- Kategori
- Haber
İmbatla Dol Kalbim ve Tarık Dursun K.

Sinema dünyasında yönetmelik de yapan ünlü hikayecimiz Tarık Dursun K’nın hayatı filme çekilerek belgesel yapıldı ve “ İmbatla Dol Kalbim” filminin Gala’sı da, Belediyenin organize ettiği etkinlikle, bilindiği gibi geçtiğimiz günlerde tertiplenen bir kokteyl ile de Foça’da gösterildi.
Foça Belediye Başkanlığının organize ettiği gösterimde, pek çok davetli hazır bulunmuştu. İşte o günlerden sonra filmin senaristliğini ve yönetmenliğini yapan Hikmet Yaşar Yenigün ile, İzmir’de, yönettiği bu belgesel için konuştuk. .
“80 yıllık yaşamını yazmaya adamış, saygın sanatçılarından Tarık Dursun K. Anadolu köylerinden, kente uzanan geniş bir toplumsal çeşitlilik içinde yazan, öykü konularını ve kahramanlarını ilginç, canlı, gerçek yaşamdan süzülüp gelen kişiler üzerine kuran bir yazarımızdır” diyen yönetmen,Yenigün, devamla da “ Yalın, duru Türkçe’si ve kendine özgü diyaloglarındaki doğallık ve ustalık, okuru satırların arasından alarak adeta bir sinema salonuna götürüyor.” Şeklinde konuştu.
Tarık Dursun K. çağdaş dünyamızın modern bir anlatıcısı olarak halen 60 yıllık yazma serüvenini sürdürmeye devam ediyor..
Ünlü yönetmen Yenigün, son olarak da “Bu projenin kendisi hayatta iken yapılmasının bir vefa borcu olduğuna inanmakta olup, genç kuşaklara örnekolacağı inancındayım” dedi.
Ayrıca yönetmen, ileri günlerde İzmir’de de Gala’nın yapılacağını ve çalışmaların başladığını belirtti.
FİLMİN KONUSU: “İmbatla Dol Kalbim” Tarık Dursun K. nın yaşamını ve sanatçı kişiliğini konu almaktadır. Parçalanmış ve sürekli göç eden bir ailenin en küçük çocuğu olan Tarık Dursun K. acılarla, yalnızlıklarla dolu bir çocukluk yaşar. Aile ve geçim derdi küçük yaşlarda omuzlarına çöker. Bu dönemde sarıldığı tek şey şiir ve edebiyat olur. Yaşadıklarını öykü ve romanlarına yansıtır. Edebiyatın çeşitli alanlarında eserler veren Tarık Dursun K. yazdığı senaryoları ve çektiği filmleriyle de Türk Sinema Tarihinde yerini almış bir sanatçıdır.
ACILARLA DOLU BİR HAYAT: "Babam, 17 lira aylıklı bir maliye memuruydu o. Geceleri gaz lambasının ışığında miyop gözlerini kısarak çinkolar üzerine yağlıboya levhalar yazıyordu.”Doğruluk Bakkaliyesi”,”Tire Yerli, Mallar Pazarı”, “Çoban Kolonyaları Itriyat Deposu”. Böyle diyor büyük usta Tarık Dursun K.
Halit Bey geçim sıkıntısına daha fazla dayanamaz, 1939 yılında ailesini terk ederek İstanbul’a gelir ve Tramvay İdaresinde hattat olarak çalışmaya başlar. Bu işten emekli olarak 1970 yılında ölür.
Anılarındaki baba figürü, II. Dünya Savaşının sürdüğü yoksulluk ve çaresizlik dolu günlerde henüz 7 yaşında iken ailesine bakamadığı için İzmir’den kaçıp giden bir adamdır. Tarık Dursun yaşamı boyunca babasını affetmez ve görüşmez. Yaşamı boyunca babasından hep utanç duyar. Öykülerinde ve romanlarında babayla giriştiği bu çatışmaya Freudien bir bakışla yaklaşarak yer verir. Soyadını K. olarak seçmesi de yine babasına duyduğu kin ve öfkenin bir ifadesidir.
Babasının evi terk etmesi, II. Dünya Savaşı ve annesinin ikinci bir evlilik yapması Tarık Dursun’un yaşamını derinden etkileyen üç önemli olaydır.
Muzaffer beyle ikinci evliliğini yapan annesi Ayşe Hanım, kız kardeşi Esin’i dünyaya getirir.
KİM, KİMDİR ? Biyografik Belgeselin yönetmeni Hikmet Yaşar Yenigün, bu filmin senaristiaynı zamanda. 60 Dakikalık belgeselde görüntü yönetmeni Hüseyin Özşahin, Atlan Akışık, Mazlum Kipet ve H.Güldağ Belgin belgeseli seslendirdi. Müziğin, ise Taner Demiralp yaptı
Tarık Dursun K. çağdaş dünyamızın modern bir anlatıcısı olarak halen 60 yıllık yazma serüvenini sürdürmeye devam etmekte ve insanın içindeki cevheri ortaya çıkarmaya çalışmaktadır.
Bu projenin kendisi hayatta iken yapılmasının bir vefa borcu olduğuna inanmaktayım.” Şeklinde konuştu.
BU FİLMİ, İZMİR PAYLAŞMALI
“...Çünkü ben Karşıyaka’da doğdum İzmir’de büyüdüm. Tanıklarım hala Tilkilik’tir, İkiçeşmelik’tir, Mezarlıkbaşı’dır, Bayramyeri’dir, Mumcukahvesidir, Namazgâh’tır, Yaygınyokuşu’dur, Topaltı’dır, Asri Sineması’dır, Lale Sineması’dır. Eşrefpaşa’daki büyük kahvede, gözlerimin önünde adam vurmuşlardı, unutmadım. Alireis mahallesindeki evimiz bir çıkmaz sokaktaydı; bahçesinde sarı erikle, incir ve turunç ağaçları olan, yediveren asmalı, çinko taraçalı iki katlı bir evdi. ...”
Yukarıdaki satırlar, yazara ait. Yazar böyle söylüyorsa, o, İzmir’in küllerinden doğmuştur. Yazın Foça’daki evine, kışın da K.Yakaya dönen yazarın dokunaklı ve buğulu hayat hikayesini, herkes bilmelidir. Bu da yaşantısının belgesinden geçer. İzmirliler, ona görevlerini yapmalıdırlar. Ve filmin yönetmeni de, bu bilinçle filmi, K.Yakaya taşınmalıdır. Top şimdi İzmir’de’dir. Konak veya B. Şehir Belediyesinindir.Tarık Dursun K. nın geniş kitlelere anlatılmasının özellikle edebiyat ve sinema alanında uzun bir yolculuğa çıkacak olan genç kuşaklara örnek olacağı inancı, kendisini sevenlerce yaygın bir tema.
Bizden söylemesi. Te işte o ka!


















