- Kategori
- Gündelik Yaşam
İnsan manzaraları
Ne gariptir insan psikolojisi; kızgınlık, öfke, hırs, beleşçilik, arzular, kendini ispatlama arzusu daha bir sürü nitelik ilave edilebilir.
Öyle insanlar tanıdım ki; bazen kızdım, bazen şaşırdım, bazen ders aldım ve bazen de kendimle gurur duydum.
Biliyor musunuz, erkeklerin egolarını nelerdir?
Peki bir gecekondu semtinde okumuş belli bir seviyeye gelip o semtten çıkıp şimdi gündem de siteler var ya; oraya yerleşmiş ancak o aldığı gecekondu kültürünü bırakamamış insanların egoları nelerdir?
Yada bir kadın; hep kıt kanaat bir yaşam sürmüş, sonrasında evlenmiş yada evlendirilmiş ancak hep gözü yukarılarda olan bir kadın neler yapabilir bilir misiniz?
Dedim ya öyle kozmopolit bir yerde yaşadım ki çeşit çeşit yurdum insanı tanıma fırsatım oldu. Garip olan ise bunların hepsinin buluştuğu ortak payda ise PARA, ÇIKARLAR, KARİYER, BİR YERE AİT OLMA DUYGUSU. Ve hatta bir koltuğa sahip olma.
Bazen dedim ki kendi kendime demek böyle olunca insan kazanıyor bir yerlere geliyor. Peki boş bir insan bir yere gelse ne olur ki? Kültür ayrı, diploma ayrı bir şey. Görgü başka, mevki başka bir şeydir.
Kaybolan hayatlar, dağılan yuvalar, bir yerlere getirildikten sonra bırakıldıklarında yitip giden hayatlar. Aslında bunların hepsi insanın canını çok acıtıyor.
Neden mi? Siz en alttan bir insanı alıyor onu allıyor pulluyorsunuz; kendini bir şey sanmaya başlıyor. Cebine para koyuyor, altına araba veriyor; isminin arkasına bey ya da hanım ibaresini ekliyorsunuz. Ali Efendi oluyor size Ali Bey. Vay be diyor ben neymişim sarhoş olmaya başlıyor mu. İşte tehlike buradan sonra başlıyor. Hazmedemiyor normal olarak; o bey yaptığınız yada hanım yaptığınız önce tepenize çıkıyor sonra arkanızı döndüğünüzde sizi eleştirmeye başlıyor ve akabinde aman oda kimmm demeye kadar ilerliyor. Ve siz ne yapıyorsunuz onu aldığınız yere geri bırakıyorsunuz. Peki bitiyor mu? belki sizin için bitiyor bitmez ya neyse. Çünkü bir hayatı, aileyi, yaşamlarını alt üst ediyorsunuz. Ne geldiği yere geri dönüp Ali Efendi olabiliyor nede Ali Bey olarak bir başka yerde hayatını sürdürebiliyor. Kaldı mı arafta!! Peki bunu gördüğünüzde siz rahat ediyor musunuz?
Bence herkes ait olduğu yerde ve ait olduğu kültürde kalmalı. Zorlamamalı, kendini rezil etmemeli.
Ve en önemlisi kimsenin hayatıyla oynanmamalı. Onların zaaflarını, korkularını, muhtaçlıklarını kullanmamalı.
İnsan olmak çok zordur. Hele hele insan kalabilmek çok daha zordur. İnsanlığımızı kaybetmeyelim, insanlığımızı kirletmeyelim ve de asla müsaade etmeyelim. Hayatımız bizim ve kimsenin oyuncağı değil.
Hiç kimse kendi egosu için hayatlar üzerine oyun kurmasın ve kimsede bu oyunlara dahil olmasın.