​ Işık, ışık, daha çok ışık / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Temmuz '09

 
Kategori
Siyaset
 

Işık, ışık, daha çok ışık

Işık, ışık, daha çok ışık
 

aydınlık ve karanlık


“Işık biraz daha ışık” Gothe’nin ölüm döşeğinde söylediği son sözdü.
Hatta bir seferinde dağların arkasına kaymakta olan güneş için de “batarken bile büyük” demişti...

Filozofların düşündüren sözleri hayatı daha kolay anlamamızı kolaylaştırıyor çoğu zaman...

Hayatımızda aydınlığın öneminin ne kadar farkındayız? Aydınlık dediğimiz şey tepeden tabana doğru yayılan ya da tabandan tepeye doğru tırmanan mı?
Yoksa, doğadaki tüm oluşumları yönlendiren “enerji” dediğimiz yapıcı veya yıkıcı unsuru içeren gölge bırakmayan aydınlıkları mı algılıyoruz ?

İçinde yaşadığımız ve sıradan olmayan günlerde, aydınlık sandığımız öyle karanlıklar var ki sinsice içimize sızan ; önce yaşanan tüm gerçekleri yok eden , “bellekler içerisine sızdırdıkları yalanlarla, sahip olduğumuz ortak değerleri, ilkeleri, bağlı olduğumuz gelenek ve görenekleri, kültürümüzü ve tarihimizi, hepsini adeta bir “laser etkisiyle” yakıp yıkanlar, insanımızı sinsice “bireyselizm karanlığına” da mahkum etmiştir.
Sonucunda da , kendimizi bir “al-ver” düzeni içerisinde bulmuş, bir girdaba kapılmış gidiyoruz.
Yaşıyor muyuz farkında bile değiliz..Ya da farkında olmadan yaşıyoruz..

Oysa, etrafımızı görünür kılan bir gerçek aydınlık varsa eğer, birçok şeyin farkında olabiliriz ancak.
Etrafımızı karanlıkta saklayanlara inat elinizde bir lambayla dolaşıyorsanız ve tüm güzellikleri aydınlatmak ve görünür hale getirmek için bir fitil yakmışsanız, unutmayın ki kendinizi de görünür hale getimişsiniz demektir.
Dolayısıyle, karanlığın hüküm sürmesi için birileri sizi de lambanızı da söndürmek için çaba gösterebilir
.
Aydınlanmanın püf noktası işte burada başlar. Tüm lambaların aydınlanması için bir fitili ateşleme fikri var olduktan sonra söndürme telaşında olanların yarattığı rüzgar aydınlığın büyümesine sebep olacak alevlendirmeyi de beraberinde getirecektir..

Onun için durmak yok, yılmak yok, hele de, hedef daha çok ışıksa, hiç durmadan yola devam edeceğiz.

Kasvetli bir karanlığın tam da ortasında olan bir dünyanın da ortasında bir yerlerdeyiz..
Etrafta elinde cılız lambalar taşıyan nicelerinin yarattığı güvensizlik duyguları arasında kaybolup, buldukları ve aydınlık sandıkları her yansımaya doğru yönelme gayreti içerisinde ve telaşında ne yaptıklarını bilmez bir haldedirler. Onları kapıldıkları akıntıdan kurtarmak için de daha çok ışığa ihtiyacımız olduğunu da unutmamalıyız.

Aksi halde hep birlikte karanlıkta istikameti bulmamız ya da ilerlememiz mümkün olamaz. Karanlıkta ilerlersek eğer birbirimizden ayrılıp kaybolma şansımız cok fazla. Ama aydınlıkta ve birlikte hareket edersek, hedefe hep birlikte, birbirimizden kopmadan ve kaybolmadan ilerleriz.
Çünkü karanlıkta umutlarınız da sizi yok eder. Umutlar aydınlık olmadan yaşayamaz...Soğuk düşüncelerin ortasında üşür vaziyette kalakalmaktır, karanlıkta kalmak ..
Sokak arası sızan her ışığa doğru bakıp da nere gideceğini bilmememektir..Hedefsiz, cesaresiz ve amaçsız hiç birşey başarılı olmaz..

Dolayısıyle, bir şeyi yapabilmek için enerji, bilgi ve zaman gerekir. Doğanın kuralları vardır. Hangi varlık en kısa zamanda en ekonomik bir yapı oluşturursa, enerji o varlığa doğru akıyor.

Varlıklar birleştikleri oranda daha güçlü olurlar ve bir rahatlamaya kavuşurlar.

Çok sayıda insanın birleşebilmesi ise, onların doğadaki birleştirici kuvvet unsurunun nasıl oluştuğunu, nelere bağlı olarak gerçekleştiğini, vs. bilmesi ile mümkündür.
Doğadaki her oluşum karşılıklı olarak birbiriyle bağımlıdır dolayısıyle de hiçbir şey çevresinden bağımsız oluşup gelişemez.

Karanlık ve boş bir sokakta ve de yalnız düşünerek yürümeye daha fazla devam edemeyiz.

Çok güçlü bir aydınlık yaratmak için hepimiz bir kıvılcım olmalıyız..

”<ı>Ben Yanmasam, Sen Yanmasan, Biz Yanmasak, <ı><ı>Nasıl Çıkar Karanlıklar Aydınlığa?”dediği gibi Nazım Hikmet’in...

Sen, ben, O yerine, “BİZ” olamazsak eğer “karanlıklar çıkar mı ki aydınlığa?”

Sen yeni bir “sen” olmalısın,
Ben de yeni bir “ben” olmalıyım artık..

Yeniden, yepyeni ve dipdiri bir “BİZ” olmalıyız..

Hep birlikte ve el ele, aydınlanıp aydınlatmalıyız ....

Emine Sütcü

22 Temmuz 2009

 
Toplam blog
: 62
: 707
Kayıt tarihi
: 18.11.08
 
 

1962 dogumluyum. Doğu Akdeniz Üniversitesi mezunu bilgisayar programcısıyım. Mesleğim gereği birçok ..