- Kategori
- Alışveriş - Moda
ISTANBULIu
ARKADAŞIM GELDİ İSTANBULlu
bana istanbulu anlattı o şehri ne kadar çok seviyordu.
ama ben istanbulluyum dedi daha sonra aramızda hep istanbullu ismi oldu
beyoglu ve istiklal caddesinde yürüyüşler yaparken birbirine karıştırırmış düşünceleri
cihangirin kedileri meşhurmuş
bebekde badem ezmesi
eminönü balık ekmek
eyyüpte pıyarlote kahvesi
sarıyerin büreği
orta köy kumpir
kanlıcanın yugurdu
cazibeli kız kulesi,
yıllarca anlattı topluca dinledik..
Tarih nerde dedim....
Sen İstanbulu biliyormusun dedi
Az biliyorum dedim.
yıllar önce,
Topkapı, yer altı mağraları, kapalı çarşıdan çıkılan çatıların üzerindeki geçit ve istanbulun adını unuttuğum plajına gitmiştim.sadece ayaklarımı suya gezdire bildim. Korkutulmadığımız zamanlardı.
Yıllarca gecit olarak istanbuldan çıkış yaptım..
Her çıkış yaparken şehir taş yıgınlarıyla doluyordu..
Piyarlote kahvesini içtim yedi tepeyi oradan seyrettim harikaydı... kortuk
Eminönünde galata küprüsünden balıklar harikaydı..korktuk
Adalar yolculuğunda mızakar çaldık. korkmadım
Küçük yalıda hayatımda ilk defa çerkez lokantasına gitmiştim. korktuk.
Ataşehirde yüksek bina tepesinde baktığımda gecenin şeffaflığı yıldızların rengini çalan renkli ışıklar..korktuk.
En son taksim dedikleri yerdeydim uzun bir yürüyüşte
orayıda gördüm. korktuk...Arkadaşım ben istanbulu sevemedim.
Bana yasaklı gibi geldi. Her gittiğimde mutsuz oluyorum. Enerjim sıfırlanıyor o yüzden gezmek için adaları tercih ediyorum. Sanki oralar kurtarılmış bölge,
İştanbullu arkadaşım sordu
sen neden orada yaşamıyorsun oysa o neden benim istanbula gitmediğimi bilmiyordu. HİÇ dedim...
Sokalardan geçerken lambalar sönsün geçirirm içimden Hiç gözükmek istemem çılgın istanbul sokaklarına, sanki suç işlemiş hissederim... cezaveririm gözlerime mühürlerim..
BİRGUL EKİM