​ İnadına mutluluk / Mizah / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mart '11

 
Kategori
Mizah
 

İnadına mutluluk

İnadına mutluluk
 

topik


Bizim Gayseri'nin meşhur deyişidir: Borcun bini aştı mı, gir oyna çık oyna! derler. Bizim memleket ve sorunları için biçilmiş kaftan bu söz. En iyisi, bıraktım artık kim aç, kimin derdi var? Yaş gelmiş fifti fifti, gitmiş hayatın yüzde ellisi. Belki de yüzde sekseni, ömür ne kadar ne bilicen? Onun için, karar verdim bundan sonra sadece kendimi düşüneceğim. Her dakikayı, keyifle yaşamaya bakacağım. Okulda öğretmen arkadaşlar diyorlar ki: Hocam, anlatın yaşananları, sizden dinlemek çok keyifli. Anlatması keyifli de, yaşarken aynı keyfi alabilse insan bu kadar yıpranmazdık. 

Çok sevdiğim bir hikaye vardır, kısaca anlatayım: 

Eski zamanlardan birinde, bir köy ağası varmış. Zengin, mal mülk çok. Ağanın bir at arabası varmış, dört atlı şahane bir arabaymış. Ağa sık sık kasabaya gidermiş arabasıyla, havasından yanından geçilmezmiş. Bir sabah kalkmış, hazırlanmış kasabaya doğru yola koyulmuşlar arabacıyla. Bir süre gittikten sonra, ıssız yol ağanın canı sıkılmış. Atların koşarken yollara bıraktığı tezek! leri görünce aklına bir fikir gelmiş. Şu arabacıyla biraz eğleneyim diye düşünmüş. Arabacıya seslenmiş: 

- Hasan! 

- Buyur ağam! 

- Yav bak sana ne diyeceğim? 

- Emret ağam! 

- Sen bu arabayı seviyon değel mi? 

- Çok seviyom ağam! 

- Peki, senin olsun ister miydin bu araba? 

- Haşa ağam, ne haddime? 

- Bak şimdi sana bir teklifim var! Şu at b.klarını görüyon ya, bundan bir parça yiyebilirsen sözüm söz atlar da senin, araba da senin! 

- Aman ağam, ne diyon sen? 

- Valla bunu bi düşün sen, yol uzun. Ben teklifimi yaptım, ağa sözü senettir bilirsin. Arabacı bu tuhaf teklif karşısında neye uğradığını şaşırmış. Düşünmüş, düşünmüş. Araba şahane, ama.. Yav bir parça değil mi, kimseler de görmeyecek. Düşünmüş düşünmüş, ağaya dönmüş: 

- Ağam essahdan verecen mi arabayı? 

- Ne demek yav? Söz dedik ya! Arabacı arabayı durdurmuş, aşağı inmiş. Ağanın gözlerine bakmış, ağa onaylamış gözleriyle. Bir anda eğilmiş, bir parça ağzına atmasıyla yutması bir olmuş. Ağa hiç ummadığı bu hareketle şaşırmış, bozuntuya da vermemiş. Tamam Hasan, geç arkaya demiş. Hasan sevinçten deli olmuş, gururla geçmiş arabanın arkasına. Ayaklarını uzatmış, yakmış tütününü. Ağa hırsla geçmiş sürücü bölümüne, atları şahlandırmış. Bir süre böyle gitmişler, ağa kuduruyormuş düştüğü duruma, arabacıyı arkada bir kaygı almış bir süre sonra: 

- Yav ben arabayı aldım amma, beş kuruşsuz bu arabayla neydeceem? Ağa bunu benim yanıma koymaz, kovar kesinlikle. Olmaz bu iş! diye düşünür. Ağaya seslenir: 

- Ağam! 

- Ne vaar? 

- Benim de sana bi teklifim var amma, korkudan diyemiyom! Ağa sevinmiş, kaybettiği arabasını tekrar kazanma ihtimaliyle heyecanla sormuş: 

- Söyle söyle Hasanım, heç kızar mıyım ben sana? 

- Ağam eğer sen de aynısını yaparsan atlar da senin araba da senin! 

- Neee!? Ağana mı diyon lan sen bunu? 

- Kızma ağam, bi teklif benimkisi. Daha yol çok, bi düşün sen bunu! Ağa öfkeden deliye dönmüş, düşünmüş düşünmüş.Olacak gibi değil, kasabaya bu halde nasıl gireceğim? İtibarım biter, hay benim bu kafama ne diyim? diye söylene söylene çaresiz seslenmiş: 

- Sözün söz mü lan? 

- Elbette ağam, ne demek? Sözüm söz vallaha! Ağa arabayı durdurmuş, sinirden morarmış yüzünü ovuşturarak eğilip bir parça alımş, tıpkı arabacı gibi bir anda yutmuş. Yerlerini değiştirmişler, ağa da arabacı da derin bir oh! çekmişler. Ksabaya yaklaşınca, arabacı ağaya dönmüş: 

- Yav ağam sana bişey diyeceğim! 

- Söyle! 

- Biz yola çıkarken bu atlar da, araba da senin değil miydi? 

- Benimdi! 

- E şimdi, yine senin değil mi? 

- Hee, benim!? 

- E, AĞAM O VAKIT BİZ BU KADAR BOKU NİYE YEDİK YAV?... 

Bu hikayeden yola çıkarak, çook şeyler var söylenecek. Ama artık kalem yorgun, eller yorgun, yürekler yorgun öyle değil mi? . 

Bu bakımdan, mutluluk inadına mutluluk oyunu oynayalım tüm toplum bence. 

Mutluyum, mutlusun, mutlular.. 

 
Toplam blog
: 95
: 736
Kayıt tarihi
: 08.03.07
 
 

Emekli öğretmenim, 52 yıllık hayatımdan amatör mizah, bağlama, sürrealist resimler, yitikler, sev..