- Kategori
- Deneme
İnsan nedensiz, neyi niçin özlediğini bilmeden, tanımadan özleyebilir mi?
İnsan nedensiz, neyi niçin özlediğini bilmeden, tanımadan özleyebilir mi? Bu bilgi gibi, bilgi öğrenilmez insanın içindedir, sadece keşfedilir, özlemekte ona benziyor, bilmediğini sandığı şeyi hatırlar insan, bildiğini ve özlediğini keşfeder. İçine dalar, gezinir, seyreder etrafını…göreceği manzaraları merakla bekler…özler, bekler, yaşar, hisseder..
Hissetmediğin bir şeyi özleyebilir misin?
Özlediğin bir şeyi bilmek zorunda mısın?
Bilmeden özleyemez misin?
Vazgeçebildiğin bir şeyi özleyebilir misin?
Özlediğin bir şeyden vazgeçebilir misin ?
İnsan nedensiz, neyi niçin özlediğini bilmeden, tanımadan özleyebilir mi? Bu bilgi gibi, bilgi öğrenilmez insanın içindedir, sadece keşfedilir, özlemekte ona benziyor, bilmediğini sandığı şeyi hatırlar insan, bildiğini ve özlediğini keşfeder. İçine dalar, gezinir, seyreder etrafını…göreceği manzaraları merakla bekler…özler, bekler, yaşar, hisseder.
Özlemek derinden gelen, özlemek önlenemez, özlemek başka.
İnsan ki, kendini hep engelliyor, kendine engel, kendine taş…Kendini özgür bırakamıyor. Korkular mı üşüşen üstüne yada endişeler mi, kaygılar mı, acabalar mı, yada lar mı, belkiler mi? Nedir üstüne üşüsen ve onu rahat özlemekten bile alıkoyan…Sonra teker teker yakalamaya çalışıyor onları, havada yakalayıp öldürdüğü bir sinek gibi öldürmeye çalışıyor. Öldürsün ki, havası temizlensin rahatça özleyebilsin.
Neyi özlersin? Neden özlersin ? Açıklayabilir misin? Sanmıyorum..
Çok seviyorum dersin özlersin, çok acı çekiyorum dersin özlersin, çok uzak dersin özlersin, çok yakın ama uzak dersin özlersin, bir hayal kurarsın ve özlersin, bir ev görürsün özlersin, bir çocuk görürsün özlersin, çok aşığım dersin özlersin, çok kızgınım dersin kavga edersin sonra özlersin…neyi, niçin özlersin?
Açıklayabilir misin ? Sanmıyorum, sen bile bilmiyorsun çünkü…bilmiyoruz biz tüm bunların nedenini.
Özlemek hayatın içinde, özlemek kalbin içinde, özlemek beynin içinde, özlemek her anıyla hayatımızın içinde, “an”larımızda, saniyenin onda birinde, saniyenin binde birinde…hiç fark etmediniz mi? Bilmenize, tanımanıza, yada yaşamış olmanıza, görmenize, duymanıza gerek yok. Sadece hissetmeniz yeter.
Hatırlarsınız, kendi içinizde gerçekte bildiğiniz ama unuttuğunuz bir şeyi, fark eder ve özlersiniz. Özlemekten vazgeçemez insan kendinden vazgeçmedikçe…Kendi olduğu sürece, bir kalp ve ruh taşıdığı sürece herhangi bir anda herhangi bir şekilde bir şeyleri hep özleyecek. Özlemekten vazgeçebiliyorsan, o zaten özlemek değildir.