- Kategori
- İlişkiler
İmkansız aşk

Sıcak bir yaz sabahıydı. Yeni bir aşka 'merhaba' diyecekti , gökyüzü ve güneş. Ama yasak ve imkansız bir aşka.
Kadın her sabahki gibi uyanıp, giyindi ve evden çıktı. Yalnızdı kadın, ruhu yapayalnızdı. Hergün aynı şeyleri yaşamaktan bıkmıştı artık. Mutsuzdu. Onu anlayacak kimse yoktu hayatında. Kendini bir uçurumun dibinde gibi hissediyordu.
Çaresizdi. Ne yapabilirdi ki, dayanmaktan başka. Onun için hayat bir yalnızlık deniziydi. Ve o hergün bu denizde boğuluyordu. Sevgisiz, paylaşımsız bir hayattı bu. Mutsuz ve yalnız. Herkesin kendi çıkarları için , yaşadığı bir hayat.
Oysa o yalnızca sevgi istiyordu. Sığınacak bir liman arıyordu belki. 'Çokmu şey istiyorum'diye düşündü. Güzel bir sohbete bile hasret kalmıştı. Ne uzun bir zaman olmuştu, doya doya sohbet etmeyeli.
Hayat anlamını yitirmişti artık, sıradanlaşmıştı. Kadın duygusaldı, paylaşımcıydı. Bu yalnızlık ona göre değildi. Boğuyordu onu.
VE......
Gözlerini parlatan, Yüzündeki hüznü tebessüme dönüştüren adam çıkmıştı karşısına.Hayat anlam kazanmıştı.
Güneş artık onun içinde doğuyordu.Mutluluktan uyuyamıyordu bile.Sığmıyordu kalıbına.'Ne güzelmiş hayat', diye düşündü, yaz gelmiş, çiçekler açmıştı.Cıvıl cıvıldı her yer.Nasılda daha önce farkedemedim bu güzellikleri, diye düşündü.
Ama bir sorun vardı, bu güzel duygularıda beraberinde getiren.Bu imkansız bir aşktı.Evliydi kadın.Ama duygularını engelleyemiyordu.Platonik bir duyguydu bu.İçinde kaldığı sürece 'kime ne zararı olabilir', diye düşündü.Adamın bile haberi yoktu bu duygulardan.Zaten bunu yapmak delilikten başka birşey değildi.İçindeki duyguları bir masal gibi kendi içinde yaşıyordu.
Bir süre sonra, adam açıldı kadına.Aynı duyguları hissediyordu o'da.Tüm korkularına rağmen artık dayanamayıp açmıştı konuyu.Kadın çok şaşırmıştı.O belli etmemeye çalışırken, adamda hiç belli etmemişti.Platonik aşkı karşılık bulmuştu.Ama bu onun için çok zor bir durumdu.
Şimdi ne demeliydi.O evli bir kadındı.Aşkına karşılık bulduğu için adeta üzülmüştü.Ne sevdiği adama karşı koyabiliyordu.Nede bu aşkı yaşamaya hakkı vardı.Yapamazdı bunu.O öyle bir kadın değildi.Duygularına hakim olamamıştı.Fakat sevdiği adama karşılıkta veremezdi.
Nasıl bir hayat bu, diye düşündü.Kalıplar çevirmişti etrafını.Bu aşk için ne kadar yansada, bu aşkı yaşayamazdı.Bunu çevresindeki insanlara anlatamazdı.Zaten hep böyle olmamışmıydı hayatında.Hep mantıklı davranmalıyım deyip, sevgiden vazgeçmemişmiydi.İşte yine vazgeçmek zorundaydı.Mantıklı olmak, duygularını bastırmak, hatta yok etmek, hiçe saymak zorundaydı.
Namus kavramını, insanların bakış açılarını düşünmek zorundaydı.Kimse onu anlamayacaktı.
Geç bir karşılaşmaydı bu.Artık çok geçti herşey için.
................
Hiçbir şey söylemedi adama.Sadece gözlerine baktı, gözleri anlatıyordu çaresizliğini.Gitmek zorundaydı.Bu duygular ona uzaktı artık.Gitmeliydi.İçinde yaşamalıydı sevgisini, aşkını.
Hayatında ilk kez yaşadığı duygulara, ve kaybettiği diğer yarısı olduğunu düşündüğü adama veda etti.Sonsuza dek....