- Kategori
- Felsefe
İroni

" Söylenen sözleri söylememek için çabalardı dilim.
Ve kaçardım geceleri karanlığın gizleyici merhametiyle.
Gözden kaçan o kadar çok ayrıntı vardı ki kuytularda. Her biri beni
beklerdi gülümsemek için. Şimdi farklı birisi olduğumu düşünüyorsunuzdur. Oysa ki diğerlerinden çok uzun ya da kısa, yetenekli yahut başarısız değildim, ne çok güzel ne de çok çirkin...
Hiç bir farkım yoktu beridekilerden. Yeri geldiğinde hayvanlaşan bir
ruha ve hiç sebebi yokken kırdığım kalplerle dolu bir hayata
sahibim.
Yaptığım hatalar herkesin yapabileceği hatalardandı. Hatta suçumu
hafifletebilmek için bunlardan
yararlanırdım. Belki de yararlanırken iyi niyetleri yaralardım
ya, kimin umrunda?
Hayatın yaraladığı bizleri, bizi görmeden suçlamayın!
Hiç geceleri -ama en karanlık, en soğuk olan geceleri- kaldırımda
sabahlayanları seyrettiniz mi?
Çok yakınımıza gelmeniz gerekmez. Uzaktan da olsa selam verdiniz mi?
Bir borçluymuş, suçluymuş gibi değil; bir insanmış gibi baktınız mı
bizlere?
Anlamaya çalıştınız mı soğuktaki açlığın verdiği vahşeti?
Sıcak çorbanızda bizlerin soluklarını iliklerinize işlediniz
mi? Hatırladınız mı bizleri?
Kocaman bir çikolatanın hayaliyle süslenen gecelerimizin, gerçekte
küçücük bir çikolatayla çok daha büyük bir sevince neden olacağını
aklınıza getirdiniz mi?
Bizleri mutlu edecek olanın çikolata değil, sevgi olduğunu
düşünemedik. Üzgünüz ama bizler bize birer çikolata verene bedenimizi
sattık.
Her gece bir çok sahte kahkahalarla göz yaşlarımızı kuruttuk."
Doğrulukla gerçeklik bu kadar çelişirken hangi kavramı tutmak doğru olur sizce?
Nihan Aydin