- Kategori
- İstanbul
İstanbul İçin Zar Atılır mı
Devlet tiyatrolarında "Kapılar" adlı oyununda ilk rolüm 'Sümüklü' idi. İşe alınmayı kuyrukta bekleyen, yağmur nedeniyle sürekli olarak hapşıran, burunundan sümük akan, akan sümüğünü koluyla silmeye çalışan gariban bir adamı canlandırmaya çalışmıştım.
İkinci "Abdulcancaz" oyununda ise cumhuriyet dönemi öncesi meclis korumalarından birini oynamaya çalışmıştım. Siyah koruma elbisesi ve bordo renk fes'le son derece özgüvene sahip kişilikle 5 arkadaşımla birlikte sahneyi doldurmuştuk.
Aynı ben ilkinde 'sümüklü' rolünü oynarken bir başka oyunda 'koruma' rolünü oynamıştım.
İlkınde eski yırtık ve kirli kostüm ile gariban adam olurken, diğer oyunda apoletli demir düğmeli siyah ünüforma kostümü ile kendinden emin bir koruma polisi olmuştum..
31 mart seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Başkanlığını İmamoğlu kazandığı zaman Yıldırım gayet ılımlı bir eda ile seçimleri kaybettiğini açıklamıştı hatırlayalım.
İstanbul seçimlerinin YSK tarafından iptal edilerek 23 haziran tarihinde tekrar yenilenmesine karar verilince Yıldırım adeta farklı kostüm giydirilmiş tiyatro oyuncusu gibi kendinden son derece emin bir edayla 'oylarımız çalındı' ifadesini kullanarak tekrarlanacak olan seçimlere hazırlandığını görüyoruz.
Elbise ile kostüm ile bu işlerin olacağına ben pek inanmıyorum. Bir yere kadar geçerli olabilir ama artık seçmen eski seçmen değil. 7 haziran seçimlerinde seçmen söyleyeceğini söylemişti aslında ama 'iktidarın bir bildiği var' dercesine yok sayılmayı içine sindirmese de bir defalığına kabüllenmişti.
23 haziran'da seçmen İstanbul gibi bir kent'in uzaktan kumanda ile yönetilemeyeceğine fazlasıyla karar vereceğini öngörmekteyim.
Nasreddin hoca misali 'ya tutarsa' ile yönetilemez İstanbul.
Hele zar hiç atılamaz.