- Kategori
- Dünya
IMF eski Başkanı Strauss-Kahn nasıl aklandı?

Bizde atılan çamurun izi bir türlü çıkmıyor…
Hani ‘çamur at izi kalsın’ sözü bizim ülkemizde gerçekleşiyor. İşte buna örnek; Mehmet Haberal, Mustafa Balbay, Tuncay Özkan, Nedim Şener, Ahmet şık ve niceleri, suçlarını bile bilmeden içeride yatıyorlar. Bu insanlardan bazıları milletvekili bile seçilmelerine rağmen, terör örgütü üyesi oldukları(!) ve delillerin toplanmadığı gerekçesiyle tahliye edilmiyorlar.
Öbür yandan gerçek terör örgütü üyelerine övgüler düzülmeye devam ediyor. Hiçbir; özel yetkili veya yetkisiz Cumhuriyet savcısı çıkıp, bir soruşturma bile açmıyor, Üstelik yeniden milletvekili seçilen Sebahat Tuncel, bundan 15 yıl önce, 8 askerin ölümüne neden olan Canlı Bomba Zeynep Kınacı hakkında övgü dolu sözler söyleyip kendisinin idolü olduğunu söylüyor. Hiçbir yetkili ve etkili kişi sen ne diyorsun, bu katil 8 cana kıydı demiyor, diyemiyor.
BDP’lilerin Diyarbakır’da topladıkları parti grubunu kimse konuşmazken, CHP’nin meclise gelip etmediği yemini herkes diline dolamış. Ayrıca CHP’nin uğradığı haksızlığı tüm dünyaya anlatmak için kaleme aldığı mektup, özellikle yandaş basın tarafından alabildiğine eleştiriliyor. Ve çözümü meclis içinde olduğu vurgulanıyor.
Bunca olup bitenden sonra; Habur sınır kapısında yaşananları anımsarsak, gerçek terör örgütü üyelerine kimsenin neden bir şey söylemediğini daha iyi anlarız.
Ülkemizde yaşanan muhalifleri içeri tıkma, dünyaya örnek oldu! Bizdeki uygulamayı gören Fransa Devlet Başkanı Nicolas Sarkozy, önümüzdeki seçimlerde en büyük rakibi olan, eski IMF eski Başkanı Dominique Strauss-Kahn’a kurduğu tuzak, Amerikan mahkemeleri tarafından çabuk fark edilip, Dominique Strauss-Kahn’ı akladılar.
Bildiğiniz gibi Dominique Strauss-Kahn Cinsel saldırıyla suçlanarak tutuklanmıştı. Daha sonra yapılan itirazlarla, ev hapsine (Elektrikli kelepçe yöntemiyle) çıkartıldı ve 6 milyon dolar kefalet alındı. Ve dün Dominique Strauss-Kahn mahkemece suçsuz bulunarak, kefalet için ödediği para kendisine iade edilip serbest bırakıldı.
Ya bizde?
Bir yıl önce Deniz Baykal hakkında ortaya çıkartılan ve bazı internet sitelerinde yayınlanan kaset olayı ile ilgili bir gelişme oldu mu?
Ya seçim öncesinde MHP yönetici ve milletvekili adayları hakkında yayınlanan kasetlere ne demeli?
Ya yayınlanmayan kitap hakkında verilen imha kararı?
Suçunu bile bilmeden yıllarca içeride tutulan aydınların yanı sıra, ordunun üst kademesindeki paşalar bir bir içeri alınırken, ordu yöneticilerinden ses seda çıkmıyor. Demek ki ordunun yüzde yirmisi darbeciymiş! Ancak bu kadar üst rütbeli subay bir araya gelip, bir darbe yapamıyorlarsa, çok beceriksizlermiş! Kuvvet komutanları, ordu komutanları, kolordu komutanları, tümen komutanları, tugay komutanları, alay komutanları, donanma komutanları, filo komutanları bir araya gelip, bir darbeyi yapamamışlar(!) O zaman akla şu soru geliyor. Darbeyi zamanın Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman, Genelkurmay İkinci Başkanı Yaşar Büyükanıt ve Genel Kurmay Başkanı Hilmi Özkök önlemiş! Çünkü bu komutanlar hakkında hiçbir işlem yapılmıyor. Ayrıca 28 Şubat’ın muktedir paşası Çevik Bir hakkında da her hangi bir işlem yapılmış değil. Oysa bu paşa yandaş gazeteler tarafından kıyasıya eleştirilmişti.
Ülkedeki her türlü bölücü eylem ve söylem kendine itibarlı bir yer bulurken, ülkeyi sevmek, Atatürk Devrimlerine sahip çıkmak, Laikliği savunmak, kişiyi itibarsızlaştırıp, toplum nezdinde küçük düşürüyor gibi gösterilmeye başlandı.
‘İleri Demokrasi’ ile yönetilen ülkemizde, önümüzdeki dönemde neler olacağını hep birlikte göreceğiz.