​ İntihar / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Şubat '10

 
Kategori
Güncel
 

İntihar

Bilindiği gibi , dinimizdeki en büyük günahlardan biri insanların kendi yaşamlarına son vermeleridir.

Buna rağmen bugünkü bir gazetede aynı sayfada Türkiye nin farklı bölgelerinden gelen 3 intiharı birden görünce açıkça etkilendim. Geçen gün olan, subayımızın intiharının üzerine bunlarda eklendi.

Burada bir etkilenme olabileceğinden kuşku duymaktayım. Şöyle ki; İntihar eden üst düzey subay açıkça bir komploya kurban gitmiş ve böyle bir kişiliğin (ki o albay bir lider konumundadır) kurtuluş için bu kadar korkunç bir yolu seçmesi, belki de toplumda, en azından bu intihar edenlerin bir kesiminde bu korkunç etkileşimi doğurmuş olabilir. Çünkü Türk toplumu bu kadar iyi yetişmiş bir üst düzey subayının, bu kadar meşru görünen, onur intiharından mutlaka etkilenmiştir. Bu etkilenenler arasında da intihar eğilimli insanlar da mutlaka vardır. Dilerim bunun arkası da gelmez.

Daha önceki yazılarımdan birkaçında da belirttiğim gibi ülkemizde vahşi kuralların egemen olduğu maalesef bir gerçektir. Sanki vahşi bir ormanda yaşıyoruz. Gücü yeten, yetene... kaldı ki vahşi hayvanlar bunların yaptığını yapmaz. Onlar acıkmadıkça hiçbir hayvana saldırmaz. En önemlisi vahşi hayvanlar, açıkça saldırır, sinsice planlar yaparak, arkadan, kalleşçe saldırmaz.

Düşünün ki birisi veya birileri internete muhtemelen iftira içerikli bir video koyuyor kaldı ki bu video gerçek bile olsa bir şey ifade etmez ve bu video haftalarca internette kalıyor. Herkesin gözü önünde bu şerefli subayımızın onuru ile oynanıyor. Muhtemelen bu intihar olmasa hala bu gösteri devam edecekti.

Belki de karşıdaki iç veya dış gizli bir örgüt ve kişilik yapısı nedeniyle bu rahmetli albay bilinçli olarak seçildi. Ve olay oluştu. Böylece diğer askerlerimize bir korku verilmek isteniyor. TSK nin sindirilmeye çalışma oyununun bir uzantısı mı? Burada birçok senaryo üretilebilir. Muhtemelen böyle bir oyun var. Bu takdirdr bunun bir suikastten ne farkı olur.

Ve hiçbir makam veya görevli yok ki bu durumu denetlesin, müdahale edebilsin, olayı izlesin, olaydan haberi olsun. Bunu yapan kişiler hala ortada da yok. Bu kadar sahipsizlik olur mu?

Bu yapılan sizce önemli bir suç oluşturmuyor mu?

Özellikle Türk askerinin, onuruna şerefine olan düşkünlüğü ortada iken, planlı ve bilinçli yapılan bu komplonun bir öldürmeye teşebbüsten farkı var mı? Bunun hesabı sorulmayacak mı?

Bence bu olay, sonuna kadar araştırılmalı. Aynı bir cinayet araştırması gibi peşi bırakılmamalı. Gereken önem mutlaka verilmeli. Eğer eksiklik varsa bu tür suçlarla ilgili yasal düzenleme ve en ağır bir şekilde ceza düzenlemesi yapılmalı. Ortaya çıkan bu sonuç bu tür komploların nelere yol açabileceği konusunda örnek olmalı.

Buradan 3 sonuç çıkabilir.

1-Olay doğru ve bireysel olarak, çekemeyen biri veya birilerinin düzenlediği bir plan. Böyle bir sonuç beklenmiyor ama bu bir cevap olmamalı. Bence bu az bir olasılık.

2-Olay iftira ve bireysel olarak biri veya birilerinin eski bir hınçlarının sonucu yaptıkları bir düzen

3- Birtakım iç veya dış güçlerin, böyle bir olay olsun veya olmasın, belki de Genel Kurmay Başkanının bahsettiği asimetrik savaşın bir parçası olarak yaptığı bir düzen. Eğer bu doğruysa Türk Silahlı Kuvvetlerinin sindirilmesi planının bir uzantısı olma olasılığı yüksek.

Her şartta mutlaka araştırılmalı. Bu araştırmaya, sadece polis değil, MİT, Askeri istihbarat da mutlaka dahil olmalı. Çözebilecek en üst düzeyde uzmanlar görevlendirilmeli.

Böyle bir örgüt işi olmasa bile bu sahada ileride işlenebilecek suçlar için örnek olacak bir soruşturma yapılmalı. Suçluların cezalandırılması da mutlaka verilebilecek en büyük ceza olarak düzenlenmeli.

Örgüt işi ise zaten bu örgüte aynı Mahir kaynak Hocanın bahsettiği gibi ağır bir cevap verilmelidir. Bu şerefli subayımızın kanı yerde kalmamalıdır. Kaldı ki herhangi bir insan olması da hiçbirşey ifade etmez.

Kötü niyetlilere şöyle bir mesaj mutlaka gitmeli "Böyle bir suç asla cezasız kalmayacaktır."

 
Toplam blog
: 94
: 313
Kayıt tarihi
: 23.06.09
 
 

1958 Nisan İstanbul doğumluyum. Ama tatiller dışında İstanbul'da uzun süreli yaşamadım. 1975 yılı..