- Kategori
- Ben Bildiriyorum
İsminizi ilk kez duyan biri arkanızdan neler konuşabilir? (2)

.
Bir önceki yazımızda, isimlerin kişiler üzerinde bıraktığı psikolojik etkiden bahsetmiş ve meselenin ayrıca sosyo-kültürel bir boyutu olduğunu söylemiştik.
İşte bugünkü yazımızda, konunun sosyo-kültürel yönünü birlikte tahlil edeceğiz.
Bakalım.
Sahip olduğunuz ismin, sizin üzerinizde yarattığı psikolojik etki dışında, çevrenizde de bir takım etkiler bıraktığı yadsınamaz bir gerçektir.
Hiç şüphesiz matematiksel bir kesinliği yansıtacak şekilde olmasa da, isimlerinden yola çıkarak, kişilerin geldikleri sosyal çevre ve bağlı oldukları sosyo-kültürel yapı hakkında fikir sahibi olunabilir.
Sözgelimi, Nazım, Mahir, Ulaş, Deniz gibi isimlere sahip kişiler için, altmışsekiz kuşağı geleneğinden gelen bir ailenin çocuğudur şeklinde fikir yürütebiliriz. Çağan Irmak'ın, izleyiciyi gözyaşlarına boğan Babam ve Oğlum filmindeki küçük Deniz' i hatırladınız değil mi?
Ya da, Ertuğrul, Göktürk, Oğuzhan, Mete, Cengizhan gibi isimlere sahip kişiler için, hâlâ Orta Asya’nın ruhunu hisseden bir ailenin koyduğu isimlerdir şeklinde fikir yürütebiliriz.
Devam edersek, Beşir, Şehmuz, Reşo, Ökkeş gibi isimleri, kırsal kesimde yaşayan ya da o gelenekten gelen bir ailenin çocuklarına koyduğu isimler olarak, Muhammed, Sait, Tayyip, Rahim, Rahime gibi isimleri de, konservatif bir gelenekten gelen ailenin, çocuklarına koymuş olduğu isimler olarak düşünebiliriz.
Hiç şüphesiz bunlar matematiksel mutlak doğrular değildir dedik.
Ancak çocuğa konulan isimler, o ailenin bütününe ulaşacağımız parçalardan biri olarak fikir yürütebileceğimiz önemli bir parametre, sağlam bir karinedir.
Dilerseniz isimleri bu şekilde tahlil etmeye çalışmanın yanında, onları mimari stillere göre de gruplara ayırıp sınıflandıran Prof. Hatemi Hoca’ya kulak verelim.
Ahmet, Mehmet, Hüseyin, Fatma, Emine, Zeynep gibi isimleri klasik Osmanlı mimarisine benzeten Sn.Hatemi, Refik, Münir, Müfid, Perran, Pertev gibi isimleri de barok sanatına benzetmiştir.
Nihayet Cumhuriyet dönemi Türk mimarisine örnek olarak da Tülay, Engin, Mine gibi isimleri örnek olarak verebiliriz.
Gördüğümüz gibi isimlerin gerek sosyal gerekse psikolojik yönden, kişi ve çevresi üzerinde yarattığı özel bir etki vardır.
Bu ne demek oluyor?
Çocuklarımıza öyle kafamıza göre isim koyamayacağımız demek oluyor.
Yıllar sonra çocuğunuzun sizin koyduğunuz ismi kullanmayıp, başka bir isim tercih etmesini istemiyorsanız, yol yakınken iyi düşünün.
Sabrın sonu ile
-son-
Fotoğraf : http://www.merhabasurucukursu.net/images/ehliyet.jpg