- Kategori
- Ekonomi - Finans
İşsizlik ve işverenler

AMELE PAZARI
Gerek ekonomik dengesizlikler ve gerekse teknolojinin geldiği düzey vs nedenlerle, İşsizliğin artık ekonominin kronik bir parçası olacağı ve (on kişiden bir kişi ifadesi ile) % 10 işsizliğin olağan karşılanacağı bir sürece girildiği anlaşılmaktadır.
İşsizlik; kendine yetmeyen emeğin enerjisini ve zamanını boşa geçirmek ise, bir insanın enerjisini ve zamanı boşa geçirmesi değilde kötümser psikolojiyle negatif düşünceler üreterek geçirmesidir.
Beslenme, giyinme, barınma sağlık ihtiyaçlarını karşılamayan insanların pozitif düşünmesi mümkün müdür? İşte bu çerçevede bir devletin ekonomik olmaktan öteye en önemli sosyal sorunu bence işsizliktir.
Ancak işsizliğe kökten çözüm üretmek artık sadece hükumetin insiyatifinde de değldir. Çünkü Döviz kuru, İş hukuku, Sosyal Güvenlik ve Vergi yükleri gibi bir çok faktör işsizliğin devamının nedenidir.
Öncelikle ithalatı teşvik eden ihracatı engelleyen fonksiyonuyla Döviz Kuru çok önemli faktörken bu faktörün yönetimi Merkez Bankası inisyatifindedir ve Merkez Bankası politikalarında (öncelikle MB bilançosu döviz rezervi vb kriterleri düşünerek) işsizliği ana faktör olarak düşünmediği anlaşılmaktadır.
Yine iş hukuku çalışanların haklarına yönelik düzenlenmişken istihdam yaratan girişimcileri bezdireceği düşünülmediği gibi düzeltilmesi düşüncesininde olmadığı anlaşılmaktadır. Yine sosyal güvenlik maliyetleride iş hukunun bir parçası olarak girişimcileri bezdirmektedir.
Şimdi kısaca tekrar düşünürsek; döviz kuru, vergi hukuku, iş hukuku, sosyal güvenlik maliyetine ilave işveren olmak istihdam ettiği insan kadar devlete karşı sorumlu olmaktır. Her çalışan kendinden sorumluyken, işveren tüm çalışanlara ve onlardan ötürü devlete karşı sorumlu olmaktır ama neden? İŞVEREN SÜPERMEN MİDİR veya CİNNET HALİNDE BİRİ MİDİR Kİ; hem çalışanlara ve tamamından ötürü devlete karşı sorumludur, anlamak mümkün değildir.
İşte yukarıda saydığım devlet kurumlarının insiyatifindeki faktörler kadar işveren olmanın sorumlulukları insanları ücretli iş aramaya aramaya mahkum etmektedir işte işsizliğin odağındaki ana temel problemde budur.
Devletin girişimci olmayı istihdam yaratmayı teşvikinin temeli; girişimciliğin istihdam yaratmanın sorumluluklarını azaltarak her çalışanın vergi ve sosyal güvenlik sorumluluğunun bizzat işgörene yüklemesine dayanmaktadır ve devletin bu konuda çok temel çalışmalar yaptırması ve uygulamaya geçirmesi gerektirmektedir. İşgören kendi sorumluluğunu taşıyamıyorsa işverenin tüm çalışanların sorumluluğunu taşıyabilmesi için gerçekten süpermen olması gerekmektedir.
İŞSİZLİĞİN artık karmaşık bir hal almıştır ve çözümü; akedemisyenler, teknokratlar, bürokratlar, işverenler ve sendikaların konsultasyonunu gerktirmektedir.
Benim ana sayfamdaki meslek yaşamı geçmişimin dışında girişimci olma ruhumla küçük ölçekli bir işletmem var, ancak yaşadıklarım profesyonellik günlerimi mumla aratmaktadır. Ay başı al maaşını ve tüm yükün şirkette, şimdi ise; gelen paralarla önce kirayı ver, sonra satıcılara ver, sonra personele ver sonra devlete ver ve eğer sonuçta kalırsa bana (işverene) kalmazsa ya borçlan yada bir şeyin varsa sat, işte işveren olmakla yönetici olmak arasındaki fark buyrun siz yorumlayım..
Devlet istihdam yaratan işverenlerin yüklerini sorumluluklarını azaltmak ve işsizliğin temel nedenlerini düzeltmek zorundadır aksi takdirde işsizlik sosyal problemlerin çok etkin gübresidir.