​ İşkenceye sessiz kalma / Haber / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mayıs '08

 
Kategori
Haber
 

İşkenceye sessiz kalma

İşkenceye sessiz kalma
 

-İşkence!
-Utancın ta kendisidir.
-Ve derin bir toplumsal yaradır.
-Her zaman tartışılır.
-Her zaman sorulur.
-İşkencenin nasıl önleneceğine dair sorular.
-Ama bir arpa boyu yol alınamaz.
-İşkence!
-Bir dramdır.
-Ve mutlaka işkencenin önüne geçilecek adımlar atılmalıdır.

* * * * *

-Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığından bir yazı yayınlanmış.
-Bu yazının içeriğine göre…
-“İl ve İlçe insan hakları kurulları polis ve jandarma karakollarını, sivil toplum örgütleriyle birlikte, bildirimsiz olarak denetleyebilirler.”
-Yukarıdaki cümle ekseninde, işkence ile yeni bir mücadele stratejisi geliştirilmiş olduğunu görüyoruz.
-Ve İl ve İlçe insan hakları kurullarının, sivil toplum örgütlerini denetimlere davet etmesi gerekiyor.
-Ve tez elden iş birliği içerisine girmesi gerekiyor.

* * * * *

-Peki, bu yönde atılmış olan bir adım işkence sorununu çözer mi?
-Aslında işkence ile mücadeleye yönelik her adım olumludur.
-Ve kesinlikle desteklenmelidir.
-Sorunu çözmez.
-Ama atılan her adımın, en azından bir nebzede olsa caydırıcı özelliği vardır diye düşünüyorum.
-Ve bu tip toplumsal yaraların denetim hakları, kesinlikle, sivil toplum örgütlerine bırakılmalıdır.
-Toplum gönüllü olarak bu tip alanlarda mücadele vermelidir.
-Aksi halde devlet bürokrasisinin zırvadan denetimleri ile işkence sorunu kesinlikle çözümlenemez.

* * * * *

-Bu noktada başka sorularda gündeme gelmiyor değil.
-Örneğin; işkence yapan kamu görevlileri tespit edildiğinde, ne tür bir cezai yaptırımla karşı karşıya kalacak?
-Denetimleri yapan sivil toplum kuruluşlarının bu yönde verecekleri raporlar ne ölçüde yetkili organlar tarafından dikkate alınacak?
-Çünkü bizde en has davranışlardan birisidir, yetkili kurulların, devletin namusunu kurtarmak adına yaşanan olayları örtbas etmesi.
-Bu sebeptendir ki işkence konusunda tespit edilecek bulguların, medya desteği ile sıkı bir takibe alınması gerekir.
-İşkence yapanın cezalandırılması konusunda, tüm sivil toplum örgütlerinin seferber olması gerekir.
-Ve işkence yapanın suçunun sabitleşmesi durumunda, görevinden alınması şarttır.
-Aksi halde atılan adımların ayakları havada kalır.

* * * * *

-İnsan Hakları Derneği Başkanı Hüsnü Öndül konu hakkında şu şekilde görüşlerini bildirmiş.
-“İşkencenin önlenebilmesi için sivil denetim şarttır. Gözaltındaki kişinin doktoru karakolda muayene yapabilmelidir. İşkenceyi tespit edebilmek için gözaltı merkezinin her yanına ulaşabilme kolaylığı sağlanmalıdır. İşkencenin yapıldığına dair bulguların tespiti halinde durumun kamuoyuna açıklanması gerekmektedir. Sivil izleme kamuya açıklamayı içermediği sürece bir anlam ifade etmez. İşkencenin tespiti halinde ve suçüstü durumunda Başbakanlık veya İçişleri Bakanlığı polise yargı süreci sonuçlanıncaya kadar görevden el çektirecek mi? Şayet polis görevine devam edecekse mücadelenin bir anlamı kalmıyor. Yargı sürecinin uzun yıllara yayılması beraberinde zaman aşımını getiriyor ve sonuçta işkence yapan polis beraat edebiliyor.”
-Buradan da anlaşıldığı üzere salt bir yazı yazmakla ve sivil toplum kuruluşlarını bu konuda izlemeye davet etmekle bir takım sorunlar hallolmuyor.
-Aynı zamanda diğer konularında düzene ve sisteme girmesi gerekiyor.
-Aksi halde, işkence, yapanın yanına kâr kalıyor.

 
Toplam blog
: 1509
: 1145
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..