Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Eylül '07

 
Kategori
Güncel
 

İslamın cinsel kitabı

İslamın cinsel kitabı
 

Bugün gerçekten şaşırtıcı bir haber vardı. Haberi duyduğumda ve okuduğumda şaşkınlığı mı gizleyemedim hemen hoş görüşünüze sığınarak sizlerle paylaşmak istedim. .

“Diyanet Vakfı'nın Kocatepe Camii içerisinde düzenlediği "Kitap ve Kültür Fuarı"nda İslam'da Cinsellik adı altında yer yer İslamiyet'e ve bilime aykırı bilgilerin yer aldığı, yer yer ise anlatımı pornografiye kaçan kitaplar sergileniyor.”

Habere göre halkı İslamiyet’in kendi kurallarına göre aydınlatmak istemektedirler. Kısaca şeriatın yavaş yavaş Türkiye’ye getirmek istedikleri oyun budur.

Yavaş yavaş şeriat geliyor diyorum inanan yok. Biz mi yalan söylüyoruz. İşte kanıtı.

http://www.milliyet.com.tr/2007/09/26/son/sontur32.asp

İÇİNDE CİNSELLİK GEÇEN BAZI KİTAPLAR

Diyanet Vakfı'nın düzenlediği ve Kocatepe Camii içerisinde kurulan "Kitap ve Kültür Fuarı"nda pek çok konuda kitap ve CD satılıyor.

Bunlardan "Damat ve Gelin Adayları'na Evlilik Öncesi Cinsel Bilgiler", "Gençliğin Cinsel İmtihanı", "Erkeğin Eşine Sevgisini Artıran 57 İlke", "Gelin Kaynana İlişkileri", "Evliliğimi Nasıl Mutlu Bir Hale Getirebilirim", "Cinsel Mutluluk Rehberi" gibi kitaplar büyük ilgi görüyor.

Özellikle, "Erkeğin Eşine Sevgisini Artıran 57 ilke" isimli kitapta sadece bayanlara "Eşinin sevdiği şeyleri yapmalısın". "Eşinin güzel yanlarını ön plana çıkar", "Endişelenmeyi bırak ki genç kalasın", "Evet kelimesini çok söyle", "Eleştiriden uzak durmalısın", "'Seni hoşnut edinceye kadar uykuya dalmayacağım' sloganını prensip edinmelisin", "Sesin kocanın sesinden daha çok çıkmasın", "Uysal tabiatlı olmalısın", "Kocanın kusurlarıyla fazla ilgilenmemelisin", "Bir şeyi emrederek istememelisin", "Baba bağımlılığından kurtulmalısın", "Size yardımcı olması konusunda eşinize ısrarcı olmamalısınız", "Uysal ve uyumlu taraf sen olmalısın" gibi öğütler veriliyor.

"KADINI ÇOK ACI VERMEDEN DÖVÜN"

"Damat ve Gelin Adayları'na Evlilik Öncesi Cinsel Bilgiler" kitabında eşe yardım konusunda erkeklere de görev düşüğü belirtilirken, yine aynı kitapta kadının "şirretlik etmesi" durumunda, erkeğin eşini çok acı vermeden dövebileceği belirtiliyor.

“Şirretlik etmesi”. Sözlük anlamı edepsizce davranmak anlamının da kullanıldığında kadın kocasından yanlışça edepsizce davranması sonucunda dayak yiyebilirmiş. Vah be! O zaman bende eşimi edepsiz davrandığında onu döveyim. Bu düşünceye hiç katılmıyorum. Medeni olan bir toplumda kadınlar kocarını edepsiz davranacaklarını aklımın ucuna bile getirmiyorum ki dayak yesinler. O zaman sende evlenirken eşini tartıp, biçip öyle alsaydın. Sevg ve aşk ön plana çıkarsa birbirlerine olan saygı oluşur. Önemli olanda budur zaten.

Kitapta ayrıca, "alimlerin çoğunun, evlenecek erkeğin, evleneceği kızın sadece ellerine ve yüzüne bakması" gerektiği ifadesi yer alırken, "cinsel yolla bulaşan hastalıkların birer ilahi ceza olduğuna" işaret ediliyor.

Zaten ben bile eşimi deliler gibi seviyorum ve onunla birlikte olmaktan mutluyum.

"GENÇLİĞİN CİNSEL İMTİHANI"

"Gençliğin Cinsel İmtihanı" kitabında ise, çıplaklık eleştirilerek "Çıplaklık İslam'dan evvel cahiliye devrinde yaşanan şeylerdi. Açık saçık dolaşmak, şayet medeniyet ise, ormanlarda yamyamlar, tamtamlar göğüslerini de açarak gezmektedirler" denildi.

