- Kategori
- İnançlar
İsrafa Dair
Dinimize göre israf haramdır. İsraf konusunu ayrıntılı bir şekilde açıklayan ayetler, hadisler vardır. Bu konuda gösteriş ve şatafatın da aslında israftan sayılabileceğine dair birçok İslam âliminin açıklamaları, yazıları var.
*Ey îmân edenler! Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin! Eğer sadece Allah’a kulluk ediyorsanız, O'na şükredin!” (Bakara Suresi 2/172).
*Yiyiniz içiniz; fakat israf etmeyiniz! Çünkü Allâh isrâf edenleri sevmez.” (A'râf Suresi 7/31)
*Yetimleri, nikâha erişecekleri çağa kadar deneyin; şayet kendilerinde bir (rüşd) olgunlaşma gördünüz mü, hemen onlara mallarını verin. Büyüyecekler diye israf ile çarçabuk yemeyin. Zengin olan iffetli olmaya çalışsın, yoksul olan da artık maruf (ihtiyaca ve örfe uygun) bir şekilde yesin. Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman, onlara karşı şahid bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter. (Nisa Suresi / 6)
*Asmalı ve asmasız bahçeleri, hurmaları ve tadları farklı ekinleri, zeytinleri ve narları -birbirine benzer ve benzeşmez- yaratan O'dur. Ürün verdiğinde ürününden yiyin ve hasad günü hakkını verin; israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez. (En'am Suresi / 141)
*Akrabaya hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa da. İsraf ederek saçıp-savurma. (İsra Suresi / 26)
*Çünkü saçıp-savuranlar, şeytanın kardeşleri olmuşlardır; şeytan ise Rabbine karşı nankördür. (İsra Suresi / 27)
*Onlar, harcadıkları zaman, ne israf ederler, ne kısarlar; (harcamaları,) ikisi arasında orta bir yoldur. (Furkan Suresi / 67 )
Bu ayetlere ilave olarak bizde de güzel sözler var. “İşten artmaz, dişten artar”. “Dana biçikten (buzağı bazı bölgelerde biçik olarak adlandırılır) para buçuktan”
“Ak akçe kara gün içindir.”
“Ayağını yorganına göre uzat”
”Damlaya damlaya göl olur.”
“ Har vurup, harman savurma.”
“İşten artmaz, dişten artar.”
“Güvenme varlığa, düşersin darlığa.”
“Sakla samanı, gelir zamanı”
“Tutumlu olan kimse fakir olmaz.”
“Cennetin kapısını cömert açar”
“Gençlikte taş taşı, ihtiyarlıkta ye aşı.”
Bu konuda uzunca bir süredir, İslami kesimde gösteriş gırla gidiyor. Bir şey söyleyince de “Müslüman insan dünyadaki en güzel lezzetlere layık olan insandır” şeklinde açıklamalar yapılıyor. Doğrudur, Müslüman insan dünyadaki en güzel lezzetlere layıktır. Aynı şekilde bir zamanlar sosyal demokrasi, eşitlik, adalet nutukları atarken son model yalılar ve arabalarla lüks içinde yaşadıkları ve kendilerine durum sorulduğunda da “devrimci adam en güzel arabaya sahip olmalıdır, hakkıdır” diyorlardı. Doğrudur. Devrimci de en güzel arabaya, imkânlara layıktır.
Bu arada Papa’nın Türkiye’de Renault Clio marka bir araçla dolaştığını unutmayalım. Mannheim şehri Almanya’da aşağı yukarı beş yüz bine yakın nüfusa sahip bir şehir. Almanya için orta büyüklükte bir şehir. Almanya’da yatay şehirleşme olduğundan Berlin dışında aşırı kalabalık bir şehir yok. İsveç’te başbakan, dış işleri ve savunma bakanı haricinin makama otosu yokmuş. Diğer bakanlar işe metroyla gidip geliyorlarmış. Söz konusu ülkelerde petrol, doğalgaz yok. Yani aşırı zenginlik de yok. Dolayısıyla gezemezler. Bazı ülkelerde petrol bitince bu durumda onlar da dilenci olacaklar, şimdiden sürsünler sefalarını.
Gösteriş kibirin ve şirkin de işaretidir. Dünyada kibirli kibirli dolaşmak, başa gelecek felaketlerin ilk işaretleri olarak kabul edilmiştir. Birçok olay göstermiştir ki, felaket kişiye gelmez, kavime gelir. Yani yaşlar da kurularla birlikte helak olmuştur.