​ Ismarlama yazı bu kadar oluyor / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Haziran '08

 
Kategori
Siyaset
 

Ismarlama yazı bu kadar oluyor

Uykusuz bir Ankara yolculuğu geçireceğim. Yazımı sabaha yetiştirmeliyim. Bilgisayarımın saati 03:05.Yazılarımla ilgili aldığım ilk eleştiri yüzünden uyuyamadım. Güya eleştirilere açık olacaktım. Ve böylelikle bir köşe yazısında okuduğum söz doğrulandı: 'Hepimiz "eleştirilere açığım" deriz. Ama eleştirileri değil eleştirenleri not ederiz.’

İkisini de not ettim ben..Hem eleştiriyi, hem de eleştireni…

Tecrübelerine güvendiğim bir büyüğüm bireysel konulardan çok toplumsal konulara eğilmem gerektiğini böylesinin daha iyi olacağını söyledi. Ben de”Peki”dedim.”Büyüklerimin sözünü dinlerim ben”..

İnat ettim ya..Laz damarım tuttu yine…Bilgisayarımda uzun yıllar önce aldığım bir cdyi dinliyorum.Erkan Oğur ve İsmail H.Demircioğlunun”Anadolu Beşik”adlı albümü…

Nuri Bilgi Ceylan’ın 2008 Cannes Film Festivalinde En İyi Yönetmen ödülünü alırken söylediği gibi benim yalnız ve güzel ülkemin ne güzel türküleri var…Bu albümü dinlemenizi öneririm.En sevdiğim türkü için almıştım bu albümü.Gerçi benim en sevdiğim türkü olan “Bülbülüm Altın Kafeste” , Atam’ın doğduğu yer olan Selanik yöresine ait ama olsun…

Yazdığım yazıları zihnimde tekrar hatırlamaya çalıştım..İlk yazımda haddini bilmek ile ilgili bir yazı yazmıştım, ikinci yazımda engerek yılanlarından bahsetmiştim…Üçüncü yazımda ise hayali bir cenaze töreninden…Yalnız benim bahsettiklerim iki ayaklı engerek yılanlarıydı.Şöyle bir düşündüm…Ben Türk toplumunun bir bireyiyim.Bireyler toplumları oluşturur.Dolayısıyla bireyin sorunlarının toplumların sorunu olma ihtimali olasıdır.

Haddini bilmeyen insanlar toplumumuzda yok mu var….İyi bir konumda olmaları onlara haddini aşma lüksünü vermez.Gelelim engerek yılanlarına…Şöyle bakın bir çevrenize..Yok mu hayatınızda onlardan?Bazen zorunlu olarak katlandığınız engerek yılanları yok mu?Hayali cenaze törenine gelince…Burada anlatmak istediğim aslında aldığın her nefesin kıymetini bilmek ile ilgiliydi…

Bilgisayarımın fonunda Kul Ahmet’in Seher Yeli…Ne yazabilirim?Kafam durdu…Benim güzel ülkem aslında bir gazeteci için konu açısından oldukça zengin.Dur bakalım dediğinizi duyar gibiyim…Öyle birkaç sefer gazetede yazın yayınlandı diye kendini gazeteci mi sandın?Haşaaa sevgili okuyucularım..Asla böyle bir niyetim yoktur…Ben çok iyi biliyorum ki gazetecilik zor bir meslektir…Hele omurgalı gazetecilik o daha bir zordur.İlk yazım yayınlandığında bazı yüzlerde hafif bir tebessüm vardı.Köşe yazarı mı oldun sen diye hafif alaycı ton sezinliyordum konuşmalarda.Aslına bakarsınız benim de öyle bir niyetim yok..Gelecek ne gösterir bilemem ama şu an için sadece adayım…Eskilerin tabiriyle çömezim…

Konumu buldum sanırım…Konum, özel bir televizyon kanalında yayınlanan bir programda söylenen bir söz..Sizi bilmem ama bu söz ben de soğuk duş etkisi yaratmıştı.Söz ne miydi?Hemen söyleyeyim:”Atatürk’ü sevmiyorum, Humeyniyi seviyorum…”.Kulaklarıma inanamadım…Yanlış duyuyorum sandım…Yüreğimden kanım çekildi…Yok hayır bu sözü yanlış duymamışım…Bu sözü kimin söylediği, söyleyen kişinin kim olduğu gibi konular görsel ve yazılı basında yer aldı.Benim için bu sözü söyleyen kişinin kim olduğu hiç önemli değil….Bu sözün söylenmiş olması önemli….

Hemen aklıma gelen bir sözü sizlerle paylaşmak istiyorum….Ulu Önder’in yalnız Türk milleti için değil düm dünya ülkeleri nazarındaki değerini anlatmada kelimeler kifayetsiz kalır…Ama belki de onu en iyi özetleyebilecek nitelikte bir söz ve hem de bir yabancının yazdığı gibi şudur:”Türkiye, Atatürk’ü Yüce Allaha borçlu, geri kalan her şeyi ise ATATÜRK’E”…

Ata’nın önderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyetinde, kadınlarımıza verilen haklara bakalım bir …Tarihçi değilsiniz biliyorum…Ama elbet bu konularla ilgili tarih bilginiz vardır…Kişi hak ve özgürlükleri genişletilmiştir kadın –erkek ayrımı olmaksızın…Cumhuriyet öncesini düşünün…1926 ylında Medeni Kanunun kabülü ile kadınlarımız ekonomik, sosyal ve siyasal haklara kovuşmuş…Cumhuriyet öncesini düşünün….1934 yılında, bir çok Batıılı ülkeden önce Türk Kadını, Seçme ve Seçilme kazanmış…Cumhuriyet öncesini düşünün…Ulu Önder, Türk Ulusunun güçlü kılınması için, kadının yüceltilmesi gereğine inanmış ve yapmış olduğu devrimlerle bunu gerçekleştirmiştir….Örneklerimiz çoğaltılabilir…

Bozuk plak gibi aklıma takılan bu söz, aslında hatırlayacağınız üzere bir reklam sloganını hatırlattı bana..Hatırlarsınız muhtemelen..Sahte cips yaparken yakalan Cem Yılmaz kameralara şöyle sesleniyordu:”EĞİTİM ŞART…” Hakikaten doğru…

Gözlerim kan çanağına döndü..Bu saatten sonra uyuyamam zaten….Eski adıyla Rasattepe yeni adıyla Anıttepe olan Ata’nın ebedi istirahatgahına başım dik çıkarken dilimde”Uyan uyan GAZİ KEMAL, Şu feleğin işine bak”olacak ve Ankara yolunda aldığım ilk eleştiri neticesinde yazdığım yazıyı düşüneceğim….

 
Toplam blog
: 149
: 435
Kayıt tarihi
: 24.06.08
 
 

1999 yılında Ted Kdz Ereğli Kolejinden, 2003 yılında İstanbul Üniversitesi İtalyan Dili ve Edebiyat..