- Kategori
- Aşk - Evlilik
Internet aşıklarının radyo tiyatrosu:)

İnsanın içinin sıkıntısı dışına yansır mı? Yansır elbette, yüzünden okunur hatta... Yüzüne bakan anlar beyazlığından, gözlerinin ferinin kaçmışlığından nasılda kötü bir gününde olduğunu... İşte böyle bir gündü o günde... İşten çıkıp otobüse bindim ve herkese zaman zaman gelen bu sıkıntı halinin geçmesini bekledim. Beklerken de boş durmadım tabi, arkamda oturan çifte kulak misafiri oldum. İstesemde istemesemde duyuyordum, bari iyice dinliyim dedim. Bölük pörçük duyup sonra kafamda birleştirmeye çalışacağıma, tamamını dinliyim de, zaten sıkkın olan canımı daha fazla sıkmıyım diye düşündüm. Valla iyi de etmişim.
Önce memleketlerinden, ailelerinden, okullarından falan bahsettiler kısaca. Sonra konu en can alıcı noktalardan birine geldi. Burçlar:) Burçlardan sonra hangi takımların tutulduğundan falan bahsedildi. Bir an kendimi sanki okuduğum bir kitabın filmine gitmişim gibi hissettim. Konuları, gülüşmeleri, birbirini çaktırmadan övmeleri falan biliyordum. Sadece yönetmen biraz farklı yorumlamıştı bu filmi, daha doğrusu benimki filmden çok radyo tiyatrosuna benziyordu çünkü onları daha görmemiştim. Ben de bunların aşağı yukarı aynısını yaşamıştım. Eminim ki bu durumun aynısını çok kez yaşayanlarımızda vardır. İlk kez buluşma durumu... Çok kez yaşayanlara bir sözüm yok yanlış anlaşılmasın, onlarınki sadece aradığını bulamama hali... Peki acaba aşağı yukarı bu aynı konuşmaların geçtiği ilk buluşmada ne arıyoruz? Karşımızdakinden ne bekliyoruz? Bizimle aynı takımı tutmasını ya da anlaşabileceğimiz bir burçtan olmasını mı? Bunu tam olarak bilmiyorum ama bir teorim var. Bence 'Gözümüzün tutmasını bekliyoruz' kısaca. O anda hayal gücümüzü çalıştırıyoruz. Nasıl bir sevgili, hatta nasıl bir eş olabileceğini kestirmeye çalışıyoruz. Bu arada içgüdülerimizden de yardım alıyoruz tabi. Hepimiz önyargılarda bulunuyoruz hayata karşı, karşımızdakilere karşı... Belki acımasızca bir tavır ama yapıcak bir şey yok, zaten şöyle etraflıca bir düşününce hayatın kendisi de adaletsiz değil mi? Bakıyoruz ve hemen yargılıyoruz. Bazen de geçer not veriyoruz yani diyoruz ki 'Evet buldum bundan iyi baba olur:)'
Ben bunları düşünürken bizim çift gülüşmeye başladı,çocuk dedi ki 'Zaten bildiğimiz şeyleri neden tekrar konuşuyoruz?' Baya afallmıştım iyice kulak kabarttım. Bu arada da kafamda senoryalar üretiyorum; evliler ve romantik bir oyun oynuyorlar, yıldönümleri heralde vs. Sonra herşey kızın 'Ama o farklı, yüzyüze olmak farklı' cevabıyla aydınlandı. Çok uzun süre internette buluşan aşıkların sanal olmayan ilk buluşmasıydı bu:) Ve inecekleri durak geldi, kalkıp öylece gittiler. Hayatımın yarım saatlikte olsa bir parçası olduklarını farketmeden... Hayatınızın parçası olan ama aslında bunu farketmeyen ne çok insan vardır aslında o da ayrı bir konu ya... Mahalenizde gördüğünüz, örnek aldığınız ağbiler, ablalar... Okulda görüp hoşlandığınız, kantinde karşılaşmaya çalıstığınız platonik aşkınız... Aslında ne kadar içindedirler hayatınızın ama bir o kadar da dışındadırlar, yerleri neresidir bir türlü kestiremezsiniz... Onlara uygun gördüğünüz yer ya hep az gelir keşkelere sebep olur, ya da fazla gelir derin üzüntüler yaratır..
Dikkatimi çeken başka bişey daha oldu bu çiftimizde söylemeden geçemiyeceğim, kız 1,70 boylarında yaşına göre baya irice tatlı bir kızdı. Çocukta tam tersi 1,50 boylarında zafiyet geçiriyormus gİbi zayıftı. Nasıl da birbirlerine yakışmıyorlardı anlatamam. Hani iki gönül bir olsun ben buna bir şey demiyorum. Şekilci biri değilim. Ben başka bir yere dikkat çekmeye çalısyorum. Acaba internette değil de başka bir yerde tanışmış olsalardı, yine de sevgili olurlar mıydı? İnternet aşkları daha mı gerçek, daha mı önyargısız oluyor? İnsanlar birbirlerinin ruhunu, önyargılara takılıp kalmadan daha mı çabuk görebiliyorlar? Ben görmeden aşık olınamıyacağı fikrini savunan biri olarak bunları sorgulamaya başladım. Gözümle görmesem inanmıycam ama gözümle gördüm işte, birbirlerine aşık aşık bakıyorlardı. Önceden ben 'Sanal arkadaşlık olabilir ama sanal aşk asla' derdim... Acaba doğru muyum diye düşünüyorum artık...Yani siz söyleyin gözlerime mi inanıyım, kendime mi :)