IŞİD'in kafasına vurduk, HDP'nin karnı ağrıdı! / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Temmuz '15

 
Kategori
Güncel
 

IŞİD'in kafasına vurduk, HDP'nin karnı ağrıdı!

IŞİD'in kafasına vurduk, HDP'nin karnı ağrıdı!
 

Son yıllarda ve özellikle de son günlerde gelişen olaylarla ilgili yapılan yorumları izliyorum da, eğer bunlar ihanet değilse gaflet ve dalaletin ta kendisidir.

Aslında IŞİD'in kobani'ye saldırmasıyla kırılmalar ve algı operasyonları başladı. Görünüşte HDP ve PKK ile bir ilgileri olmayan sözde tarafsız ve objektif bazı köşe yazarları Türkiye'yi yargısız infaz ettiler. Hemen yanıbaşlarında amcaları, dayıları, halaları, teyzeleri IŞİD tarafından doğranırken nasıl olur da Türkiye yardıma koşmaz diye yaygarayı kopardılar. Öyle bir hava yaydılar ki, sanki Kobani'de büyük bir katliam yaşanıyor, Türk Hükümeti de bunu keyifle seyrediyordu! Oluşturulan bu olumsuz algıyı değiştirmek amacıyla Türk ordusunun Kobani'ye gönderilme ihtimali karşısında telaşa kapılan YPG hemen "Biz Türk ordusunu istemiyoruz, gelirse karşı koyarız" açıklamasını yaptı. Bu düşmanca tavıra rağmen Türkiye sınıra gelen bütün Kobanilileri misafir etti, en iyi şekilde ağırladı.

Türkiye bununla da kalmadı, Kobani'yi kurtarmak için Peşmergelerin Türk topraklarından geçip Kobani'ye gitmelerine önayak oldu. Barzani, Kobani'nin kurtarılmasında Türkiyenin katkılarından övgüyle bahsederken, YPG ve HDP cenahından Türkiye aleyhine açıklamalar eksik olmadı.

Amerikan ordusuna 'eyvallah', Türk ordusuna 'tukaka'!

Şimdilerde 'Cici Çocuk' olarak ilan edilen Selahattin Demirtaş'ın çağrısıyla 6-7 Ekim olayları yaşandı.

Bu düşmanca tutum karşısında Türkiye'nin PYD-YPG'yi tehdit olarak görmesinden daha doğal bir şey olabilir miydi?

Denize düşen yılana sarılırmış... Sözüm ona YPG'liler denize düşmüşler, IŞİD onları kıtır kıtır doğruyor ama yine de yılan olarak gördükleri Türkiye'ye sarılmıyorlar!

Sonrası malum... Amerika'nın silah desteği ve havadan yaptığı bombardımanlarla YPG IŞİD'e karşı üstünlük sağlamaya başladı. En son YPG Telabyad'ı ele geçirdi. Ve yaptığı ilk iş de etnik temizliğe girişerek Arap ve Türkleri dışarı atmak oldu.

Buradan gerçek niyetlerini anlayabiliyoruz. Türk ordusundan yardım almış olsalardı böyle bir şeye cesaret edebilirler miydi?

Aslında sorulacak daha pek çok soru bulunuyor. IŞİD'in yumurtadan çıkar gibi aniden doğması, çok kısa bir zamanda bu kadar güçlenmesi,  görünüşte bütün dünya ona karşı iken bu kadar silahı kolayca bulması, IŞİD'in oluşacak tepkiyi öngörebilecek durumdaykan durup dururken birden Kobani'ye saldırması, Irak ve Suriye'de çok daha vahim olaylar, insanlık trajedileri yaşanırken Kobani'nin bir anda dünya gündemine oturtulması, YPG'nin IŞİD belasına karşı cengaver olarak ilan edilmesi, çağdaş özgürlük savaşçısı olarak gösterilmesi hep üzerinde durulması gereken konulardır. 

