- Kategori
- Güncel
İşkenceyle aklı dengesi bozumuştu..

Zaman aşımı nedeniyle 12 Eylülcüler, yani Kenan Evren'ler yargılanmaları mümkün olmasa da, Referandum'un kabülü ile Anayasa'nın geçici 15. Maddesi'nin kaldırılmasıyla darbecilere suç duyurusunda bulunulması ve İstanbul Savcılığı tarafından Evren ve arkadaşları için inceleme başlatılması bile yetti.
Otuz yıl önce yönetime el koyan, başta Kenan Evren'in gazetelerde boy-boy resimlerini görürken, bugün Evren ve arkadaşları'nın yargılanmaları için gazete manşetlerine taşınıp resimlerin yayımlanması sevindirici durumdur..
Evet, zaman aşımı nedeniyle belki de yargılanamayacaklardır ama en azından topluma; hiç bir şey'in karşılıksız kalmayacağı bağlamında mesaj verilmesi bile yeterlidir bana göre..
"Zülm eden zalim, mutlaka bir gün cezasını bulur", "Yaptığı yanına kar kalmaz".. gibi bazı sözler vardır halk dilinde, bilirsiniz..Kenan Evren'e "cuk"! diye oturdu bu sözler..
"O günün şartları" diye nitelenebilir belki bazılarına göre ama idam edilen ve işgencelerden ölen gencecik insanların sayılarına baktıkça içim daralıyor, lanetlemek geliyor içimden 12 Eylülcülere.. O günün şartlarını oluşturan da kendileri oldukları için iki kere lanetliyorum içimden..
Bir çoğunun, sonradan suçsuzlukları ortaya çıktığı halde alelacele idam edilmeleri çok acı.. Üstelik eşitlik sağlansın diye bir "sağdan, bir soldan" mış.!
Bu kadar mı vicdansızlık olur Allahım? Ömür boyu hapsetmek neyine yetmediydi Sayın Evren?
"Herkes bedel öder" demiştik. Darbe yargıçlardan biri, bir kaç ay önce yemek borusuna ekmek kırıntısı kaçtığı için boğularak öldüğü haberini hepimiz okuduk. Yine, ismini hatırlayamayacağım, o dönemin bir başka yargıcın lenf kanseri sebebiyle konuşma yeteneğini kaybettiği ve sorulan sorulara yazılı olarak cevapladığı haberini de izlemişsinizdir..
12 Eylül öncesi dönemde, anlamsız ve sonucun istenildiği gibi sonlanamayacağı öngörüsünde bulunduğumdan dolayı öğrencilik yıllarımda siyasal yaklaşımım sadece sempatizanlıkta kaldıydı..Herhangi bir soruşturma veya yargılanma gibi bir şey ile karşılaşmadım, ama bu demek değildir ki, infaz edilen idamlara ve işkencelere duyarsız kalayım..
Yakın arkadaşımın 12 Eylül'de yaşadığı işkence sonrası durumunu ve altı yıl önce yaşamına veda edişi aklıma geldikçe darbecilere daha çok lanet yağdırması geliyor insanın.. İşkence nedeniyle aklı dengesi bozulup, yaşama doymadan, henüz kırkında bir gencin dünyadan ayrılışını bir düşünürmüsünüz sevgili okurlar?
Lanet olsun Evren'e, lanet olsun darbelere.!
Elbette ki darbelerin sonunu Erdoğan getirmiş olmuyor bu referandumla birlikte. Darbeleri sistem getiriyor ve sistem bitiriyor. Kapital sistem, darbe ortamını sevmez.. Bu nedenle darbe ortamları kendiliğinden bitmiştir..