- Kategori
- Deneme
İnadına insan kalabilmek

Sizin dünyanızla benim dünyam arasında, ipince bir çizgideyim.
Bir cambaz ipi, bir bıçak sırtı, bir sırat köprüsü bu...
"Düşmemek" değil derdim.
Düşerken de "kendim" olabilmek...
"İnsan" kalabilmek...
Ya da bu sırat köprüsünde, bu ihanet cetvelinde yalpalarken, savrulup dururken bir yaprak misali, asla "size benzememek"...
"Acılar ülkesinden geliyorum" desem, yalnızlıklar diyarından.
Her durakta bir mezarım, her sokakta bir ihanetim...
Her gün doğumunda "keşkelerim."
Hiç iyileşmeyen yürek yaralarım, kaybetmekten korktuğum doğrularım, çok bilinmeyenli bir denklem misali çekişmelerim, o da sadece "kendimle hesabım" desem...
Biliyorum anlamazsınız anlayamazsınız...
Sizin kaybetmeye korktuklarınız, "benim hiç aklımdan geçmez."
Benim kaybetmeye korktuklarımı "siz nereden bileceksiniz?" desem...
Sizinkiler "yalanla, parayla, ihanetle, hainlikle, kaba kuvvetle, zorbalıkla korunabilir" desem…
Ya benim yitirmeye korktuklarım...
Hırpalanmış yürek, örselenmiş ruh, yaralı, kanayan bir vicdan, direnen onur desem…
Gençliğimden bana kalan tek şey özgür kız... Ve hala ağlayabilmek…
Bir de her şeye her şeye rağmen, inadına inadına "İNSAN KALABİLMEK" desem...
Canan Beşir Bekem
(26 Mart 2014)