Zaten benim bu konuda bir bloğum var.

http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=57170

Kitapta, "Medeni insan açık gezer sözü çok anlamsızdır" denilerek, tesettürün zamanla bir ilgisi olmadığını da kaydediliyor. Kitapta flört eden insanlar eleştirilerek, "Bekarken çok kimseyle görüşen, çok kimseyle eğlenen erkek ve kızda, evlendikten sonra da çok kimseyle görüşme arzusu devam eder. Bir kişiye bağlı kalmak zamanla onu sıkmaya başlar, değişiklik arayışına girer. Bunun sonucunda da her gün gazetelerde boy boy resimlerini gördüğümüz aldatmalar, kavga gürültüler ve cinayetler meydana gelir" deniyor.

Ben buna hiç katılmıyorum. Bilakis gençlikte insan ne yaparsa o zaman yapmalı. Öyle ki gençlikte yapılan her gezmeler de insan doya doya yaşamalı. Sonradan ben neden gezmedim ben bunu neden yapmadım dememeli. Bir genç kızla bir genç erkeğin flörtün den ne zarar olabilir ki. Gerçekten de birbirini seven iki kişi, birbirine zarar verebilir mi? Hayır.

Kaldı ki gençliğinde kızlarla gezmeyen, beraber olmayan ne anlarsanız anlayın bir erkek evlendikten sonra gözü pek dışarılarda olur. Dışarıda ki; ortamı bilmiyor ki. Merak ediyor ve eve geç gelmeler başlıyor. Sonra o dediğiniz televizyonlar da daima çıkan erkeklerin “Karıcığım bir kere oldu, bir daha yapmayacağım” diye yalvarmaları hep bundandır.

"TOKALAŞMAK KİŞİYİ ZİNAYA GÖTÜRÜR".

"Cinsel Mutluluk Rehberi" adlı kitapda ise dullarla da evlenilebileceği ancak bakirelerle evlenilmesine öncelik tanınması, erkeğin kıskanç olması gerektiği belirtilerek, "Ailesinin başı açık tesettürsüz olarak sokak ve caddelerde vücudunu teşhir etmesine ve uygunsuz biçimde gezmesine göz yuman erkekler Allah'ın gazabına ve ateşine müstehak olabilirler. Bunun için haramlardan kadınları men etmek vazifesi erkeklerin görevidir" denildi.

Şimdi benim eşimin başı açık işe ben Allah’ın gazabına ve ateşine müştehak mı olacağım. Ama ne olursa olsun ben “Eğer eşimin dışında herhangi bir bayana bakacak olursam” o zaman Allah’ın gazabına ve ateşine müstehak olayım.


Kitapta, adet döneminde cinsel ilişkiye girilebileceği, gebe kadınlarla ilişkide ideal pozisyonlar anlatılırken, kişiyi zinaya götüren unsurlar arasında tokalaşmak ve başkaları için koku sürmek olduğu da iddia edildi.

Kadınların adet döneminde ilişkiye girmenin günah olduğunu bilmiyorlar mı? Adet döneminde ilişkiye girildi zaman neler olacağını aşağıda ki adreste bulabilirsiniz.

http://www.buldun.com/bayanlara/209/

Özelikle yaz günleri havalar çok sıcak oluyor. Terliyor ve ter kokuyor. Bu kokuyu gidermek için parfüm kullanmamız gerekebilir ve kullanıyoruz da. Toplum içinde yapmamız gereken bu ise başkaları için mi sürmüş oluyoruz. Anlamış değilim.

Türkiye'deki durum ise şu ifadelerle anlatıldı:

"Yarım asırdan beri cinsel özgürlük sloganı toplum yapısını vurmak için silah haline getirilmiştir. Cinsel özgürlük adına zinanın suç olmaması için kampanyalar başlatılmıştır. Porno yayınları, kız erkek karma eğitiminin ve genelde mahremiyetsiz bir hayatın sevk edilmesi evlilik yaşının sürekli yükseltilmesi, genç yaşta insanların cinsel şuura sahip olması, flörtün teşvik edilmesi gibi etkenler, cinsi sapmaları ülkemizde Avrupa'daki boyutlara yaklaştırmıştır".

Biz burada neyin tartışmasını yapıyoruz. Beyler, bayanlar.

Bu ne zihniyettir, bu ne cahilliktir. Allah bize körü körüne okumamız için Kuranı göndermemiş. Okuyup anlayalım ve kafamızın anladığı şekilde hayatımızı tanzim edelim diye göndermiş. Bazı kafasız insanların, cahil insanların getirmiş olduğu ve uygulamak için dayattığı kanunlarla sözüm ona şeriatı uygulamaya kalkışıyorlar.

