​ İş hayatında sustukça yükselenler ile konuştukça değişim yaratanlar / İş Yaşamı - Kariyer / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Nisan '07

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
 

İş hayatında sustukça yükselenler ile konuştukça değişim yaratanlar

İş hayatında sustukça yükselenler ile konuştukça değişim yaratanlar
 

Büyüdükçe susmayı öğrenir insan ve öğrendiklerini de susarak uygular.

Gerekli gereksiz konuşmalarımız küçük yaşta başlar, her şeyi sorarız kendimizden büyük uzun cümleler kurar küçükten al haberi dedirtiriz. Sonra birileri karşımıza çıkar ve daha az konuşmayı öğrenmeye başlarız. Sessizlik arar büyüklerimiz, sessizlik onların sesleri ile dolacaktır. Çocuklarımız ne zaman konuşacak, ilk kelimesi ne olacak diye beklerken çok değil bir iki yıl sonra uzun yıllar sürecek bir sessizliği onlardan beklemeye başlarız.

Konuşmayı susmayla birlikte öğreniriz aslında, biraz büyür aile dışından da birileri bu öğretme sürecine dahil olur, sessizliği erdem olarak gösterirler, itiraz etmek ise kendini bilmezlik, toyluktur.

Üniversiteye gideriz, bir çok konuşanlar bir de hiç konuşmayanları görürüz, genelde biz çok konuşmayan, siyasilerin hedefi , çoğunluğuzdur. Çok konuşanlar ise hem düşündüklerinin en iyisi olduğunu belirtir hem de hakir görürler bizleri.

Sonra iş hayatına gireriz. Bir bakarız ki konuşmayan, sessiz olan çoğunluklar terfiler alıyor. İnanamamaya başlarız. Gördükçe, ben bunlar gibi sessiz olamam deriz ve daha da yalnızlaşır ve sessizleşiriz.

Aramızdan birileri çıkar bazı şeylere itiraz eder, insanlar onlara ‘profesyonel değil, konuyu uzattın ama sen de’ derler, oysa bişeyler değişsin istemiştir. Bir problemi masaya yatırmaya kalkar, bir bakar ki karşısında yükselmeyi bekleyen sessizler konuşmaya başlar , konuşmalar ise hep aynıdır. Böyle düşünme, duygularınla hareket etme, sakinleş, dolaylı da olsa sessizleş derler.

Sonra bir kitap ya da dergi alır okuruz, yazarlar çizerler, yaşanan başarı hikayeleri bambaşka söylüyordur. Biz çevremizde sessiz olanların farklı rtik dışı yöntemlerle yükseldiğini görürüz ve demek daha ilerlemem için benim de böyle yapmam gerek deriz. Oysa bu etrafımızdakiler sadece bizim görebildiklerimizdir, çok daha iyi ve yukarda olanları ise göremeyiz, Ama okuruz;

Okuruz ki, Başarının öncesinde terk edilmelerin, uykusuz gecelerin, yanlış yoldasın denmeler yaşandığını.
Başarısız olanlar başarıya bir adım kala vazgeçtiğini.
Okuduğumuz başarı hikayelerinde insanların vazgeçmediğini.
Yeniden yapılanma süreçleri, birilerinin itirazları ile başladığını.
Sessizleştirenlerin hayallerimizi de alıp götürdüğünü, başarıyı yakalayanların ise kimin sözünü dinleyeceklerini iyi bildiklerini
yaşama tutkusu olanların, hayallerini, sessizleştirenlere karşı koruduklarını. Sonuna kadar sesizliği bozmak için mücadele edenleri, hayatlarını bir serüvene çevirenlerin çok olduğunu
Göze alanları, tutkularını izleyenleri, doğrularını uygulamaya koyanları ve bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasına karşı binlerce yılana dokunanların var olduğunu

Başarıya ulaşanların zamanında dinlenmediğini Ve hatırlarız ki susarak yükselenlerin bizi dinlemediklerini buna karşı başarıya ulaşanların başkalarının düşüncelerine çok değer verdiklerini

Duyarız ki bazıları bulunduğu ortamı kabullendiğini, bazıları çekip gittiğini, bazılarının ise şekillendirdiğini

Anlarız ki; Her yaşanan değişimin, öncesinde birilerinin sadece düşüncesi olduğunu

Hissederiz ki, Kolay olmayacağını ve devam etmemiz gerektiğini.

 
Toplam blog
: 35
: 761
Kayıt tarihi
: 05.11.06
 
 

Merhaba, yazmak en büyük hayalim değil ancak yazdıklarım üzerinde uzun zamandır düşündüğüm ve art..