- Kategori
- Siyaset
İstanbul'da AKP ve CHP kapışması renkli başladı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi için kapışmanın renkli geçeceği baştan belliydi.
Ve magazinsel düzeyde atışmalar başladı bile.
İlk icraat kuşkusuz AKP çevrelerinden gelecekti ve geldi de.
Ne diyor AKP çevreleri ve Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan?
“Kılıçdaroğlu’nu koyun İstanbul’un her hangi bir yerine, emin olun yolunu bulamaz.”
Öyle mi acaba?
Bilmiyorum.
Şayet öyle ise “vay ki vay” diyeceğiz.
İstanbul’u dahi bilmeyen bir aday!
Geçtiğimiz seçim döneminde de CHP yine aynı hataya düşmüştü.
Kocaeli Belediye Başkanlığını yıllarca yürüten Sefa Sirmen’i İstanbul’dan aday göstermiş ve bir sonuç elde edememişti.
1994 yerel seçimlerinde ANAP adayı İlhan Kesici benzer bir duruma düşmüş ve İstanbul’da yolunu izini bulamamıştı.
Ne var ki ben bu durumun çok da önemli olmadığı kanaatindeyim.
Yıllar önce benim başıma gelmişti.
Bir otobüse binmiştim ve otobüste uykuya dalmışım.
İnmem gereken yerde değil de son durakta inmek zorunda kalmıştım.
Ve otobüste gerisin geri hemen dönmeyecekti.
Ben öylece kalmıştım bir kış vakti o ıssız yerde.
Nereye gideceğimi, nereden gideceğimi bilmiyordum.
Sordum soruşturdum, Sultançiftliği denen bir yerlerdeymişim.
Yıl 1986.
Yani yaklaşık 12 yıllık İstanbulluyum.
Bu yüzden “İstanbul’u karış karış bilirim” diyenlere inanmayın.
Ben 25 yıl yaşadım İstanbul’da, halen bilmediğim o kadar çok yeri var ki.
Saymakla bitmez.
Ama önemli olan şöyle bir nokta var.
Neden CHP kamuoyunda popüler konuma gelmiş isimleri illede bir şekilde aday yapmanın yolunu arar?
Popüler isimleri neden vitrin süsü misali bir hale sokar.
Koskocaman CHP, İstanbul gibi bir kentte, o kentin İl Örgütü içerisinden aday çıkaramaz mı?
Çıkarır ama nedense Deniz Baykal bu yolu denemek gibi tercihte bu güne kadar hiç bulunmadı.
2004 yerel seçimlerinde benzer bir davranışı da Antalya’da yaşamıştık.
O dönemde CHP’li Belediye Başkanı Bekir Kumbul’u tekrar aday göstermemişti Deniz Baykal ve yerine, Süleyman Demirel’in manevi evladı Vali Ertuğrul Dokuzğlu’nu aday yapmıştı.
Antalya gibi bir kentte, kendi bünyesinde aday çıkartmayan ve devşirme bir aday gösteren Deniz Baykal’a CHP seçmeni feci bir şamar vurdu.
Şayet 2004 seçimlerinde Ertuğrul Dokuzoğlu gibi sağdan devşirme isimlerle seçime girmemiş olsa ve kendi içerisinden bir aday çıkarmış olsaydı CHP, seçimi kazanmaması içten bile değildi.
İstanbul seçimlerine dönecek olursak, Kılıçdaroğlu her şeye rağmen yinede iyi bir tercih.
Ekibi de fena sayılmaz.
Kültür işlerini yürütmesi için Ercan Karakaş ismini sol tarafına almış Kılıçdaroğlu.
İstanbul’u iyi tanıyıp bilen İl Başkanı Gürsel Tekin’i sağ tarafına almış.
Ve bunlara ilaveten Alper Ünlü gibi bir isimde Kılıçdaroğlu’nun önünü açacak.
Kuşkusuz bu gibi çalışmalarda ekip ruhu son derece önemlidir.
Bu yüzden CHP dörtlü sacayağı ile kamuoyunun karşısına çıkıyor.
Bence doğruda yapıyor.
Önümüzdeki günlerde Kemal Kılıçdaroğlu projelerini de kamuoyuna net bir şekilde anlatırsa durum bir nebze olsun CHP lehine dönebilir.
Çünkü arada % 18’ler seviyesinde bir oy farkı görünüyor.
Gelişmeleri izlemeye devam edelim.
Hayli renkli bir seçim yarışı olacak gibi.