- Kategori
- İlişkiler
İnsan ilişkileri okulu

Net'ten
Ağlamakla gülümsemek arası bakışlarda üzüntüden öte bir şeyler yakalıyorum ama ne olduğunu bulamıyorum.
“Geçmiş olsun hastanızın nesi var” türündeki muhabbete girmeyi engelleyen bir durum olduğunu anlıyorum. Bunu fazla da önemsemeden etrafa bakıyorum.
Hastane özlenir mi? Kim özler?
Kurucusunun özlemiş olacağını düşünüyorum. Önceleri karşılaşırdık. Dediklerine göre hep dolaşırmış. Şimdi artık değil koridorlarında dolaşmak görmek bile mümkün değilken özlememiş olabilir mi?
İnsan emek verdiği her şeyi hem çok seviyor hem de çok özlüyor.
Yanımdaki kadını unutmuşken ona doğru gelen başka bir kadının söylediklerine verdiği cevap nedeniyle dikkatim yine kadına yöneliyor.
“Oğlumu görmeden gitmem, herkes yanında bir tek ben yanında olamıyorum” sözleri dökülüyor dudaklarından beraberinde gözyaşlarıyla.
Konuşmaların devamında en çok tekrarlanan cümle bu oluyor.
Kim engeldi bilinmez oğlunu görmesine ama karışık bir hikaye olduğu belli oluyordu.
Geçmişte yaşanan olumsuz ilişkiler bir hastane koridorunda gündeme gelmişti demek. Konuşmalardan iki kadın arasında geçmişe ait bir hesaplaşma olduğu anlaşılıyordu. Kapıda bekleyeni de çoktu hastanın.
Özlem, kırgınlık, kızgınlık bir aradaydı dudaklarından dökülen sözcüklerde.
Yönetilmesi en zor alandır insan ilişkileri, ne okulu vardır ne kitabı.
İnsan en çok çevresindeki insanlarla yaşadıklarından mutlu olurken, en büyük mutsuzluğunu da en yakınındaki insanlarla yaşadıklarında hissediyor. Ve mutluluklar kısa mutsuzluklar ise çook uzun sürüyor? Yoksa bize mi öyle geliyor.
Bu kadar derinden mi yaralıyor bizi en yakınlarımız .
Tekrar düşünüyorum insan ilişkileri okulu olsa!!!
Öğrenebilir miyiz çıkarsız, karşılıksız sevmeyi ?
Öğrenebilir miyiz hoşgörülü olmayı?
Yoksa hep kalır mıyız bir üst sınıfa geçemeden?
*
Ekim 2011 / Kurşun