendimize ait değerleri harcayıp zamanı da tüketiyoruz.
Sevgi, saygı, hoşgörü, sorumluluk,dürüstlük, gibi özelliklere sahip insanları arıyoruz.
Türkiye’de sadece toprak erozyonu yok.Toplumsal alandaki sosyal yaşam ve ahlâki değerlerde de aynı şeyler yaşanıyor
Sanat,spor,din,bilim,siyaset dünyasında ve medyada bu özellikleri yansıtacak insanlara toplumun gerçekten ihtiyacı var.
.