16 Kasım '06
- Kategori
- Felsefe
İslam ve gelişme
Dunyadaki İslam ulkesi diyebilecegimiz ulkelerin neredeyse tamaminin geri kalmisligi İslamiyetle geri kalmislik arasinda dogrudan bir baglanti kurulmasini kacinilmaz hale getiriyor. Deniliyor ki İslam dini ulkelerin geri kalmasinin sorumlusudur. Ancak bana gore bu baglanti kismen dogru. Soyle ki; İslam ya da baska bir dinin bir ulkenin gelismislik duzeyine etkisi, o ulke insanlarinin o dini nasil yorumladiklarina ve o dinin insanlarin gunluk yasamlarina, dusunce yapilarina ve yasam felsefelerine ne kadar ve nasil etkide bulunduguna bakilarak degerlendirilmelidir.
Din ozu geregi degisime ve gelismeye acik degildir, butun sorularin yaniti verilmistir, yeni yanitlar aramaya gerek yoktur vb. Acikcasi din, degisimin ve gelisimin onunde engeldir. Ancak gelismis uygarliklar, dinlerin degisime ve gelimeye engel olan unsurlarini "dinde reform" denilen calismalarla, mucadelelerle ayiklamayi basarmislardir. Bilindigi gibi Hristiyanlik ve kilisenin toplum hayatini belirleyen, duzenleyen, toplumu somuren ve ezen yapisi ronesans ve aydinlanma doneminde toplumlarin zorlu ve kanli mucadelesi sayesinde ortadan kaldirilabilmistir. Ki; uygarlik ve gelismede dogunun gerisinde kalan bati toplumlari rönasanstan sonra hizla gelismeye baslamislardir.
İslam toplumlari ise bu reform ve yenilesmenin disinda kaldiklari gibi ayrica İslam dinini yaptiklari gerici yorumlarla ve gelistirdikleri kati bakis acisiyla İslami gelismeye ve degismeye daha direncli bir sekle sokmuslardir. Sonucta İslamiyet baslangictaki oldugundan daha farkli bir sey olmustur ve bu haliyle İslam, toplumlarin uygarlasmalarinin onunde bir engeldir. Bazi İslamci dusunurlerin İslam ulkerindeki carpikliklara, geriliklere bakarak hz. peygamber ve dort halife donemine isaret etmeleri bundandir. İslam dini icinde degisime ve yeniliklere asiri direncli bir yapi olusmustur ve bu yapidan beslenen, toplumlarin geri kalmisligi uzerinden cikar saglayan cok guclu bir kesim mevcuttur, tipki orta cag hristiyanliginda oldugu gibi. İslamda reform cabalarinin cok ciliz kalmasinin belli basli nedeni bu kesim ve kismen de İslamin kendi yapisidir. Cunku İslamiyet gunluk yasama en cok mudahele eden, hayatin her alanini duzenleme iddiasinda bir dindir.
Sonuc olarak İslam toplumlarinin ve de Turkiye'nin gelisip, uygarlasabilmesi icin; dini reformist ve cagdas bir sekilde yorumlayabilmesi ve degistirebilmesi ayrica bu degisimin onundeki en buyuk ve guclu engel olan, din uzerinden somuru yapan, siyaset yapan, gerilik ve cahillikten beslenen kesimlere karsi mucadele etmesi gerekir. Bu mucadele kiliseye karsi yapilirken hic kolay olmamisti, yasamlara mal olmustu, simdi İslam tacirlerine karsi da kolay olmasi beklenemez.