- Kategori
- Gündelik Yaşam
İş yerinde kahvaltı
Kahvaltının önemini bilirsiniz. Uzmanlar da ısrarla kahvaltı yapılmasını öneriyorlar. Hele benim gibi sürekli hap kullananlar için de zorunlu.
Kahvaltı konusunda da ev hanımı olan eşimle epey bir süre önce tartışma yaşamıştık. İşe kahvaltı yapmadan gidiyor, simit, pohaça, tost ve bazen de çorba ile hallediyordum. Bir gün internette gezinirken mini bir buzdolabı gözüme ilişti, o anda acaba diye düşünceler başladı. Bu minik soğutucuyu alsam, içine kahvaltılıklar koysam nasıl olur? Kısa bir muhasebeden sonra siparişi verdim. Bir iki günde elimdeydi. Toptan biraz büyük, kırmızı renkte sevimli mi sevimli bir soğutucum olmuştu. Hemen şarküteriden 200, 250 gramlık kahvaltılıklar aldım ve dolabıma koydum. Ertesi sabah fırından küçük bir ekmek aldım ve kahvaltı tabağımı hazırladım, çaycıya telefon edip duble çay istedim. Dairenin kullanılmayan odasına geçtim ve kahvaltımı yaptım, sonra da haplarımı aldım. Bu durumu eşime henüz söylemedim. Artık sabah mışıl mışıl uyuyabilir, benim için sakıncası kalmadı. Minik dolabımı odamda yan masanın altına koydum, odaya giren de göremiyor.
İnsan mecburiyet karşısında sorunlara çözüm bulabiliyor. Kahvaltıdan söz ederken yumurta olayımı da anlatmak isterim. Ben rafadan yumurtanın biraz koyu halini severim. Ama sağolsun bizim hanım her seferinde taş gibi katı yumurta haşlıyor. Yine internette gezinirken yumurta haşlama aletini gördüm, hemen sipariş verdim. Eşim yine kızdı bu alete. Ölçülerini ayarladım, her seferinde tam kıvamında rafadan yumurta pişirmeye başladım, hafta sonları tabi. Eşim bu yararlı alete bir gün dahi elini sürmedi, kendisi bilir.
Demokrasilerde olduğu gibi yaşamda da çareler tükenmiyor değil mi?