​ Irak üzerine / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ocak '07

 
Kategori
Siyaset
 

Irak üzerine

Irak üzerine
 

Irak konusu bence son zamanlarda insanlığın yaptığı en büyük hatalardan biridir. Hata derken bazı kesimlerin bu hatayı bilerek yaptığını düşünmekten de kendimi alamıyorum. Bu bilerek "hata" yapan kesimlerin yanında bu "hata"yı engelleyemeyen kesimler de suçludur. Son zamanlarda ülkemizde Erdoğan tarafında sıkça gündeme getirilen Irak konusunda bence birçok suçlu var: Zaten asılmış olan Saddam, temsilciler meclisi ve senato seçimlerini kaybederek cezalandırılan Bush, zamanında konuya yeterince dahil olmayan Türkiye'nin de içinde bulunduğu komşu ülkeler ve de birleşip tek bir görüş sunamayan Batı Avrupa ülkeleri...

Saddam ve Baas rejimi ülkenin bu noktaya gelmesinde ilk suçlu olarak görülebilir. Öncelikle Saddam kimdir diye bakıldığında sicilinde Lübnan'da CIA tarafından yetiştirlemenin var olduğunu görüyoruz. Evet Saddam ABD'nin bir çok ülkenin başına maddi ve diğer desteklerle geçirdiği ve karşılığında ise kendine destek vermesini beklediği diktatörlerlerden sadece biriydi. Pinochet ve Evren bunun Türk halkı taradından bilinen diğer örnekleridir. Bu diktatörün Amerika ve müttefiklerine ülkesinin sahip olduğu zengin doğal kaynakları satmak dışında başka amaçları da vardı. Bu nedenle ABD Irak konusunda bir hata yapmış oldu. Görevinin ilk yıllarında Amerika'nın desteğiyle güçlü bir orduya sahip olan Irak, İran'a İslam devriminin yayılmasını önleme bahanesiyle savaş açtı. Ama asıl savaş nedenleri Amerikan'ın İran karşısında piyon araması ve Saddam'ın megaloman isteği Arap dünyasının en büyük gücü haline gelmekti. Sadece bu iki neden uğruna (8 sene süren savaş sonunda sınır değişmedi.) 1 milyon insan öldü. Saddam'ın megoloman kişiliğine ağır bir darbe vurulmuştu ve bunu petrol zengini ve savaş sırasında borçlandığı Kuveyt'i işgal ederek onarmak istedi ama bu sefer ABD yanında değil bizzat karşısındaydı. Baba Bush akıllı bir hamleyle durumu fazla zorlamadı ve işgali önlemekle yetindi. Bu sırada Irak Saddam tarafından nasıl yönetiliyordu? Halkının vergisine ihtiayacı olmayan ve petrol-doğalgaz gelirleriyle geçinen bir çok devlet (İran, Libya, Türkmenistan, Suudi Arabistan vb.) gibi Irak'ta da halkın refah seviyesini geliştirmek için herhangi bir hamle de bulunulmadı. Kürtler ve Şiiler Halepçik katliamı gibi korku öğeleriyle, Sünniler ise yönetimde bazı kademelere getirilip ordan rant sağlatılarak susturuldu. Vergi gelirlerine ihtiyacı olmadığı için Saddam ülkesinde kendine kaşı çıkabiliecek bir orta sınıf yaratmadı ve halkı için değil kendi istekleri için devleti yönetti. Eğer Arap dünyasında önemli bir üç olmak istiyorduysa diğer Araplar'ın yapmadığı şeyleri yapıp Sanayi ve Ticarete ve dolayısıyla insana yatırım yapıp petrol ve dış destek harici bir güce kavuşması gerekirdi. Saddam bunu göremedi ya da görmek istemedi. Böyle bir diktatörün yönetimindeki Irak zaman geçtikçe kötüye gitti ve ABD'nin onlara en büyük kötülüğü yapmasına hazır hale geldiler. Tabii ki Saddam'ın düşüşü sevindirici bir olay olmalıydı ama daha sonraki yılların daha fazla kaos getirmesi bu sevinci engelledi.

George W. Bush'un Irak konusundaki kabahatleri saymakla bitmeyecektir. Herşeyin başında kitle imha silahı olmayan bir ülkeyi, kitle imha silahları olduğu gerekçesiyle vurmak ve hatta işgal etmek hoş görülecek bir olay değil. Daha sonrasında da ABD'nin dünyadaki tek güç olarak gördüğünün kanıdı BM kararı çıkmamasına rağmen işgali gerçekleştirmesinden anlaşılıyor. Bir de bu kadar çok uzman danışmanı olan bir yönetim nasıl oldu da Irak istikrarı sağlayamayacağı gerçeğini göremedi sorusu akla takılıyor. Eğer bu kadar çok savaş'ı (Irak ve Somali şu anda) petrol uğruna açıyorlarsa bence savaş teknolojilerine harcadıkları parayla alternatif enerji kaynaklarını araştırmaları daha mantıklı olacaktır. Ki bence eğer Bush Texas ve Lousiana'daki petrol zenginlerini değil de halkının görüşünü dinliyor olsaydı bu dediğimi yapardı. Şu anda kendi halkının karşısına geçip daha fazla asker göndermeye karar vermesi de demokrasi ile bağdaştırılamayacak bir davranış.

 
Toplam blog
: 5
: 661
Kayıt tarihi
: 25.01.07
 
 

Amerika'nin Vermont eyaletinde Middlebury College'da ekonomi okuyorum. Robert Kolej 2007 mezunuyum...