- Kategori
- Dostluk
Işığım'a...

Öncelikle heyecanla gelişine...
Sonrasında sabırla bekleyişine...
Ardından o çocukça, o alel acele, o delişmen gidişine...
Her şeyden çok ve her şeydan fazla; hayatıma kattığın o özel, o yeri dolmaz, tarif olunmaz, o aramakla rastlanmaz sımsıcak dokunuşuna...yürek dolusu teşekkür ederim, sana...
Işığım!...
Varlığına, koşul gütmeyen duruşuna, karşılıksız sevişine, beni "ben halimle"olduğum gibi kabul edişine , her şeyden çok ve her şeyden öte; benimle her şartta, herkese ve her şeye rağmen bunca yıldır omuz omuza kalışına...yürek dolusu teşekkür ederim, sana...
Dostluk mihenk taşına konur mu? Ayarını anlamak için, bu taş ölçü olur mu?
Sanmam can...Onu ölçebilecek tek kavram: belliki de sadece, " zaman" ...
Yegane sınayıcı işte bu beş harfli kelime...
Gün oldu, dostluk; aşk ile yoğruldu...
Gün oldu, kılıçtan keskin, buzdan soğuk kelimelerle vuruldu...
Gün oldu, dostlar ayrılıkla savruldu...
Gün oldu, can canayken çaresiz yakınlıkla kavruldu...
Ama o, ama bu olduuu.. nihayetinde yıl yıla yoldaş olupta, geçip giderken zaman.. öte yandan da her şeyi bu günki aslına kavuşturdu...
Işığım!
Yolumda ilk rehberim...
Aksim...
Sen... kanımdan olmayan tek canım; iyi ki varsın, iyi ki hayatımdasın, iyi ki sensin...
Sevgi ve ışıkla,
Ayna
29 Kasım 2007