- Kategori
- Kişisel Gelişim
İslam ve felsefe

Düşünen Adam
Değerli Okuyucular;
Felsefe Yunanca '' philos '' ( Sevgi ) ve '' Sofia '' ( Hikmet ) kelimelerinden türemiştir. Diğer manada '' hikmet sevgisi '' anlamına gelir.
İnsanların bir konu üzerinde akıl ve mantık yolu ile yaptıkları araştırmalarından elde ettikleri sonuçtur. Her şeyin aslını aramak, niçin var olduğunu sorgulamaktır. Bu ilim ile meşgul olanların hem ruh, hem de fen bilgilerinde çok geniş bir bilgiye sahip olması gerekmektedir. Mesela , bir matematği, bir fizilk gibi ilimleri iyi bilmesi gerekir. Fakat bir insan, ne kadar ilim sahibi olursa olsun, olaylar hakkında yanlış düşünebilir veyahut yaptığı araştırmalardan yanlış sonuçlar çıkartır. O zaman , madem yanlışlıklar çıkacağı belli ise, demek ki felsefe hiçbir zaman kesin sonuçlar vermez. Son yazdıklarımı akıl süzgecinden geçiririniz.
Bu ilmin bir de zıddı vardır.Konu üzerinde araştırma yapmak demek, 1 den fazla olan çeşitliliği karşılaştırmak demektir. Bu çeşitlilikler, zamanla değişebildiği için hiçbir zaman kesinlik taşımaz.
Halbuki yüce dinimizde, nasslar ise kesindir, tartışılamaz. Her çağada gelen felsefi düşünürler, kendinden öncekilerin görüşlerini ya birçoğunu veyahut tamamını reddettiler. Yunan felsefi düşünürlerinden Aristo ve Eflatun, kendilerinden sonra gelen felsefi düşünürlerin üzerindeki etkileri daha uzun sürdü.
Günümüzdeki felsefeyi, Fransız felsevi düşünür olan Descartes ile İngiliz felsevi düşünürü Bacon tarafından kurulduğu kabul edilir. Düşünürler içinde, Aristo, Sokrat,Eflatun, Epikuros, Decart, Bacon, İbn Rüşd, Karl Marx, August, Hegel, Kant ve diğer adlarını unutmuş olduklarım olabilir, en ünlüleridir. Bunların, hiçbiri yanlışsız bir sistem kuramamıştır.
Düşünürler; inançları bakımında 3 gruba ayrılır.
Bunlar, DEHRİYYUN ( Yüce yaratıcıyı inkar ederler. Bu alemin yaratıcısı yoktur derler ). TABİYYECİLER ( Bunlarda derlerki, evet bir yaratıcı var, lakin tekrar dirilmek yok, ahiret yok derler ). İLAHİYYUN ( Bunlarda, Allah Teala tarafından gelen Peygamberlere iman etmezler. Aynı zamanda, bedenen ile tekrar dirilmeyede inanmazlar ). Bu durum Kur'an Kerime elbette ters düşmektedir. Çünkü, Kuran Kerim de ayetler ile sabittir, Kıyamet, Yeniden Diriliş, Sorgu ve Hesap vardır. Bundan dolayı günümüzde bu akımları savunan, kimseler aynı zamanda ayetleride inkar etmektedirler.Ayeteler den birini dahi inkar etmek, dinden çıkmaktır. Buna da islam alimleri kafir demektedirler.
İslam dininde Felsefe yoktur. Dinimiz elsefecilerin aradıkları tüm sorulara, Var Oluş, Hakikat, Ahiret, Semavat, gibi ve hatta Adem ( İnsanoğlu ) hakkında çok detaylı bilgiler vermektedir. Hatta, eksik bir bilgi dahi bırakmamıştır. İslam Dini herşeyi açıklamıştır.
Batı dünyası, dinimizdeki tasavvufu, felsefe zannetmiştir. Buyüzden İslam büyüklerine İslam Filozofu demişlerdir. İslam felsefesi tabiride bu yanlışlıktan meydana gelmiştir. İslam felsefesinden bahsedenler, 72 sapık fırka mensuplarıdır. Burada yapılan yanlışlıkların sebebi, Hind, Eski Yunan, Acem felsefi düşünceler karıştırılmış ve Ayeti Kerimeler, nakil esasına göre değilde akıllarına göre açıklanmasının büyük etkisi olmuştur.
Çünkü burada insanoğlu illa akıl demektedir. Halbuki AKIL nakıstır. Zaten kendine yetmiyor.
Büyük alim İmamı Gazali '' Akıl daha kendisinden bile habersizdir. Her şey peygamberlik gerçeğindedir. Bu gerçeğe tutunarak kurtuldum '' demiştir. Felsefede Bergson' a göre '' Akılcılığı yine akıl ile yıktın '' dediklerinde, '' İşte aklın atacağı en son adım, kendi aczini ve hiçliğini anlamasıdır '' demiştir.
Bizim dinimizde, aklı esas alan bir ölçü olmamıştır. Her şey iman esasına dayalıdır. Hadi bana aklınızla Cennet ve Cehennem kavramını anlatın. Anlatamazssınız! Önemli olan, GÖNÜL ile imandır. Çünkü akıl çoğu zaman yanılır. Acabalar ile oyalanır durur.
Gönül gözümüzün açılması dileğile,
Sevgiler,
Ercan Hatipoğlu