- Kategori
- Güncel
İstanbul'u Kazanmak!
Bir önceki yazımın başlığı; "İstanbul'u Kaybetmek" ti...Merhum Erbakan Hoca'nın, "İstanbulu alan Türkiye'yi alır; Türiye'yi alan dünyayı alır" özdeyişinden hareketle İstanbul seçimlerinin üzerindeki şaibeden bahsetmiştim.
Şaibeli sayımlar sonlandı ve 17 Nisan itibariyle İstanbul'un yeni belediye başkanı mazbatasını aldı...Ancak, AK Parti'nin "tam hukuksuzluk" iddiasıyla İstanbul seçimlerinin yenilenmesi başvurusu YSK'nın önünde duruyor.
YSK bu başvuruya ne diyecek, deillleri değerlendirip seçimlerin yenilenmesine karar verecek mi, yoksa başvuruyu reddedip şu anki durumu tescilleyecek mi bilmiyoruz...
Şu an itibariyle İstanbul, AK Parti açısından kaybedilmiş CHP ve "ortakları" açısından kazanılmış bir belediye başkanlığıdır!
Bizim için asıl mesele, Türkiye için durum nedir?
Doğu Roma İstanbuldu; Bizans İstanbuldu...Bunları yenerek İstanbulu kazanan Osmanlı da özü itibariyle İstanbuldu.
Batı, İstanbulu kaybettiğin de dünyayı da kaybetmişti...Osmanlı, İstanbul'u aldığında dünyayı da almıştı...Bu dünya iktidarı yaklaşık altı asır sürdü.
Osmanlı'nın yıkımı da İstanbul'dan başladı...İstanbul'u işgal edenler, geldikleri gibi gittiler ama İstanbul'u buldukları gibi bırakmadılar!
Fethin sembolü Ayasofya cami iken, müze'ye dönüştü örneğin...
Yeni devletin ne üzerine kurulduğunu, Batılılaşma'nın ne anlama geldiğini ve modernleşmenin neye mal olduğunu buralarda yazıp duruyoruz zaten.
Kısaca, Uğur Mumcu'nun tarifi ile söylersek, yeni Türkiye vatandaşı; "İsviçre Medeni Kanunu ile evlenen, İtalyan ceza yasası ile cezalandırılan, Alman ceza mahkemesi usulüyle yargılanan, Fransız idare hukukuna göre idare edilen ve İslam hukukuna göre gömülen" tuhaf bir kişi olmuştu.
Bunlar da yıllardır söylenen ve bilinen gerçekler...
İstanbul seçimlerine dönersek...Belediye Başkanlığını ana muhalefet adayanın kazanması Demokratik rejimin doğası gereği son derece normal.
Zaten yıllırca önce İstanbul CHP'li belediyelerce yönetiliyordu; bugün de çok il CHP'nin elinde...Halkın tercihi kimse doğrusu odur ve buna kimse bir şey diyemez!
Bir zamanlar merhum Erbakan Hoca'nın Refah partisi TBMM'de en büyük parti olup Hükumeti kurma gücü elde ettiğinde, adını şimdi hatırlamadığım bir CHP'li, bu durumu, "Halkın toplu intiharı" olarak nitelemişti.
Yani, o zihniyete göre, Türkiye halkı Refah Partisini öne çıkarmakla, toptan intihar girişiminde bulunmuştu!!!
Bugün CHP kazandı diye, kimse böyle demiyor; demesi de doğru değil elbette!!
Ancak, İstanbul seçimlerinin, geçmişte örneğine pek rastlamadığımız ölçüde usülsüzlüklere ve teammüden yapılmış hatalara maruz kalması, Türkiyenin selameti açısından hepimizi düşündürüyor!
Mesele, İstanbul'un temizlik işlerini, kaldırımlarını, su ve kanalizasyon işlerini kimin yapacağı meselesinden çok öteye geçiyor..
Hiçbir global organizasyon bunun için böyle sistemli ve organize bir çalışma yapmaz çünkü..
Endişemiz o ki, İstanbulu "kazanmak" için Devlete rağmen böylesine organize hileler yapan güç, bunun üzerinden Türkiye'yi kazanmak isteyecektir!
Merhum Erbakan Hoca'nın özdeyişinin tersinden gerçekleşmesi ihtimali, zaten Terör kuşatması altındaki ülkemiz açısından büyük risk taşımaktadır.
Umut ederiz ki, tüm bunlar beyhude kaygılar olup siyasi parti açısından el değiştiren İstanbul, inanç, kültür ve medeniyet açısından yine bizde kalsın!
Türkiye'nin bekasını hedef alan yeni fitnelerin odağı olmaktan uzak ve beri olsun!!
Her ne olursa olsun, milletimiz, memleketimiz ve tüm geleceğimiz için hayırlısı ve uğurlusu ne ise o olsun!