- Kategori
- Şiir
İntihar

Yaşamak, güzel şey yaşamak
Hele bir de umutluysa…
Yaşamayı severim.
Ama insan bir umutsuzluğa kapılmışsa,
Gün be gün eriyorsa,
Hiçbir şeyden çare bulamıyorsa,
Hayatı dört duvar arasındaysa,
Tanrının müebbetle cezalandırdığı bir mahkumsa,
Yürüyemiyor, bir evin içinde ellerinin yardımıyla gidip geliyorsa,
Hayalleri hayal olmuşsa,
İstediği yere gidemiyor, herkes gibi eğlenemiyorsa,
Yaşıtlarının evlenip çoluk çocuğa karışmasına karşın o hâlâ yalnızsa,
Her gün sarılıp yatacağı bir yâri,
dudaklarını dudaklarında hissedeceği bir sevgilisi,
sesiyle konuşmasıyla mest olacağı bir anlamı,
karşılıklı şarap içeceği bir maşuğu yoksa
O hayatı yaşamanın ne anlamı olur ki?
İntihar günahmış, hem de büyük günahlardanmış,
Tanrı öyle diyesiymiş,
Onun verdiği canı yalnız o alırmış.
Sanki çaresiz bir insanın yaşaması kolaymış gibi…
Tanrım sana seslenirim:
İntiharı kimse keyfinden etmez,
eğer intihar edeni cennetine sokmayacaksan,
sokmazsan sokma, derim.
Eğer intihar edeni cehennemine atacaksan,
o zaman da ben seni tanımıyorum.
İntihar edenin hayatı cehennem olmuştur ki
hayatını sonlandırma yolunu seçmiştir.
Cehennem üstüne cehennem olmaz, bu acizliktir;
acizliği sana yakıştıramam.
Tanrım!
Çaresizlik ne kötü…
Yaşamayı ne kadar çok sevsem de,
galiba benim sonumda intihar olacaktır.
Umutsuzluk ve çaresizlik insana her şeyi yaptırır.
-Mustafa Yıldırım