- Kategori
- Aşk - Evlilik
Yan yana

Nazım Hikmet bir şiirinde " Bana mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin? " diye sorar ya ressam arkadaşı Abidin Dino’ ya; o soruyu bana sorsa tereddütsüz “ evet ” derdim. Evet yapabilirim. Ama resim yeteneğim yok ne yazık ki… O yüzden resmi çizmenin yerine nasıl bir resim olması gerektiğini tarif ederdim ben de.
Şöyle bir resim: Yan yana duran insanlar... Bir yatağa uzanmış, birinin başı ötekinin omuzuna yaslanmış, gözleri kapalı çiftler… Birbirinden emin, varlığını o anlığına da olsa ötekine teslim etmişler…
Bir dalda ya da bir saçak ucunda yan duran bir çift kuş... Yavrusunu emziren herhangi bir memeli. Bir bankta diz dize oturmuş birbirlerinin gözlerinin içine baka baka konuşan iki âşık. Tatlı bir sohbet tutturmuş yan yana yürüyen iki arkadaş. Bir poşetin içindeki iki ekmek. Uykudan yeni uyanmış bir çift mahmur göz. İçi gülen bir çift göz. Okulda ya da askerlikte bir fotoğraf makinesine acemice poz veren iki iyi arkadaş. Bir nikâh masasında memurun beylik sorularına yanıt veren çiftler. Sabah kalkıp aynı okula giden yakın yaşlardaki iki kardeş.
Yan yana durma estetik bir figürdür. Bir dengeyi, eşitliği ve yakınlığı simgeler. Bir paylaşımı anlatır. Bir işbölümünde kendi görevlerini ve sorumluluklarını bilen birimlerin işbirliğinin göstergesidir. Sağ ve sol kolumuz gibi; bacaklarımız gibi; beynimizin farklı işlevleri ahenkle yerine getiren iki yarım küresi gibi…
İyi görüntü vermektir yan yana durmak; simetriktir. "Bir"de eksik olanın tamamlanmasıdır. Tek başına "bir" olanın "iki" iken dörtle çarpılmasıdır. Birbirini üretmektir.
Bir çoğalma potansiyelidir; berekettir. Bir çift kadın göğsüdür; sıcak, besleyici; korktuğun zaman sığınabileceğin güvenli bir aralık.
Nüanstır yan yana durmak. Birbirinin özdeşi gibi duran iki şeyin aralarındaki çok zor fark edilen benzemezliktir. Sağ elin sol elden güçlü olması gibi. Sağ ayağın sol ayaktan büyük olması gibi. Birbirinin tıpkısı gibi görünen gözlerin birbirinden farklı büyüklükte olması gibi. Yana yana duran iki insanın aynı zamanda iki farklı evreni temsil etmesi gibi.
Yan yana durmak mutluluktur. Mutluluk yan yana durmaktır. Üşürken ötekinin sıcaklığıyla ısınmak; öteki bunalmışken kendi serinliğine ferahlatmaktır…
Yazılı olmayan, kuralsız, üzerinde hiç konuşulmamış bir anlaşmadır yana durmak.
En çok da tesadüftür yan yana durmak. Dahi bir matematikçinin bir tek kendisinin bildiği formüllere göre düzenlediği sonsuz karmaşıklıkta bir tesadüf…