​ İş yeri rüküşleri / İş Yaşamı - Kariyer / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Haziran '07

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
 

İş yeri rüküşleri

İş yeri rüküşleri
 

Yaz günü magazin ekiplerinin parti, organizasyon, konser, sahil dolaşıp da ünlüler arasında kim şık kim rüküş gezinmesine ve boşuna ter dökmesine hiç gerek yok artık. Programlarının devamlılığı için yeni mekanlar bulmaları gerektiğini düşünüyor, ünlüleri seyretmekten zaten sıkıldık, konu ile ilgili ünsüzler yeni malzeme olabilir şeklinde küçük bir tüyo vermek istiyorum.

Mesela programa renk katmak isteyen magazin programcısı arkadaşlara yeni mekan olarak öncelikle iş yerlerini önerebilirim. Kamerasını kapıp gelen son derece iyi işler çıkarabilir aslında. Özellikle bayan çalışanların iş yerlerinde rüküşlük yarışı yaz aylarında inanılmaz boyutlara erişebiliyor.

Maaşlı çalışan, gelir düzeyi belli olan bu arkadaşlarımız gördükleri dergilerden, izledikleri programlardan inanılmaz etkilenip modayı takip etme ama tatbik etme yerini bilememe konusunda bir kargaşa yaşayıp göz zevkini ve de iş ortamını bozan inanılmaz şaheserler dökebiliyor ortaya.

Kendine sosyal ortam yaratamaması nedeni ile tek uygulama mekanı olarak gördüğü iş yerine son dönemin modası parmak arası veya her türlü terlikle gelen, kendini güney sahillerinde sosyetik hanımlardan biri sanıp şilebezi veya tülbentten tasarlanmış elbise giyen, tayt moda diye elbisesinin altına dantellisini bile uygulayan, penye t-shirt altında çiçekli böcekli, fırfırlı etek işe gelenler var. Askılı, baskılı, boyundan bağlı penyeler, fosforik renkler ve de göbeği açıkta bırakan bluzlar da cabası.

Erkeklerde gömlekle, kravatla tanışamayanlar var. Kravatı geçtik, gömlek giymesini gerektirmeyen bir ofis çalışanı olduğunu savunup, illa da t-shirt giymekte ayak direten var. Erkek giyim modası Allah'tan uygulamada kısıtlı olduğu için zevkimizin yerle bir edilmesi de belli bir sınırda kalıyor. Çok şükür!

Israrla iş için plaj, sayfiye, piknik alanı gibi mekanları çağrıştıran kombinler seçilip, kuruma yakışır halden çıkılıyor. Aslında kişiler kendi inatları yüzünden saygınlığını da kaybediyor ama farkında olamıyor. Dikkate alınmıyorum gibi endişelerin sebebinin aslında dikkati bozmasından kaynaklandığını görmek istemiyor. Kimi stajyer bile nasıl görünmesi gerektiğini bilirken, uzun süredir çalışan yeni gelene örnek bile olamıyor.

Maalesef bazı iş yerleri kurumsal olmak için danışman firmalarına para dökmeye devam ederken, kıyafet konusunda bile ortak düşünemediğin personelle kurumsallaşma ile ilgili nereye varacağın konusunda görünen köy kılavuz istemiyor. Kafa patlatıp metrelerce yazılan yönetmelikler, gazetelerin insan kaynakları eklerinde her sene temcit pilavı gibi işlenen kıyafet prosedürü bile kimseye fayda etmiyor.

Söylediğim bazı kıyafetlerin kullanabilineceği farklı sektördeki iş yerlerini tenzih etmeyi de unutmak istemiyorum. Oralarda da konsept dışına çıkıp ortama beklenmeyen bir ciddiyet katmak gereksiz bir şekilcilik olacaktır mutlaka.

Fakat sözüm genel olan meclisten içeri. İş yeri giyiminde işin kolayı bilirkişilerce belirlenmişken, kimseden moda tasarımcısı gibi yaratıcı olması beklenmezken nedir bu inat çözemiyorum.

Unutmamak gerek ki; modayı takip ettiğini sanarak haftanın rüküşü, dikkat çekeni, uçuğu, kaçığı, uygunsuzu olmak yerine bulunulan mekanın amacına uygun kıyafet seçimi kişinin öncelikle kendi zevkini sonra işine, çalışma arkadaşlarına ve ilişki içinde olduğu diğer kişilere olan saygısının en büyük göstergesi oluyor. Zevkli olmak için korkulduğu gibi çok paralar dökülmesi de gerekmiyor. Bin şükür bu memlekette her keseye uygun üretim yapılabiliyor.

 
Toplam blog
: 118
: 1607
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

Bir fikirden bir başka fikre, gerçeği bulana kadar bir halden başka bir hale geçip duruyorum. İncede..