Bu konular ekranlarda tartışılırken yukarıda bahsettiğim o bazı köşe yazarları, yorumcular hemen devreye giriyorlar: "Ama onlar IŞİD, kafa kesiyorlar kafa", "YPG ile IŞİD'i nasıl aynı kefeye koyabilirsiniz?",  "YPG, topraklarını savunmaktan başka bir şey düşünmüyor" diyorlar.

Tıpkı Batılı yazarlar gibi YPG'yi yere göğe sığdıramıyorlar. Öyle bir hava yayıyorlar ki, YPG sadece kendi ulusunu, kendi topraklarını değil; bütün insanlığı kurtarıyor gibi!

YPG PKK ilişkisi sorulunca da utangaç bir tavırla: "Nereden çıkarıyorsunuz?"

Bugün baktığımızda Amerikanın icra ettiği hava saldırılarının neredeyse tamamının YPG güçlerine yardım amacıyla yapıldığı görülmektedir.

YPG'nin Kuzey Suriye'de gerçekleştirdiği bu kahramanlık hikâyesinin Türkiye'nin Güneydoğusunda psikolojik yansımasının olması pek tabiidir. Milliyetçilik duygularının kabarması, PYD'ye dolayısıyla PKK'ya sempatinin artması kaçınılmazdır.

HDP'nin ve Kandil'in ayaklarının yere değmemesi bu yüzdendir.

Asırlık bir projenin adım adım uygulamaya konduğunu düşünmek, fazla septisist bir durum olmasa gerek.

Bu projede ne idüğü ve ne olacağı belirsiz IŞİD'in üstlendiği tarihi rolü yadsıyamayız.

Antitezi olmayan bir tezin anlamı ve önemi olamazdı.

Onun içindir ki, birileri IŞİD'e ne kadar şükretseler azdır. IŞİD birileri için adeta velinimettir.

Onun içindir ki, amansız IŞİD düşmanlığı altında sonsuz bir şükran duygusunun yatması pek muhtemeldir.

Onun içindir ki, bir taraftan IŞİD'i yok etmek için var gücüyle çalışırken diğer taraftan da nihai amaca ulaşana kadar büyük bir ihtimamla IŞİD'i yaşatmaya çalışılmalıdır.

YPG varlığını IŞİD'e borçludur.

İşte bu yüzdendir ki Türkiye'nin IŞİD'e saldırması bütün hesapları alt üst etmiş, hayalleri yeniden kursaklarda bırakmıştır.

IŞİD gerçekten baş belası bir düşman olsaydı, nereden gelirse gelsin, ona yapılacak her saldırıdan, ona verilecek her zarardan memnunluk duyulması gerekirdi.

Oysa tam tersi oldu. Kaygıyla karışık büyük bir üzüntüyle HDP'den açıklama geldi...

IŞİD'e karşı yapılan operasyonun zamanlamasını manidar bulan HDP Grup Başkan Vekili İdris Baluken, "Hem yurt içinde hem yurt dışında IŞİD ile oluşan algının yarattığı baskıdan kurtulmak, Kürtlerin Rojova'da kazanımlarını engellemek ve tampon bölge tartışmalarını gündeme getirip bunu oluşturmanın zeminini hazırlamaya yönelik bir operasyon olarak değerlendiriyorum" dedi.

Demek ki...

IŞİD'in kafasına vurduk, HDP'nin karnı ağrıdı!

Sanki tek organizma gibiler...

Bir turnusol kağıdı gibi açığa çıktılar.

Umarım yukarıda bahsettiğim köşe yazarları da bu olaydan ders çıkarırlar ve PYD-PKK romantizminden vazgeçerler.

25.07.2015

Hasan Basri Özgen

 
Toplam blog
: 337
: 4184
Kayıt tarihi
: 03.08.07
 
 

Hukukçuyum... Hukukun üstünlüğünün ve hukukçunun saygınlığının ülkemde gelişmesini ve kalıcı olma..