İmge / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Haziran '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

İmge

İmge
 

O doğrusu peşin hükümlülerin, önyargıda bulunanların, insana değil, hayvana bile yapılmayacak davranışları gösterenlerin arasında sıra dışı olmanın hüviyetini taşıyabiliyor.


Fiziksel ve zihinsel yaşamlar, aşağı ile yukarı arasında hep karışmıştır.

Aşağıda neler olup bittiği hususu ilk anlarda fark edilmiyor.
Sanki başka uğraş yokmuş gibi, hemen her kesimden bireyin ağzına pelesenk olan ve mistik açıdan zinadan bile daha yoğun günah oluşturabilen bir olgu ile iç içe yaşıyoruz.

Fısıltı...

Kendisini ilgilendirmeyen konuları takip etmekten vazgeçmeyen, ne istediğini bilmeyen, ama bunu hayatın bir gerçeği olarak algılayan münafık tipli çok sayıda insan var toplumda.

Çünkü yaşadıkları tecrübelere dayanarak insani duygulara güvensizlik duyuyorlar. Herhalde toplumu hizaya getirmek istiyorlar. Ya da ne istediklerini bilmedikleri için değil,  mevcut konumda isimlerini duyurabilmek adına bunu yapıyorlar.

Görünen bu.

Toplum için asla bir duyarlılık oluşturmayan bu konuyu blogda günün makalesi olarak kabul etmemin sebebi, hiç tanımadığım bir dostun, yine hiç tanımadığı birine eleştiri okları yerine gönül dolusu mesajları vermesi ile ilgili.

Bütün gücü ile hayatı sahiplenmiş, aynı şiddetle olaylara tepki göstermiş, soru çengelinin peşini bırakmayan demode anlayışların takılı kaldığı kertede, o toplumu hizaya getirme arzusu duymadan özseverliğini korumasını bilmiş olmalı ki, hiçbir polemiğe girmeyerek geleneksel yıpratıcılık yerine, gerçekte yüzünü dahi görmemiş elini sıkmamış birine arka çıkmış, internet ortamından “Senin için dua ediyorum” demeyi bilmiştir.

O doğrusu peşin hükümlülerin, önyargıda bulunanların, insana değil, hayvana bile yapılmayacak davranışları gösterenlerin arasında sıra dışı olmanın hüviyetini taşıyabiliyor.

Ömer Hayyam’ın bir dörtlüğünü göndererek internet aracılığıyla seslenmeye ihtiyaç duymuş, “onu tanımıyorum” derken, kendisini bir yerlere çektiğini söylemeyi de ihmal etmemiştir.

Zorda kalmaması amacıyla, Ömer Hayyam derinliğine girmek istemedim. Sadece bu hassas, nazik anlayışı için ona teşekkür etmeyi görev kabul ettim.

Mistisizmin bu özden gelen haykırışlarını duymak içimi rahatlatmıştı.

Mesajın alıcısı bellidir.

Demek ki fısıltıların endişelerin bir imge oluşturamadığı, hoşgörünün hüküm sürdüğü yerler ve istisna sayılabilecek insanlar da varmış derken, “bunlar hep olacak mı?” sorusunun yanıtını ise size bırakıyorum…

Ahmed F. Yüksel

 
Toplam blog
: 636
: 9957
Kayıt tarihi
: 14.12.11
 
 

Araştırmacı Yazar.. ..