- Kategori
- Sağlıklı Yaşam
İnsafsız kapitalizm

İnsafsız Kapitalizm insanları mahvetmeye devam ediyor. Hergün bir yanımızı çürütüyorlar. Ondan sonra “yandım Allah , ” diye hastanelerine koşunca, orada da ananı belliyorlar…
Dava ne diyeceksiniz? Dava büyük. Hepiniz biliyorsunuz da bilmemekten geliyorsunuz. Hepimiz yediklerimizle şu veya bu şekilde zehirleniyoruz… Yoğurt yiyoruz zehirleniyoruz… Salam yiyoruz, zehirleniyoruz… Sosis yiyoruz, zehirleniyoruz… GDO’lu yiyecekler yiyoruz zehirleniyoruz… Sağımızı , solumuzu; midemizi, ağzımızı her yanı zehirle dolduruyorlar… Biz de “Allah kerim, “ deyip yiyoruz… “Bana bi şey olmaz…” diyip yiyoruz… Bi şey olmaz, öyle mi? Git hastanelere… Orası “Bana bir şey olmaz…” diyenlerle dolup, taşıyor…
Ve bu toplumca zehirlenme işini herkes seyrediyor… Devlet , ”Ben çaresine bakarım..” diyor.. İnanıyor musunuz? Bakıyor mu? Kapitalistler, salamın, sosisin, her türlü et, süt ürünlerinin ömrü uzasın (bizim ömrümüz kısalsın..) diye içersine öyle katkı maddeleri katıyorlar ki… Bunları okumaya gözünün feri yetmez… Bunların ne biçim zehir olduklarını anlamaya ömrün yetmez.. Anlasan bile… O zamana kadar atı alan Üsküdar’ı geçiyor, onlar keselerini, kasalarını dolduruyorlar… Sense , “Bana ne oldu?” diye hastanenin yolunu tutuyorsun…
Bunların hiç insafı yok… Kim ölmüş, kim kalmış umurlarında değil… Tek düşündükleri var. Para gelsin… Para gelsin de nasıl gelirse gelsin… İster insanlar kanser olsunlar, ister ciğerlerini tükürsünler… Umurlarında değil… Tek düşündükleri… “Bugün ne kazandık..?”
Anladığım kadarıyla büyük işler dönüyor. ( MPC85, Agar, Gelatin, Natamisin…) Daha neler de neler… Bunları biliyor musun? Bilmiyorsun. Öyleyse ye…( E170*, E282, E300, E432*, E433*, E434*, E435*, E436*, E471*, E472*e, enzim karışımı…) Nedir biliyor musun? Bilmiyorsun?
Ya ( Sodyum bikarbonat, gliserin*, Hidratlanmış slikat, sorbitol, tetrasodyum pirofosfat, PEG-6, PEG-32, Sodyum laurilsülfat, Aroma*, selüloz gum, Sodyum florid, Sodyum sakkarin, cl77891, Cl58000, Titanyum dioksit, kalsiyom glukonat, formaldehit, tri sodyum fosfat, dikalsiyum fosfat dihidrat, mono floro fosfat…) nerelere konuyor biliyor musun? Bilmiyorsun… Neyse, kafanı şişirmiyeyim.. Böyle yüzlerce katkı maddesi var. Bunların bir kısmı kesin zararlı, bir kısmı, domuzlardan aktarmalı… Bir kısmı zararsız (Şimdilik) ..
Peki bu maddeler nelere konuyor , bir de onun listesine bakalım: Bebek maması, bisküvi, cipsler, ciklet, çikolata , şekerleme, diş macunu, dondurma, ekmek , gazoz, hamur kabartma tozu, hazır çorba, hazır kek, jöle, kahve kreması, ketçap, kola, krem şanti, lokum, margarin, mayonez, mısır gevreği, nektar, pasta, puding, ton balığı, toz meyve içecekleri, tuz , yoğurt..
Bunların hepsinde katkı maddeleri var… Hangisinin zararlı hangisinin , zararsız olduğunu anlatan yazıların, bu yiyecek içeceklerin üzerinde yazılması gerekiyor ama, öylesine küçük yazıyla yazıyorlar ki, okumaya imkan yok…
Yarı resmi, yarı ayan beyan zehirleniyoruz… İnsanları doğru dürüst bilinçlendiren hiçbir kurum yok… Üstelik bilinçlendirmeye çalışanları da tehdit ediyorlar… Hayatımız öyle de, böyle de tehlikede… Atın ölümü arpadan mı olsun; yoksa Bedri Baykam gibi mi … Görüyor musunuz.. Hiçbir şeyi eleştiremiyorsunuz… Bıçağın ucu bağrınızda…
Kapitalistler, dış ortaklarıyla birlikte bu işlerin sanayini kurdular… İşin hilesini onlardan öğrendiler. Onların ülkesinde yasak, bizde serbest… Üstelik bütün bu zehirli maddeleri de o Emperyalist ülkelerden satın alıyoruz… Dünyanın parasını vererek…
Şimdi anlıyor musunuz , onlar niye zengin, bizler fakir.. Çünkü bunlar okulda okutulmuyor.. Bunları kendin keşfediyorsun… Biraz bilinçlendin mi, bağrıp çağırmaya başladın mı… Ondan sonra da canın Allaha emanet… Öyle de böyle de … Bu arada bu işlerde büyük paralar dönüyor… Onu da bilmiş olun…
Hadi kalın sağlıcakla… diyeceğim ama… Zor dostum zor… Sağlıkla kalmak zor… Git bir karaciğerine, böbreklerine baktır… Çoktan iflas etmiş olabilir… Allah yardım etsin…
Ama … Ben kalendermeşrebim, zehirli, zehirsiz aramam … diyorsan; onu da sen bilirsin.. Kendi düşen ağlamaz. Kendi kanser olan… Bu kez, kendisi otacıların eline düşer… Bir de onlar sağarlar seni… Ver dostum ver… yan dostum yan… Sen ne zaman akıllanacaksın, ha..?