​ Işığı gördüm… / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Şubat '12

 
Kategori
Siyaset
 

Işığı gördüm…

Işığı gördüm…
 

Maymun gözünü açtı sonunda. Tünelin ucunda ışık göründü.

Işığı gördüm diyorum; tilili* çek tilili…

Oysa onların kaderine karanlık yazılmış gibiydi. Ayaklarının altında kum, üzerlerinde karanlık vardı. Kumun altında petrol denizi, onlarında kaderinde yine karanlık vardı. Halbuki kumun altında petrol, o kumların üzerindeki herkesi aydınlıklara taşımaya yetecek kadar değerli bir enerji kaynağıydı. Fakat ne hikmetse, onların yaşadığı karanlığın sebebi oldu.

Elbette Ortadoğu’dan, Ortadoğu’nun mazlum halklarının büyük uyanışından söz ediyoruz. Dünyanın, çölün kumlarıyla sınırlı ufuklarından ibaret olmadığını artık onlarda görebiliyor. Ufuklarını daraltan, hayatlarını karartan diktatörleri yıkmak için bir bir ayağa kalkıyorlar. Ortadoğu’nun mazlum halkları özgürlük ve demokrasi istiyor. Ne kadar ilginç; nesiller süren bu karanlığın sona ermesi için, bir tek kıvılcım yeterliymiş.

Bu anlatım tarzını çok hamasi bulmuş olabilirsiniz. Ancak belirtelim ki; bu bir çok yazarın, hatta hükümetin resmi dili.

Neyse devam edelim. Diktatörler ya ardına bakmadan kaçıyor, ya da yakalanıp sokak ortasında linç ediliyor. Avrupa tilili çekiyor, Obama tilili…

Görünüşe bakılırsa; sırada Suriye’nin başındaki eli kanlı diktatör Beşar Esad var. Esad’ın gittikçe artan azgınlıkları, sonunun yaklaştığının işareti gibi. Sormadan edemiyoruz; bir insan kendi halkına karşı nasıl bu kadar acımasız olur ‘kardeşim’..?

Beşar Esad’ın zorbalıklarından Avrupa’da ziyadesiyle rahatsız. Suriye halkının çektiği acıları kendi yüreklerinde hissedip, kahroluyorlar. Hatta Esad’ı devirebilmek için Türk ordusuna misyonlar biçiliyor. Zaten Türk Başbakan’ı da Suriye’li muhaliflere her türlü desteği vermekte tereddüt göstermiyor.

İsrail bile, sırf  Ortadoğu’ya demokrasi gelsin diye her türlü restimizi sineye çekiyor, Türk halkı tilili…

Aslında Nato istiyor diye, Suriye rejimini yıkmaya yönelik bu oyunda Türkiye’nin rol alması bizce büyük bir hatadır.

Tamam; Beşar Esad diktatörün teki, elbette biliyorum. Zaten onun babası da öyleydi. Lakin Türkiye için zaman, Esad’ı devirmek için ziyan edilemeyecek kadar değerli.

Unutmuş olamazsınız ya canım. Ne demişti Condoleezza Rice; “22 ülkenin sınırları değişecek.” Üstelik hatırlayacağınız gibi o ülkelerden biriside Türkiye. Biz önce kendimizi düşünmek durumundayız. Öyleyse kendi üstümüze düşeni yapıp, yeni anayasayı bir an önce çıkartalım ki, en sona kalmayalım.

Mevcut anayasa kaldırdığınızda göreceksiniz ki; o anayasa Türkiye’nin önündeki bir tüneli kapamakta. Dikkatlice bakarsanız tünelin ucunda ışık göreceksiniz.

Şimdi sessiz olun, çok sessiz; uzaklardan bir tilili işiteceksiniz…

…………….

Tilili*: Coşkulu anlarda ortaya konan bir haykırış sesi.

 
Toplam blog
: 57
: 1683
Kayıt tarihi
: 29.05.08
 
 

21/12/1966 doğumlu olup Mersin Meslek Yüksek okulu İşletme bölümü mezunuyum. Bir deri firmasında ..