"GELİN KAYINPEDERİNİN ELİNİ ÖPMEMELİ"

"Gelin Kaynana İlişkileri" kitabında da kocaya itaatin kayınpeder ve kayınvalideye hizmeti gerektirdiği anlatılıyor.

Kitapta, "Bir kadın kayınvalidesi ve kayınpederine bakarak hem kocasının hem de kendisinin cennete girmesine yardımcı olmuş olur. Kayınvalideyle iyi geçim kocanın sevgisini kazanmak demektir. Kayınvalideler gelinleri kıskanmamalıdırlar" deniyor.

“Gelin kayınpederinin elini öpmemeli.” Allah, Allah. Bu ne zihniyet böyle… O zaman damatta kayınvalidesinin elini öpmemeli. Eşinin anne ve babası, senin de anne ve baban sayılır. Eşin ile sürdüdüğün beraberliğin süresince eşinin anne ve babasına yaptığı hürmeti ve yakınlığı sende aynen göstermeliysin. Aynı şekilde eşinde kendi anne ve babana o yakınlığı ve hürmeti göstermeli.

Özellikle oğul anneleri… Oğlunu kıskanırlar. Niye kıskanırlar ki. Sizler şimdiye kadar oğullarınıza baktınız. Ömür boyu mu bakacaksınız. Sevdiği varsa öncelikle sevdiği kızı gidip istemelisiniz. O kıza gelin gözü ile değil kızım olarak bakarsanız karşılığını görürsünüz.

Evet. Kara çarşaflı kadınları, cüppeli erkekleri gördükçe tiksiniyorum. Benim dinim böyle cahil insanların elinde olmamalı. Olacağı bu.

Benim dinim, aydın insanları elinde olsaydı eğer böyle mi olurdu.

Cahillik demek, aynı zaman da tembellik demek! Bir şey yapmayan, bir işle uğraşmayan ve üretken olmayan toplum cahil demektir. Aynı zaman da cahil olan insan kitap okumayan insandır. Bir de ne diyorlar. “Porno yayınları, kız erkek karma eğitiminin ve genelde mahremiyetsiz bir hayatın sevk edilmesi evlilik yaşının sürekli yükseltilmesi, genç yaşta insanların cinsel şuura sahip olması, flörtün teşvik edilmesi gibi etkenler, cinsi sapmaları ülkemizde Avrupa’daki boyutlara yaklaştırmıştır”. E be adam sen Avrupalıya, ayağına su dökebilir misin? Kaldı ki tırnağı bile olamazsın. Neden mi?

Hani kıyılarımız geliyorlar, sere serpe üstsüz güneşleniyorlar ya, işte onlar tatillerin de hep kitap okuyorlar. Ya siz veya bizler, hayatımızda kaç kitap okumuşsuzdur.

Porno yayınları. Esasında her biri görsel bir öğreticidir. Tabi ki ders almasını biliyorsak… Hangi filmler izleyip izlenmemesini bizler karar verebilmeliyiz. Zaten gerekli terbiyeyi alan genç neyin ne izleyeceğini çok iyi bilir.

Oku. Oku. Oku. Ama anlayarak oku. Körü körüne değil. Her okuduğundan bir anlam çıkar. Devamlı not al. Üşenme.

Bir de çalış. Üretken ol. İşini terk etme. Sonradan ibadet edilebilir insan. Ama iş beklemeyebilir. O an ibadet edeceğim diye işinden de olabilirsin. Dinimiz buna da esnek davranmış. Sonradan namazlarını kaza yapabilirsin diyor.

Dinimiz esasında çok iyi bir din. Hoş görülü ve bizlere yapmak için verdiklerini hemen istemez. Sağlığın elverdiği müddetçe yapmanı bekler. Zora ki bir şey yaptıramazsınız. Gerçi insanın içinden gelerek, dışardan baskı görmeden yapmasında bir anlam taşır. Kuran-ı okuyup anlamak ve irdelemek lazım... Bunu hiç yapabildik mi? O kelimelerin anlamları ne? Hiç düşündük mü? Hiç olmasa bunu yapalım. Kuran-ı anlayarak, düşünerek, irdeleyerek ve içinden bir anlam çıkartarak okuyalım.

Eğer bunları yapabilmiş olsaydık, öyle zannediyorum ki cahillerin eline kalmaz beynimizin mantığı ile hareket ederdik.

Saygılarımla.

Ahmet Üstündağ, İZMİR

27 Eylül 2007

 
Toplam blog
: 540
: 3176
Kayıt tarihi
: 02.01.07
 
 

Hiç bir motorlu araca binmeyi sevemedim. Daha doğrusu sevdiremediler. Onun yerine iki tekerlekli ..